Fossick türkçesi Fossick nedir

  • Aramak.
  • Avlamak.
  • Altın aramak.
  • Muhtemel bir çıkar için etrafı didik didik aramak.
  • Didik didik aramak.
  • (madencilik) madenlerde veya derelerde terkedilmiş eşyaları kaldırarak altın veya değerli taş arama.
  • Avlanmak.
  • Maden aramak.
  • Araştırmak.

Fossick ingilizcede ne demek, Fossick nerede nasıl kullanılır?

Fossil : Fosil. Biyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Köhne. Kalıntı. Geçmiş yerbilim zamanlarına ilişkin hayvan ve da bitkilerin, yerkabuğu kayaçları içindeki kalıntıları ya da izleri. Taşlaşmış. Köhneleşmek. Taş ya da kayaların içerisinde rastlanan taşlaşmış, canlı ya da canlı parçalan. taşıl. Çok eski. Taşıl.

Fossil community : Fosil türkümü. Taşıl kümesi. Taşı! kümesi. Fosil grubu.

Fossil fuel : Fosil yakıtı. Fosil yakıt. Çok erken zamanlarda yaşamış bitki ve hayvan kalıntılarından oluşan yakıt (kömür, petrol, doğal gaz).

Fossil ice : Taşıl buz. Çoğunlukla buzul dillerinin sona erdiği yerlerde, üzeri buzul taş yığınlarıyla örtülen, uzun süre erimeden kalabilen buzul artığı. Fosil buzu. Fosil buz.

Fossil oil : Ham petrol. Petrol.

Fossilise : Sabit değişmez olmak (ayrıca fossilize). Modası geçmek. Demode yapmak. Taşıllaşmak. Taşıllaştırmak. Modası geçmiş olmak. Fosile dönüşmek. Taşlaştırmak. Taşlaşmak. Fosilleştirmek.

 

Fossil population : Yeryüzünün kimi bölgelerinde (yüksek yaylalar, yoğun eşleksel ormanlar, karalardan ve denizyollarından uzakta kalmış adalar gibi) yüzyıllardan beri hiçbir karışıma uğramayan, köken özelliklerini koruyabilmiş küçük insan toplulukları. Kalıntı nüfus.

Fossilising : Modası geçmiş olmak. Saflaşmak. Taşıllaştırmak. Sabit değişmez olmak (ayrıca fossilize). Fosilleştirmek. Taşlaştırmak. Fosilleşmek. Taşlaşmak. Demode yapmak. Fosile dönüşmek.

Fossilize : Taşlaştırmak. Taşıllaşmak. Çağın gerisinde kalmak. Fosilleştirmek. Taşıllaştırmak. Fosilleşmek.

Fossilization : Fosilleşme. Taş kesilme. Bitki, hayvan ve organik maddelerinin taş kesilerek taşıl duruma gelmesi. Çağın gerisinde kalma. Taşıllaşma.

İngilizce Fossick Türkçe anlamı, Fossick eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fossick ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chivvies : Sıkmak. (harekete geçmesi için vb.) dürtmek. Rahatsız etmek.

Prospecting : Araştırması (müşteri). Araştırma. Araştırma yapma. Arama. Prospeksiyon. Aramak (petrol vs.). Bilgi toplama. Maden arama. Maden araştırma.

Accounted : Açıklamasını yapmak. Saymak. Açıklamak. Yakalamak (av). Gözüyle bakmak.

Check into : Kayıt yaptırmak. Pansiyon otel vb'nde kaydını yaptırıp bir oda tutmak. Biryere giriş yapmak.

Comb : İbik. Kaşağılamak. Tavukların başlarının üstünde genellikle kırmızı etli olan yapı. Tarak. Tarak vurmak. Taranmak. Taramak. Ayırmak. Taraklamak.

Check up on : Doğru olup olmadığını öğrenmeye çalışmak. Kontrol etmek. Analiz etmek. Gözden geçirmek. Sorgulamak. Sorguya çekmek. Göz atmak. Soruşturmak.

 

Analyzes : Çözümlemek. İncelemek. Tahlil etmek. Analizler. Analiz etmek.

Be spoiling for : İstemek. Aranmak.

Leave no stone unturned : Çok dikkatli aramak. Çalınmadık kapı bırakmamak. Her yeri aramak. Altını üstüne getirmek. Her yolu denemek. Elinden gelen her şeyi yapmak. Hiçbir şeyi atlamamak. Tamamıyla ve kapsamlı bir biçimde bakmak ve aramak. Her şeyi denemek. Çalmadık kapı bırakmamak.

Fossick synonyms : be on the look out for, chevy, delved, analysed, ask for, cast about, be caught, account, delve, chase after, be on the lookout fo, chevies, rummages, chase, dials, delve into, cast around, bag, chevied, analyse, chevying, hunts, hunt, combs, chases, check up, dial, forage, be hunted, chivvied, call on, analysing, prospected.

Fossick ingilizce tanımı, definition of Fossick

Fossick kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Hence, to steal gold or auriferous matter from another`s claim. To search for gold by picking at stone or earth or among roots in isolated spots, picking over abandoned workings, etc.