Outbox türkçesi Outbox nedir

  • Giden kutusu.
  • Üstün gelmek (boks).
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Yenmek.

Outbox ingilizcede ne demek, Outbox nerede nasıl kullanılır?

Outboxed : Giden kutusu. Üstün gelmek (boks). Yenmek.

Outboxes : Yenmek. Üstün gelmek (boks). Giden kutusu.

Outboxing : Giden kutusu. Yenmek. Üstün gelmek (boks).

Outboard : Dış taraf. Dıştan takmalı motor. Dıştan. Teknelerin gövdesine dıştan takılabilen motor. Dıştan motorlu. (motor) dıştan takılan. Teknedışı. Çevre. Takma motorlu. Tekne dışı.

Outboard engine : Dış motor. Takma motor.

Outback : Şehirden çok uzak yer. Taşra. Şehirden çok uzan yer (avustralya ingilizcesi). Taşra (avustralya ingilizcesi). Orta avustralya.

Outbalanced : Ağır gelmek. Üstün gelmek. Ağır basmak. Ağır çekmek. Yükte daha ağır çekmek.

Outbounds : Bir yolculuğun nihai varış noktasına giden kısmı. (gemi) limandan ayrılan. Dışarı giden. Sefere hazır. Uçuşa geçen. Giden. Ayrılma yönünde. Limandan ayrılan.

Outbalance : Yükte daha ağır çekmek. Ağır çekmek. Ağır gelmek. Ağır basmak. Üstün gelmek. Geçmek. Daha ağır gelmek.

Outboards : Çevre. (motor) dıştan takılan. Takma motorlu. Dış taraf. Teknedışı. Dıştan motorlu. Tekne dışı. Dıştan takmalı motor. Teknelerin gövdesine dıştan takılabilen motor. Dıştan.

 

İngilizce Outbox Türkçe anlamı, Outbox eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outbox ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Outwit : Kurnazlıkla alt etmek. Çarpmak. Kurnazlıkla altetmek. Atlatmak. Kurnazlıkla yenmek. Mat etmek. Zekası ile altetmek. Galip gelmek. Zekası ile alt etmek.

Access mechanism : Erişim mekanizması. Erişim düzeneği.

Beating up : Toplamak (askeri terim). Saldırmak. Hücum etmek. Dövmek. Çırpmak. Hırpalamak. Tekme tokat girişmek. Pataklamak. Külüstür. Çalkalamak.

Outwear : Daha uzun dayanmak. Yıpranmak. Tüketmek. Eskitmek.

Outstrip : Geçmek. Geride bırakmak. -den daha iyi yapmak.

Outsail : -den daha hızlı denize açılmak. Gemi veya tekne ile suda daha hızlı hareket etmek.

Outcry : Protesto. Bağırma. Bağrışma. Haykırma. Velvele. Haykırış. Protesto (büyük çapta). Daha sesli bağırmak. İtiraz. Bağırış.

Access control : Sistemler veya dosyalara sınırlanmış erişim. Giriş kontrolü. Erişim denetim. Erişim kontrolü. Erişim denetimi.

Beat : Güdülen amaca göre, namlunun ortaya da esnek bölümü ile, karşı namluya birden yapılan vuruş. Fizik, eskrim alanlarında kullanılır. Alt etmek (argo terim). Vurma sesi. Volta vurmak. Vuruş. Dayak atmak. Dövmek. Geçmek. Çırpmak.

Acception : Onaylama. Kabul edilmiş anlam. Benimseme. Kabul.

Outbox synonyms : outmatch, outroar, out herod, outshine, trounce, outmarch, abnormal end, tender, annihilating, break, be overcome, beat out, accelerator key, outshout, bear the bell, outsmart, outsell, besting, outdraw, outbrave, better, abort sequence, outgrow, ac adapter, surmount, best, offer, access control entry, circumvent, outperform, accent bar, bear down, beat all hollow.

 

Outbox zıt anlamlı kelimeler, Outbox kelime anlamı

Underbid : Düşük fiyat önermek. Fiyat kırmak. Daha aşağı fiyat teklif etmek (başka bir kimse veya firmadan). Başkalarının teklifinden daha düşük teklif verme. Eksik deklarasyon yapmak (briç). Daha aşağı fiyat teklif etmek. Daha düşük teklif yapmak. Eksiltmek. Fiyat indirmek. (briçte) eksik deklarasyon yapmak.

Income : Bk. gelir gelir getiren taşınmaz. Bütçe. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Vücuda giren gıda. Kazanç. İrat. Üretim etkinliklerine katılan üretim faktörlerinin yaratılan hasıladan bölüşüm sonunda aldıkları pay. emek faktörünün işlendirilmesinden sağlanan maaş, ücret, bahşiş, prim; finansal araçlardan sağlanan faiz, kar payı gibi sermaye getirileri; taşınmaz ve topraktan sağlanan kira, rant; iş göremezlik, çocuk desteği; sağlık, işsizlik sigortası ve emeklilik gibi sosyal güvenlik kapsamındaki transfer ödemeleri ile şans oyunları vb. kaynaklardan elde edilen para miktarı. Kar. Rant. Varidat.