Otuz nedir, Otuz ne demek
- Yirmi dokuzdan sonra gelen sayının adı.
- Üç kere on, yirmi dokuzdan bir artık.
- Bu sayıyı gösteren 30 ve XXX rakamlarının adı

Yerel Türkçe anlamı:
Otuz.
Otuz.
Otuz tanımı, anlamı:
Otuz iki dişe keman çaldırmak : İçecek çok soğuk olmak.
Otuzbeşlik : Küçük rakı. İçinde sıvı maddelerden, 0,35 cl ölçüsünde bulunan şişe.
Otuz kere : Pek çok, tekrar tekrar, çok kez, defalarca.
Üç otuzunda : Çok yaşlı (kimse).
Otuzar : Otuz sayısının üleştirme sayı sıfatı. Her defasında otuzu bir arada, her birine otuz.
Otuzluk : Otuz lira değerinde olan. Yaşı otuz civarında olan. İçinde otuz adet bulunan.
Otuzuncu : Otuz sayısının sıra sıfatı, sırada yirmi dokuzuncudan sonra gelen.
Yirmi : İki kere on, on dokuzdan bir artık. Bu sayıyı gösteren 20 ve XX rakamlarının adı. On dokuzdan sonra gelen sayının adı.
Dokuz : Sekizden bir artık. Bu sayıyı gösteren 9 ve IX rakamlarının adı. Sekizden sonra gelen sayının adı.
Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.
Rakam : Bu işaretlerle yazılmış sayı. Sayıları göstermek için kullanılan işaretlerden her biri. Nicelik, miktar.
Otuz altı durum : On sekizinci yüzyılda yaşamış ünlü İtalyan yazan Gozzi'nin önerdiği ve sonradan komedya yazan Carlo'nun bölümlediği otuz altı konu şunlardır : DİLEK : Bir zorba, bir dilenci, bir değişmeyen güç vardır. (Örnek : Öripides, Oidipus Kolonos'ta); 2 -KURTARMA : Bir kurban, bir gözdağı veren, bir de kurtarıcı bulunur. (Örnek : Wagner, Lohengrin) ; 3 - ÖÇ ALMA : Var olan bir suçun çevresinde, bu suçu işleyenle öç almak isteyen karşı karşıya gelir. (Örnek : Shakespeare, Venedik Taciri); 4- KAN DAVASI : Aileler ya da kişiler arasındadır, (örnek : Öripides Elektro); 5 - OEZA : Bir kaçak, bir de kaçağı yaklamayı ve cezalandırmayı amaçlayan bir kimse ya da güç bulunur. (Örnek : Tirso de Molina Don Juan); 6 -BÜYÜK TALİHSİZLİK : İyi bir kimsenin talihsizliğe ve yenilgiye uğraması durumu (Örnek : Shakespeare, II. Richard); 7-KURBAN : Ezenle ezilen güçler vardır. (Örnek : Maeterlinck, Körler); 8 - BAŞKALDIRI : Bir tiran ve bu tirana karşı başkaldıran bir kahraman görülür. (Örnek : Schiller,. Wilhelm Tell); 9-TEHLİKE : Yüreklilik ve gözüpeklikle tehlikeye -atılma durumu -(Örnek : Goethe, Faust)', 1 - KIZ KAÇIRMA : Kaçırma olayı çoğu kez kızın erkeği isteme siyle ortaya çıkar, (örnek : Mozart, Saraydan Kız Kaçırma); 1 ÇÖZÜMLENiMESÎ GEREKEN SORUN : Bir soruyu soranla, o soruyu yanıtlayan yer alır. (Örnek : Gozzi, Turandot); 12 - KARŞILIK BEKLEME : Bir davranışa karşılık bir şey bekleme durumu (Örnek : Oscar Wilde, Salome)', 13 - YAKININA GÜDÜLEN KİN : Kardeşin kardeşe, oğlun ya da kızm babaya kin gütmesi gibi (ör nek : Shelley, The Cenct); 14-YAKINLAR ARASINDA YARIŞMA: Kadın ya da iş konusunda yakınlar arasında yarışma (Örnek : Vol- taire'in çoğu yapıtları); 15 -SONU KANLI BİTEN ZİNA : Aldatılan koca ya da karı, ölüm ya da öldürmeyle biten zina durumu (Örnek : Gozzi, Zübeyde); 16- DELİRME : Bir deli ve bir de kur ban bulunur. (Örnek : Ibsen, Hedda Gabler); 17- KÖTÜ SONUÇ LANAN AKILSIZLIK : Bir kişinin ahlaksızlığından doğan kötü so nuçlar ve başka birinin de bundan zarara, uğraması durumu (Ör nek : ibsen, Yaban Ördeği); I8 -BİLMEDEN YASAK AŞK : Kar deşe, anaya ya da babaya bilmeden aşık olmak (örnek : Schiller, Messinah Gelin); 19-BİLMEDEN YAKININI ÖLDÜRME : Yakı nım bilmeden öldürme ve iş işteiı geçtikten sonra bunu öğrenme durumu (Örnek: Öripides, tphigenia Tauris); 20 - BİR ÜLKÜ UĞRUNA KENDİNİ FEDA ETME : Bu durumu işleyen oyunlar daha çok siyasal ya da dinsel temaları kapsar (Örnek : Corneille'in çoğu tragedyaları); 21 -YAKINI İÇİN KENDİNİ FEDA ETME ; Çok sevdiği biri için adım, -sanını, uğraşım, parasını, toplumsal durumunu feda etme (Örnek : Shakespeare, Kısasa Kısas); 22 - HER ŞEYİ AŞKINA FEDA ETME : Aşkı için geleceğini, sağlığını, görevini ya da tahtını feda etme (Örnek : Daudet, L'Arlesienne) ; 23 - GÖREV UĞRUNA YAKININI FEDA ETME : Görev uğruna .aşkını, yakınını feda ya da kurban etme durumu (Örnek : Öripides, Iphigenia Aulis); 24 -EŞİT OLMAYAN KİMSELER ARASINDA YARIŞMA: Yoksulla varsıl, kralla silahşor, aristokratla köylü vb. arasındaki yarışma durumu (Örnek : Schiller, Maria Stuart); 25 - ZİNA; Birbirini aldatan karı koca (Örnek : Lessing, M/55 Sara Simpson), 26-EROTİK SUÇ : Bu da sekiz kesimde ele alınmıştır : a) onanizm (dramatizasyonu olmaz), b) yosmalık, c) zina, ç) sapık ilişki (oğlun anaya, kızkardeşine duyduğu aşk gibi), d) eşcinsellik, e) sodomi, f) küçük çocukların erotizmi (dramatizasyonu olmaz), g) öteki sapıklıklar; 27 -SEVİLEN BÎR İNSANIN KÖTÜ YANININ ÖĞRENİLMESİ : On sekizinci ve on dokuzuncu yüzyıllarda sık kullanılmış tipik dramatik durum (Örnek : Shaw, Bayan Warren'in Ugraşı); 28 - YASAK AŞK : Sevenler ve buna engel olmak isteyenler arasında çıkan çatışma durumu, (Örnek : Shakespeare, Romeo ile Juliet); 29- DÜŞMANINI SEVME : Birbirine düşmanlığı olan aile üyelerinin ya da toplum bireylerinin sevişmeleri (Örnek : Kleist Penthesilea); 30- HIRS : Tutkulu bir karakterin yarattığı durum (Örnek : Shakespeare, Macbeth); 3 (TANRIYLA ÇATIŞMA : Antik tiyatroda sık rastlanan, Tanrılarla çatışma durumları (Örnek : Aiskhilos, Prometheos) ; 32 - KISKANÇLIKTAN OLUŞAN YANLIŞLIK : Kıskananın, bu duygusundan dolayı yanlış şeyler yapması durumu (Örnek : Schiller, Hile ve Sevgi); 33-YARGISAL YANLIŞLIK : Asıl suçlunun yakalanmayıp suçsuz birinin cezalandırılması durumu (Örnek : Gozzi, Sepet); 34-VİCDAN AZABI : Suçlu, kurban ve tanık arasındaki çatışmadan doğan vicdan azabı (Örnek : Ibsen, Rosmersholm); 35 -YENİDEN BULUŞMA : Kahramanın uzun bir süredir göremediği kimseyi bulması durumu (Örnek : Shakespeare, Pericles); 36 -ACILI YA DA YASLI OLMA: Kahramanın, çocuklarının öldürüldüğünü görmesiyle ortaya çıkan duruma benzeyen çeşitli durumlar (Örnek : Maeterlinck, Yedi Prenses).
Otuz saniye : Bir takımın, topu eline geçirdiği andan başlayarak sayı yapmaya girişmesine dek sınırlandırılmış süre. Bu süre içinde sonuç alamayan takım topu yitirmiş sayılır.
Otuz saniye hakemi : Otuz saniyelik süreyi tutmakla görevli hakem. Bu hakem masada özel bir saatin başında oturarak bu süreyi izler.
Otuz saniye lambası : Çarpma tahtasının üzerinde bulunan ve 30 saniyelik süreyi işaret eden renkli ampuller.
Otuza : Otuzar
Otuzaltı durum : Gozzi'nin (1720-180 ortaya attığı, sonradan bütün tiyatro konularını İtalyan komedya yazarı Carlo'nun bölümlediği 36 durum: DİLEK: Bir zorba, bir dilenci, bir de değişmeyen güç vardır. (Örn. Euripides: "Oidipus Kolonos" ta. KURTARMA: Bir kurban, bir gözdağı veren, bir de kurtarıcı bulunur. (Örn. R. Wagner "Lohengrin"). Öç ALMA: Ortada bir suç vardır (Örn. Shakespeare: "Venedik Tüccarı"). Bu suçun çevresinde bir suçlu ile bir öç alan bulunur. KAN DAVASI: Aileler ve kişiler arasındaki konu, kan davasıdır. (Örn. Euripides: "Elektra"). CEZA: Bir kaçak, bir de kaçağın.suçundan dolayı ceza veren bir kimse ya da güç vardır (Örn. Tirso de Molina: "Don Juan"). BÜYÜK TALİHSİZLİK: Sonu iyi olacak bir kimsenin büyük bir talihsizliğe ve yenilgiye uğraması. (Örn. Shakespeare: "ll. Richard"). KURBAŞ: Bir üst gelen güç ile bir alt edilen güç vardır (Örn. Maeterlinck: "Körler"). BAŞKALDIRMA: Bir tiran ve bu tirana karşı baş kaldırmış kahraman bulunur. (Örn. Schiller: "Wilhelm Tell"). TEHLİKE YA DA TEHLİKEYE ATILIŞ: Yüreklilikle, göz pekliğiyle yapılan bir atılım. Tehlikeyi göze alma durumu (Örn. Goethe: "Faust"). 1 KIZ KAÇIRMA: Kaçırma olayı kızın erkeği istemesiyle olur (Örn. Mozart: "Saraydan Kız Kaçırma"). 1 BİLMECE (MUAMMA): Bir soruyu soran, bir de o soruyu yanıtlayan bulunur (Örn. Gozzi: "Turandot"). 1 KARŞILIK BEKLEME: Bir davranışa karşılık bir şey bekleme (Örn. Wilde: "Salome"). 1 YAKININA GÜDÜLEN KİN: Kardeşin kardeşe, oğlun, kızın babaya kin gütmesi vb... (Örn. Shelley: "The Cenci"). 1 YAKINLAR ARASINDA YARİŞMA: Aile içinde kardeşler arasında bir kadın ya da iş konusunda bir yarışma vardır (Örn. Voltaire'in yapıtları). 1 KAN DÖKTÜREN ZİNA: Aldatılan koca ya da karı. Öldürmeyle sonuçlanan zina (Örn. Gozzi: "Zübeyde"). 1 DELİRME: Bir deli ve bir de kurban bulunur (Örn. Ibsen: "Hedda Gabler"). 1 KÖTÜ SONUÇ VEREN AKILSIZLIK: Bir kişinin akılsızlığından doğan kötü durumlar ve başka birinin de akılsızlıktan zarara uğraması (Örn. Ibsen: "Yaban Ördeği"j. 1 BİLMEDEN YASAK AŞK: Kardeşine, annesine ya da babasına bilmeden aşık olma durumu (Örn. Schiller: "Mesinalı Gelin"). 1 BİLMEDEN YAKININI ÖLDÜRME: Bilmeden bir yakınını öldürme ve öldürdükten sonra bunu öğrenme (Örn. Euripides: Iphigenia Tauroste). 2 BİR ÜLKÜ UĞRUNA KENDİNİ FEDA ETME: Bu durumu işleyen oyunlar, daha çok, siyasal ya da dinsel teması olan yapıtlardır (Örn. Corneille'in tragedyalarında bu duryma raslanır). 2 YAKINI İÇİN KENDİNİ FEDA ETME: Çok sevdiği biri için mesleğini, ününü, parasını, iyi durumunu feda etme (Örn. Shakespeare: "Ölçüye Ölçü"). 2 HER ŞEYİ AŞKINA FEDA ETME: Aşkı için geleceğini, tahtını, sağlığını, görevini feda etme durumu (Örn. Daudet: "L'Arlesienne"). 2 GÖREV UĞRUNA YAKININI FEDA ETME: Görev uğruna yakınını feda ya da kurban etme (Örn. Euripides: "Iphigenia Auliste"). 2 EŞİT OLMAYAN KİMSELER ARASINDA YARIŞMA: Bir zenginle bir fakir, bir kralla bir silahşor, vb... arasındaki yarışma durumu (Örn. Schiller: "Maria Stuart"). 2 ZİNA: Birbirlerini aldatan karı koca (Örn. Lessing: "Miss Sara Simpson"). 2 EROTİK CÜRÜM: Bu da sekiz bölümde ele alınır: a) Onanism (Dramatizasyon olamaz), b) Fahişelik, c) Zina, d) Sapık aşk (Bir oğulun anaya, kızkardeşine duyduğu aşk gibi), e) Homoseksüellik, f) Sefahat (sodomi), g) Küçük çocukların erotizmi (dramatizasyon olamaz), h) Öteki sapıklıklar. 2 SEVİLEN BİR İNSANIN KÖTÜ YANININ ÖĞRENİLMESİ: XVIII. ve XIX. yüzyıllarda kullanılmış tipik dramatik durumlardan biridir. (Örn. Shaw: Bayan Warren'in Mesleği). 2 YASAK AŞK: Seven ile buna engel olmak isteyen arasında çıkan çatışma (Örn. Shakespeare: "Romeo ile jülyet"). 2 DÜŞMANINI SEVME: Birbirlerine düşmanlığı olan aile ya da toplum kişilerinin sevişmeleri (Örn. Kleist: "Penthesilea"). 3 HIRS: "Tutkulu" bir karakterin yarattığı durum (Örn. Shakespeare: "Macbeth). 3 TANRIYLA ÇATIŞMA: Tann'ya karşı olan savaş, antik tiyatronun tuttuğu temaların başında gelir (Örn. Aiskhilos: "Prometheus"). 3 KISKANÇLIKTAN GELEN YANLIŞLIK: Kıskanan bu duygu yüzünden yanlış bir harekette bulunur (Schiller: "Hile ve Sevgi"). 3 ADLİ YANLİŞLİK: Asıl suçlunun yakalanmayıp suçsuz birinin cezalandırılması: (Örn. Gozzi: "Sepet"). 3. VİCDAN AZABI: Suçlu, kurban, tanık arasında olan çatışmadan doğan vicdan azabı (Örn. Ibsen: "Rosmers-holm"). 3 TEKRAR BULUŞMA: Kahramanın uzun bir süredir göremediği kimseyi bulması (Örn. Shakespeare: "Pericles"). 3 ACILI, YASLI OLMA: Bir kahramanın, örneğin çocuklarının öldürüldüğünü görmesiyle ortaya çıkan durum (Örn. Maeterlinck: "Yedi Prenses").
Otuzarlı : Otuzar otuzar sıralanmış. Her biri otuz birimden oluşan.
Otuz ile ilgili Cümleler
- Kral, bana çocuğun olarak seslenmeyi kes. Tanrı aşkına ben otuz iki yaşındayım!
- Ali yaklaşık otuz dakika önce ayrıldı.
- Otuz bin kişi öldürüldü.
- Ali yaklaşık otuz yaşındadır.
- Otuz dakika içinde döneceğim böylece zamanında konserde olacağım.
- Ali otuz yıldan daha fazla bir süredir bir öğretmendir.
- Otuz dakika içinde ayrılıyoruz.
- Pazartesi Tom'un otuzuncu doğum günüdür.
- Otuz dakika geç döndü.
- Otuz dakika daha bekleyeceğiz.
- "Tom otuz yaşında." O gerçekten o kadar yaşlı değil, değil mi?
- Ali otuzuncu doğum gününü kutluyor.
- Otuz dakika içerisinde orada olacağız.
- Otuz dakika içinde geri arayacağız.
Diğer dillerde Otuz anlamı nedir?
İngilizce'de Otuz ne demek? : n. thirty
Fransızca'da Otuz : trente
Almanca'da Otuz : num. dreißig
Rusça'da Otuz : num. тридцать

Bu kısımda Otuz nedir? Otuz ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Otuz tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Otuz hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.