Make headway türkçesi Make headway nedir

  • İlerlemek.
  • İlerleme yapmak.
  • İlerleme kaydetmek.
  • Mesafe almak.
  • Yol almak.
  • Mesafa almak.
  • İleri gitmek.
  • Mesafe katetmek.
  • Gelişmek.

Make headway ingilizcede ne demek, Make headway nerede nasıl kullanılır?

Make : Hazırlamak. Biçim. Marka. Eylemek. Yaratmak. Kapatmak (devreyi). Kazanç. Meydana getirmek. Zorlamak. Düdüklemek.

Headway : Sefer aralığı. Terakki. Yol alma. Gelişmek. Ana galeri. Sefer. İlerleme. Kemer yüksekliği. Aynı rota üzerinde yol alan gemi tren gibi taşıtların seferleri arasındaki zaman. Yolculuk.

Make tracks : Sıvışmak. Acele gitmek.

Make good : Tazmin etmek. Yerine getirmek.

Make a backup : Yedeklemek.

Make a bargain : Anlaşmak (pazarlık). Anlaşmak. Anlaşmaya varmak. Mutabık kalmak. Bir işi bağlamak.

İngilizce Make headway Türkçe anlamı, Make headway eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Make headway ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cover ground : Yol kat etmek. İleri doğru hareket etmek. Uzağa yolculuk yapmak. Hızlı gitmek. Belirli bir konu hakkında bilgi vermek. Uzun yol kat etmek. Yol katetmek.

Move on : Yenilemek. Yaşamına devam etmek. Kovmak. Hayatına devam etmek. Göndermek. Değiştirmek. Yola devam etmek.

Get a long : Gitmek. Ayrılmak. Başarmak. Becermek.

Get down to : (ilişkide veya işte vb) adım atmak. Başlamak. Bir işe başlamak. -e tamamen dikkatini vermek (resmi olmayan). Ciddiyetle girişmek. Dört elle sarılmak.

 

Forge ahead : Hızla ilerlemek. Yarışta başa geçmek. Sağlam adımlarla ilerlemek. Gittikçe başarılı olmak. Yarışta en ileriye geçmek. Öne geçmek.

Logged : Yavaş ve ağır hareket eden. Seyir defterine yazmak.

Get ahead of : Üstün olmak. Geçmek. Geçmek (rakibi). Yetişmek. -i geçmek. Önünde olmak. Aşmak.

Cruised : Gezinmek. Sokaklarda dolaşarak müşteri aramak (fahişe). Seyretmek. Dolaşmak (polis veya polis arabası) (etrafı kolaçan ederek). Dolaşmak. Gemiyle gezmek. Dolaşmak (taksi şoförü taksi müşteri arayarak). Ağır ağır gitmek. Seyir etmek.

Gained : Artırmak. Kazanmak. Kazanılmış. Yükselmek. Çoğalmak. Ulaşmak. İleri gitmek (saat). Kar etmek. Elde edilmiş.

Branch out : Dallanmak. Yayılmak. Branşlaşmak. Dallanıp budaklanmak. Dal budak salmak. Genişlemek. İşi genişletmek.

Make headway synonyms : encroaches, ameliorated, extravagate, exaggerates, come along, exaggerate, ameliorating, encroach, blossom, go too far, move forward, develop, wending, come to the fore, forges, gain, exceeds, cover a distance, advance, cruise, cruises, ameliorates, make progress, better, flourishes, break through, brew, develops, boom, make way, exceeded, log, make inroads in.