Outwait türkçesi Outwait nedir

  • Harekete geçmek yerine beklemekle daha iyi veya yararlı sonuç almak.
  • Sonuna kadar beklemek.

Outwait ingilizcede ne demek, Outwait nerede nasıl kullanılır?

Outwaits : Harekete geçmek yerine beklemekle daha iyi veya yararlı sonuç almak. Sonuna kadar beklemek.

Outwalk : Yürüyüşte iyi olmak. -den daha fazla yürümek. Yürürken geride bırakmak.

Outwalked : Yürüyüşte iyi olmak. Yürürken geride bırakmak. -den daha fazla yürümek.

Outwalking : -den daha fazla yürümek. Yürürken geride bırakmak. Yürüyüşte iyi olmak.

Outwalks : -den daha fazla yürümek. Yürüyüşte iyi olmak. Yürürken geride bırakmak.

Entry outwards : Gümrük çıkış bildirisi.

Outwear : Tüketmek. Eskitmek. Daha uzun dayanmak. Yıpranmak.

Outwash : Yıkamak. Buzul artığı.

Outward : Dışarıya doğru. Harici. Dışa doğru olan. Bkz.outwards. Dıştan. Dış. Dışarıya. Görünüşte. Dışa doğru. Görünen.

Outwardly : Görünürde. Dış görünüşe göre. Görünüşte. Dıştan. Sureta. Dışarıdan. Dışa doğru.

İngilizce Outwait Türkçe anlamı, Outwait eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outwait ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

External : Dışta. Harici. Dışta veya dışa yakın. Yabancı ülkelerle olan. Yüzeysel. Dışarıdan gelen. Eksternal. Yabancı. Dışta ya da dışa yakın. Dış.

 

Outer : Dış. Dıştaki. Harici. Dışsal. Dışarıdaki. Dış taraftaki.

Superficial : Süfli. Sığ. Üstünkörü. Yüzlek, yüzeyde olan. Yüzeyde olan. Derin olmayan. Dış. Superfisyal. İki boyutlu.

Unit : Tertibat. Eşya. Tek basamaklı sayı. İnternasyonal ünite. Ünite. Vahit. Bütünlük. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Takım. Birlik.

Outwait synonyms : outwardness, social unit, outwaits.

Outwait zıt anlamlı kelimeler, Outwait kelime anlamı

Inward : İçeriye doğru. Ruhsal. Ruh hali. İç kısım. Fikir veya ruhun derinliğine doğru. Saklı. Manevi. İçe doğru. İçeride bulunan. Derinlemesine.

Inwardness : Maneviyat. İçyüz. İçsellik. İçe doğruluk. İçedönüklük. İç dünya. Ruhanilik.

Profound : Etkileyici. İçe işleyen. İçten. Çok derin. Bilge. Engin. Adamakıllı. Etkili. İçine işleyen. Derin.