Ossicles türkçesi Ossicles nedir
- Kulak kemikçiği.
- Orta kulakta bulunan ve ses titreşimlerini dış kulaktan iç kulağa iletmeye yarayan üç küçük kemik. örs, özengi, çekiç kemikleri.
- Kulak kemikçikleri.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Kemik parçası.
Ossicles ingilizcede ne demek, Ossicles nerede nasıl kullanılır?
Auditory ossicles : İşitme kemikçikleri. Oselet. Orta kulak boşluğunda kulak zarından iç kulak duvarına uzanan ve ses titreşimlerini iç kulağa taşıyan çekiç, örs ve üzengi kemikleri.
Ossicle : Küçük kemik. Kulak kemikçiği. Kemikçik. Kemik parçası.
Ossiculum : Osikülüm.
Fossick : Didik didik aramak. Araştırmak. (madencilik) madenlerde veya derelerde terkedilmiş eşyaları kaldırarak altın veya değerli taş arama. Maden aramak. Avlamak. Altın aramak. Aramak. Muhtemel bir çıkar için etrafı didik didik aramak. Avlanmak.
Ossiferous : Kemik içeren.
Ossifrage : Ötleği.
Ossification : Kemik dokusunun intramembranöz veya endokondriyal olarak meydana gelmesi, osifikasyon. Katılaştırma. Katılaşma. Ossifikasyon. Kemik dokusunun intramembranöz ya da endokondral olarak meydana gelmesi. osifikasyon. Osifikasyon. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kemikleştirme. Kemikleşme. Taşlaşma.
Ossifications : Taşlaşma. Sertleştirme. Osifikasyon. Katılaştırma. Kemikleşme. Kemikleştirme. Katılaşma.
Ossify : Kemikleştirmek. Osifiye. Katılaştırmak. Kemikleşmek. Katılaşmak.
Ossificatory : Sertleşmeye ait. Osifikasyona ait. Kemikleşmeye ait. Kemiğe dönüşmeye ait. Sert olmaya ait.
İngilizce Ossicles Türkçe anlamı, Ossicles eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Ossicles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bonelet : Kemikçik. Küçük kemik.
Aardvarks : Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler.
Abiotic environment : Abiyotik ortam. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre.
A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.
Ossiculum : Osikülüm.
Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.
Bone : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. İskeleti oluşturan, içinde kollagen teller ve kalsiyum tuzları bulunan, süngerimsi kemik ve sert kemik olmak üzere iki tipi olan, kasların bağlanmasıyla hareketi sağlayan, uzun, kısa ya da değişik boylarda olabilen, sertleşmiş bir özelleşmiş bağ dokusu tipi. Kılçıklarını ayıklamak (balık). Kılçıklarını ayıklamak. Ayıklamak. Kemiklerini ayıklamak. Kemik fosfatı. Kemik. Tartışma konusu. Omurgalı hayvanlarda iskeleti oluşturan, kemik dokusundan meydana gelmiş, çeşitli büyüklüklerde, sert, dayanıklı parçalar.
Tympanum : Baskı plakı. Timpanum. Tımpan. Pencere alnı. Ortakulak. Baskı plağı. Alın (kapı vb.). Timpan. Kulak davulu.
Middle ear : Orta kulak. Ortakulak. Kulakta bir taraftan kulak zarı, diğer taraftan iç kulak kemik duvarı ile çevrili, östaki borusuyla yutağa bağlanan boşluk. içinde işitme kemikçikleri denen üç küçük kemik (çekiç, örs ve üzengi kemikleri) iki taraf arasında uzanarak ses titreşimlerinin kulak zarından iç kulağa iletilmesini sağlar. oval ve yuvarlak pencere ile iç kulağa bağlanır.
A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Ossicles synonyms : auditory ossicle, abo blood groups system, a protein, abductor muscle, a chromosome, abiotic factor, os, abramis zone, acacia, aardvark, ossicle, tympanic cavity, aardwolf, abacus bodies, a cells.

Bu kısımda Ossicles kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Ossicles ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Ossicles anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Ossicles ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.