Orthopedically handicapped türkçesi Orthopedically handicapped nedir

  • Ortopedik engelli.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Ortopedik özürlüler.
  • Kemik ve eklemlerinin biçim ve yapısında aksaklık bulunan kas gücü gelişimi, ortakgüdümü ya da denetiminde sapmalar gösteren kimseler.

Orthopedically handicapped ingilizcede ne demek, Orthopedically handicapped nerede nasıl kullanılır?

Orthopedically : Ortopediye göre (kemik ve eklem hastalıkları, deformiteleri ve yaralanmaları ile ilgili olan cerrahi dalı). Ortopedik olarak.

Handicapped : Yetersiz. Topal. Handikaplı. Özürlü. Sakat. Engellenmiş. Aksak. Engelli. Engelli (sakat).

Mentally handicapped : Akıl hastası. Zihinsel özürlüler. Zihinsel engelliler. Ruhsal özürlü. Zihinsel özürlü.

Physically handicapped : Fiziksel özürlüler. Fiziksel engelli. Bedensel özürlü. Bedensel engelli. Fiziksel özürlü.

Unhandicapped : Engel olunmamış. Ket vurulmamış. Engel konulmamış.

İngilizce Orthopedically handicapped Türkçe anlamı, Orthopedically handicapped eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Orthopedically handicapped ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Active school : Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul. Etkin okul.

 

Abulia : Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. İrade kaybı. İstem yitimi. Kayıtsızlık. Abuli. Abulya. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. İrade yitimi. İstenç yitimi.

Achromatopsia : Renk körlüğü. Akromatopsi. Nesnelerin renksiz algılanması ya da kimi renklerin algılanmamasından ileri gelen bir görme bozukluğu.

Abnormal child : Olağandışı çocuk. Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk.

A priori knowledge : A priyori bilgi. Önsel bilgi. Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi.

Academic year : Eğitim öğretim yılı. İlk, orta ve yüksek okullar ile üniversitelerde öğretimin başladığı ve sona erdiği gün arasında geçen süre. Akademik yıl. Öğretim yılı. Ders yılı.

Academic intelligence : Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka. Akademik zeka.

Academic preparation : Belli bir bilim ya da meslek dalında çalışmak için gerekli öğrenimi tamamlamış olma. yüksek öğretimin herhangi bir dalında öğrenim yapmak için gereken ön hazırlık. Akademik hazırlık.

Achievement tests : Başarı testleri. Başarı testi. Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler.

Academy : Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu. Yüksek okul. Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Medrese. Okul. Bilim adamları topluluğu. Yüksekokul. Akademi.

 

Orthopedically handicapped synonyms : academy of economic and commercial sciences, achievement age, ability group, abstract reasoning, accustoming, abstract intelligence.