Giden nedir, Giden ne demek
Giden; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir sözcüktür.
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Çevre, etraf, taraf: Şu gidenlere kurt inmiş.
Geçen: Giden ay.
Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:
İçel ilinde, Çamlıyayla ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Giden ile ilgili Cümleler
- Kötü cevaplar doğru olanlara giden yolu gösterir.
- Bana tiyatroya giden yolu gösterebilir misin?
- Ali kiliseye giden bir adamdı.
- Bana tren istasyonuna giden yolu gösterir misin?
- Size özgürlüğe giden yolu göstereceğim.
- Giden ben olmak zorundayım.
- O bana istasyona giden yolu gösterdi.
- Boston'a giden yolun yarısındayız.
- Giden geri gelmez.
- İleriye giden stratejimizi tartışmak için başkanla bire bir oturum yapmak istiyorum.
- Saat altıda New York'a giden trene yetişmek istiyorum.
- Ava giden avlandı.
Giden ile ilgili Atasözü veya Deyim
ava giden avlanır : çıkarını başkalarına zarar vermekte arayan kimse, o zarara kendisi uğrar anlamında kullanılan bir söz.
erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer : kendini bir erkeğe beğendirmek isteyen kadın, ona güzel yemekler hazırlamalıdır anlamında kullanılan bir söz.
gelen ağam giden paşam : yönetim kimde olursa olsun benim için fark etmez anlamında kullanılan bir söz.
gelen gideni aratır (veya gelen gidene rahmet okutur) : beğenmediğimiz bir kişinin yerine öyle birisi gelir ki eskisini aratır anlamında kullanılan bir söz.
giden gelse dedem gelirdi : ölen bir kimse dirilemeyeceği gibi elden çıkan bir şey de bir daha ele geçmez anlamında kullanılan bir söz.
Giden anlamı, kısaca tanımı
Gide : Koyunları kovalama ünlemi
Gidenek : Bir süreç ya da gidişi yöneten işlem ya da kurallar bütünü.
Gidennerde : Geçmiş günlerde anlamında kullanılır.
Kurda giden : Kurt boğmaya alışkın köpek.
Sayıya giden atış : Bir oyuncu, sayıya gidecek atış yaparken karşı takım oyuncularından biri tarafından engellenirse, bu sayıya giden atış olarak kabul edilir ve hakemler tarafından sapkıyı yapan oyuncunun takımı zararına 2 serbest atış cezası verilir.
Gelen giden : Gelenler, uğrayanlar, ziyaret edenler, gelip geçenler, gelen geçen.
Çamlıyayla : Mersin iline bağlı ilçelerden biri.
Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.
Geçen : Bir önceki (hafta, ay, yaz, kış vb.).
Taraf : Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.
Çamlı : Afyon şehrinde, Dinar ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Artvin şehrinde, Hopa ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Balıkesir şehri, Manyas ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Düzce ili, Yığılca belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Giresun kenti, Dereli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Gümüşhane kenti, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. İçel ili, Elvanlı nahiyesine bağlı bir bölge. İzmir ilinde, Güzelbahçe ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Konya şehrinde, Reis bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Muğla ili, Marmaris ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Ordu ili, Korgan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Trabzon ili, Tonya ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Etraf : Yanlar, taraflar. Çevre. Bir kimsenin sürekli ilişkide bulunduğu kimseler, yakınlar, muhit.
Çevre : Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Yağlık. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit.
Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.
Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.
Tara : 1.Bağ budamaya ya da ağaç kesmeye yarayan, eğri bir çeşit bıçak. 2.Ağaç kökü çıkarmaya yarayan bir araç. Süpürge sapı. Odun keskisi, satır.
Merk : Evlek. Yara ya da çıban yangısı. Bir kabın, borunun içindeki tortu, pas. Tarla içindeki her bir bölüm (Erzincan Merkez).
İçel : Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
Geçe : Herhangi bir saat başını geçerek, geçerken. Karşılıklı iki yandan her biri, yaka. Taraf, yön. Eski türkçe keç-e: Karşı taraf; öte (Erzincan Merkez). Taraf. Taraf, yan.
Diğer dillerde Gibrat dağılımı anlamı nedir?
İngilizce'de Gibrat dağılımı ne demek ? : gibrat distribution

Bu kısımda Giden nedir? Giden ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Giden tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Giden hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.