Exaggerate türkçesi Exaggerate nedir

Exaggerate ile ilgili cümleler

English: The agitator is inclined to exaggerate trivial matters.
Turkish: Tahrikçi önemsiz konuları abartma eğilimindedir.

English: Don't exaggerate now.
Turkish: Abartma şimdi.

English: Ali always exaggerates.
Turkish: Ali her zaman abartır.

English: Ali tends to exaggerate a lot.
Turkish: Ali çok abartma eğilimindedir.

English: It is impossible to exaggerate the importance of the habit of early rising.
Turkish: Erken kalkma alışkanlığının önemini abartmak imkansızdır.

Exaggerate ingilizcede ne demek, Exaggerate nerede nasıl kullanılır?

Exaggerated : Abartılmış. Şişirilmiş. Abartmalı. Abartılı. Aşırı. Abartı. Fahiş. Mübalağalı.

Exaggerated extravagance : Kaynakların veya paranın aşırı savurganlığı. Aşırı israf. Abartılı müsriflik.

Exaggerated jealousy : Aşırı kıskançlık. Abartılı alınganlık. Aşırı derecede dramatik kıskançlık. Abartılı kıskançlık.

Exaggeratedly : Büyütülmüş bir şekilde. Mübalağalı olarak. Şişirilmiş olarak. Abartılı bir şekilde. Şişirilmiş bir şekilde. Aşırı şekilde.

Exaggeratedness : Abartılı olma.

 

Exaggerators : Bire bin katan kimse. Abartıcı kimse. Abartıcı. Mübalağacı.

Exaggerations : İzam. Aşırılık. İfrat. Büyütme. Abartı. Şişirme. Abartma. Mübalağa.

Exaggerator : Bire bin katan kimse. Abartıcı. Mübalağacı. Abartıcı kimse.

Exaggerating : Abartılı konuşmak. Aşırıya kaçmak. Abartan. Abartma. Şişirmek. İleri gitmek. Abartmak. Büyütmek.

Without exaggeration : Abartma yapmadan. Kesin olma. Abartmadan. Doğru olma. Gerçekleri dile getirme. Gerçekçi konuşma. Mübalağasız.

İngilizce Exaggerate Türkçe anlamı, Exaggerate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exaggerate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Embroider : İşleme. Nakışla süslemek. Süslemek. Nakış işlemek. Allayıp pullamak (argo terim). Üzerine nakış işlemek. Allayıp pullamak. Oyalamak.

Magnifies : Büyük göstermek. Övmek. Methetmek. Göklere çıkarmak.

Cross the line : Çizgiyi geçmek. Çizgiyi aşmak. Sınırı aşmak. Fazla ileri gitmek.

Overdoes : İfrata vardırmak. Fazla abartmak. Fazla özenmek. Fazla pişirmek. Fazla kullanmak. Dozunu kaçırmak. Aşırı yormak. Fazla yapmak.

Blow up : Agrandisman yapmak. Parlamak. Patlak vermek. Azarlamak. Çılgına dönmek. Patlamak. Patlatmak. İnfilak etmek. Tepesi atmak.

Overdo : Gereğinden fazla kullanmak. Fazla özenmek. Aşırı duygusallık göstermek. Gereğinden fazla pişirmek. Fazla pişirmek. Aşırı yormak. Fazla yapmak.

Make headway : İlerleme kaydetmek. Mesafe katetmek. Gelişmek. Mesafa almak. Mesafe almak. Yol almak. İlerleme yapmak. İlerlemek.

Amplifies : Kuvvetlendirmek (sesini). Güçlendirmek. Gücünü artırmak. (sesi) artırmak. Yükseltmek. Yükseltmek (ses). Geniş olarak açıklamak. Daha ayrıntılı bir şekilde söylemek. Genişletmek.

 

Talk in superlatives : Mübalağalı konuşmak.

Ballooned : Balonla uçmak. Balon gibi olmak. Balon gibi şişmek. Balon. Zam yapmak. Havadan atmak. Havadan atmak (top). Şişmek.

Exaggerate synonyms : hyperbolise, aggrandized, add to, overemphasize, encroaches, gain ground, add, color, bid up, bulked, overstress, balloons, draw the long bow, vaunt, hyperbolize, exaggerating, bloats, amplifying, bulk, carry to excess, aggrandised, overstating, do, boom, gasconade, augment, go too far, tout, overdid, brag, carry things too far, overpraise, exceeded.

Exaggerate zıt anlamlı kelimeler, Exaggerate kelime anlamı

Understate : Küçümsemek. Tefrit etmek. Küçük söylemek. Hafife almak. Olduğundan az göstermek. Olduğundan eksik veya hafif göstermek. Olduğundan eksik göstermek.

Exaggerate ingilizce tanımı, definition of Exaggerate

Exaggerate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To accumulate. To heap up.