Outwaits türkçesi Outwaits nedir

  • Sonuna kadar beklemek.
  • Harekete geçmek yerine beklemekle daha iyi veya yararlı sonuç almak.

Outwaits ingilizcede ne demek, Outwaits nerede nasıl kullanılır?

Outwait : Harekete geçmek yerine beklemekle daha iyi veya yararlı sonuç almak. Sonuna kadar beklemek.

Outwalk : -den daha fazla yürümek. Yürüyüşte iyi olmak. Yürürken geride bırakmak.

Outwalked : Yürüyüşte iyi olmak. -den daha fazla yürümek. Yürürken geride bırakmak.

Outwalking : -den daha fazla yürümek. Yürüyüşte iyi olmak. Yürürken geride bırakmak.

Outwalks : Yürürken geride bırakmak. Yürüyüşte iyi olmak. -den daha fazla yürümek.

Outwash plain : Sandur. Buzulların beslediği akarsuların, buzul alanlarında oluşturduğu, kum ve çakıllarla örtülü düzlükler, bk. akarsu-buzul biçimleri. Sander. Buzul ovası.

Outwash : Yıkamak. Buzul artığı.

Direct outward dialing : Doğrudan dışarı arama.

Outwards : Dışa doğru. Dışarıya doğru. Görünüşte. Dışarıya.

In outward show : Görünüşe göre. Görünüşe bakılırsa.

İngilizce Outwaits Türkçe anlamı, Outwaits eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outwaits ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Outfox : Kurnazlıkla alt etmek. Avantaj elde etmek. Daha akıllı olup üstün gelmek. Daha akıllıca davranmak.

 

Beat out : Vura vura söndürmek. Dövmek. Çalmak (tamtam vb.). Ritim tutmak. Çekiçlemek.

Exceed : Fazla olmak. Tecavüz etmek. Aşmak. İleri gitmek. Haddini aşmak. Aşırıya kaçmak. Sınırı aşmak. Geçmek.

Trounce : Dayak atmak. Sopa çekmek. Paylamak. Fırça çekmek. Yenmek. Fırça atmak. Pataklamak. Büyük bir yenilgiye uğratmak. Dövmek. Azarlamak.

Outdo : -i çok geride bırakmak. -i geçmek. -den çok daha iyi bir performans göstermek. Üstün olmak. Üstün gelmek. -i bastırmak. Yenmek. -den üstün olmak. Bastırmak. Geçmek.

Shell : Koçanından ayırmak (kurumuş mısır tanelerini). Topçu mermisi atmak. Top ateşine tutmak. Katman. Bombalamak. Topa tutmak. Yarış sandalı. Öğecik, özdecik ya da çekin içinde, kimi nicem sayıları eş, erkeleri birbirine yakın eksicik, çekincik topluluğu. Bir öğeciğin çekirdeği çevresinde dolanan eksiciklerin yerleştiği katmanlardan her biri. Ayıklamak.

Outgo : Üstün gelmek. Masraf. Aşmak. Gider. Geçmek. Sarfiyat. Yenmek. Harcama.

Surmount : Yenmek. Halletmek. Üzerinde olmak. Üstünde durmak. Aşmak. Üstünden yükselmek. Altından kalkmak. Üstesinden gelmek. Altetmek. Hakkından gelmek.

Beat : Çırpma. Yenmek. Açmak (yol). Vuruş. Vurmak. Darbe. Fizik, eskrim alanlarında kullanılır. Güdülen amaca göre, namlunun ortaya da esnek bölümü ile, karşı namluya birden yapılan vuruş. Çarpma. Çırpmak.

Outwaits synonyms : outmatch, outwait, overreach, outperform, crush, outstrip, vanquish, outward, circumvent, outsmart, surpass.

Outwaits zıt anlamlı kelimeler, Outwaits kelime anlamı

Inward : Manevi. İçeriye doğru. Saklı. Ruhsal. Derinlemesine. İçeride bulunan. İç. Dahili. İç kısım. Fikir veya ruhun derinliğine doğru.