Exceed türkçesi Exceed nedir

  • İleri gitmek.
  • Fazla olmak.
  • Haddini aşmak.
  • Geçmek.
  • Tecavüz etmek.
  • Aşırıya kaçmak.
  • Sınırı aşmak.
  • Aşmak.

Exceed ile ilgili cümleler

English: A lot of people exceed the speed limit so it must be acceptable.
Turkish: Bir çok insan hız limitini aşıyor bu yüzden bu kabûl edilebilir olmalı.

English: Ann is exceedingly fond of chocolate.
Turkish: Ann aşırı derecede çikolataya düşkün.

English: Ali exceeded my expectations.
Turkish: Ali benim beklentilerimi aştı.

English: Don't exceed the speed limit.
Turkish: Hız sınırını aşmayın.

English: I thought that went exceedingly well.
Turkish: Onun son derece iyi gittiğini düşünüyordum.

Exceed ingilizcede ne demek, Exceed nerede nasıl kullanılır?

Exceed expectations : Beklentileri aşmak. Umulanın ötesine geçmek. Tahmin edilenden fazla olmak.

Exceed the speed limit : Hız sınırını aşmak. Kanunen belirlenen limitlerden daha hızlı sürmek. Hız limitini aşmak. Sürat yapmak.

Number of bullets should not exceed : Slayttaki en fazla madde imi sayısı.

Number of fonts should not exceed : Slayttaki en fazla yazıtipi sayısı.

Exceedable : Aşabilir. Ötesine geçebilir. Aşılabilir. Ötesine geçilebilir.

Exceeds : Geçmek. Aşmak. Aşırıya kaçmak. Sınırı aşmak. Fazla olmak. Haddini aşmak. Tecavüz etmek. İleri gitmek.

 

Exceeders : Geçen. Haddini aşan. İfrata kaçan. Aşan. Başkalarını geçen. Çok ileri giden. Üstün olan.

Exceeder : Geçen. Haddini aşan. Başkalarını geçen. Aşan. Üstün olan. Çok ileri giden. İfrata kaçan.

Exceedingly : Aşırı derecede. Çok. Son derece. Müthiş. Fazlasıyla.

Exceeded the limits : Sınırların ötesine geçen. Limitleri aşan. Kısıtlamaları ve engelleri aşan.

İngilizce Exceed Türkçe anlamı, Exceed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exceed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exaggerate : Abartmak. Büyütmek. Mübalağa etmek. Şişirmek. Büyültmek. Artırmak. Obartmak. Abartılı konuşmak.

Be transmitted : İletilmek.

Be over : Sonlanmak. Sona ermek. Tamam olmak. Bitmek. Dolmak. Miyadını doldurmak. Bitmek (kalmamak). Kalmamak.

Go on : Yanmak. Olmak. Dayanmak. Konuşup durmak. Yer almak. İlerlemek. Sürdürmek. Gitmek. Davranmaya devam etmek (belirli bir şekilde).

Overdoes : Dozunu kaçırmak. Fazla kullanmak. Fazla pişirmek. Aşırı yormak. İfrata kaçmak. İfrata vardırmak. Fazla yapmak. Abartmak. Fazla abartmak. Fazla özenmek.

Defeat : Mat etmek. Mağlup etmek. İptal ettirmek. Nihayet vermek. Bozguna uğratmak. Engellemek. Suya düşürmek. Bozgun.

Break into : Ayırmak. Hırsızlık amacıyla bir yere girmek. Girmek. Konuşmayı kesmek. Basmak. Dalmak. Hırsızlık yapmak. Zorla içeri girmek. Zorla girmek.

Assaulted : Saldırmak. Saldırılmış. Irza geçmek. Hücum etmek.

Overstep : Çizgiyi aşmak. Tecavüz etmek (sınır). Çok ileri gitmek. Aşmak (sınır). Sınır aşmak.

Go too far : İleriye gitmek. Çizmeyi aşmak. Azıtmak. Kadar ileri gitmek. Çok olmak. Çok ileri gitmek.

 

Exceed synonyms : go past, go driven to extremes, abuse, overstep the mark, fudging, exaggerates, outran, overrunning, exaggerating, aggressing, pass, bestride, top, overran, advance, beat, defeats, outruns, aggressed, abates, clears, carry too far, better, beats, abuses, be current, overdid, gain ground, be in excess of, abate, be valid, blow over, bestriding.

Exceed ingilizce tanımı, definition of Exceed

Exceed kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To surpass. To pass the proper bounds or measure. Used both in a good and a bad sense. To go beyond. His rank exceeds yours. To proceed beyond the given or supposed limit or measure of. One offender exceeds another in villainy. To outgo. As, one man exceeds another in bulk, stature, weight, power, skill, etc. To go too far.