Outbound türkçesi Outbound nedir

  • (gemi) limandan ayrılan.
  • Limandan ayrılan.
  • Giden.
  • Dışarı giden.
  • Sefere hazır.
  • Yurt dışına giden.
  • Bir yolculuğun nihai varış noktasına giden kısmı.
  • Uçuşa geçen.
  • Ayrılma yönünde.

Outbound ingilizcede ne demek, Outbound nerede nasıl kullanılır?

Outbounds : Limandan ayrılan. Giden. (gemi) limandan ayrılan. Bir yolculuğun nihai varış noktasına giden kısmı. Dışarı giden. Uçuşa geçen. Sefere hazır. Ayrılma yönünde.

Outboard : Dış taraf. Dıştan. Dıştan motorlu. Dıştan takmalı motor. Teknelerin gövdesine dıştan takılabilen motor. Takma motorlu. Çevre. Tekne dışı. Teknedışı. (motor) dıştan takılan.

Outboard engine : Takma motor. Dış motor.

Outboard motor : Küçük botların arkasına takılan motor. Takma motor. Küçük teknelerin pupasına takılan motor. Kıçtan takma motor. Dıştan takma motor.

Outboards : Teknelerin gövdesine dıştan takılabilen motor. Dıştan. Dış taraf. Takma motorlu. Dıştan motorlu. Teknedışı. Tekne dışı. (motor) dıştan takılan. Dıştan takmalı motor. Çevre.

Outboxing : Giden kutusu. Yenmek. Üstün gelmek (boks).

Outbacks : Orta avustralya. Taşra. Şehirden çok uzak yer.

Outbalance : Geçmek. Ağır gelmek. Ağır çekmek. Yükte daha ağır çekmek. Üstün gelmek. Daha ağır gelmek. Ağır basmak.

 

Outbalancing : Ağır basmak. Yükte daha ağır çekmek. Ağır gelmek. Ağır çekmek. Üstün gelmek.

Outback : Orta avustralya. Taşra. Şehirden çok uzak yer. Şehirden çok uzan yer (avustralya ingilizcesi). Taşra (avustralya ingilizcesi).

İngilizce Outbound Türkçe anlamı, Outbound eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outbound ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Goer : Gidici. Gidici kimse. Giden kimse. Ayrılan.

Leaver : Maya yapan. Ayrılmış gemi. Giden kimse. Ayrılan kimse. Geride bırakan kimse. Ayrılan. Terk eden kimse.

Agoing : Evvel. Gitmeye hazır. Gitmek üzere. Hareket halinde. Gitme halinde. Önce.

Departer : Ayrılan.

Destined for : Yola çıkmış.

Goers : Ayrılan. Gidici.

Outward : Görünüşte. Dışarıya giden. Bkz.outwards. Dıştan. Dışarıya doğru. Dışa doğru. Dış. Dışarıya. Görünen. Harici.

Outgoing : Çıkış. Ayrılan. Üstün gelme. Dışa dönük. Kalkan. İçi dışı bir. Çıkan.

Sent : Gönderme tarihi. Atmak. Fırlatmak. Gönderilen. Sokmak (duruma). Etmek. Sevketmek. Göndermek. Yollamak.

Outbound synonyms : outward bound, outbounds, going, in commission.

Outbound zıt anlamlı kelimeler, Outbound kelime anlamı

Incoming : Gelen. Yeni. Girme. Yeni başlayan. Gelmekte olan. Yeni gelen. Yeni (hükümet veya yıl). Giren. Ele geçen.

Outbound ingilizce tanımı, definition of Outbound

Outbound kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Outward bound.