Exaggerating türkçesi Exaggerating nedir

Exaggerating ile ilgili cümleler

English: You have a habit of exaggerating everything.
Turkish: Her şeyi abartma alışkanlığın var.

English: You are exaggerating the problem.
Turkish: Sorunu abartıyorsun.

English: Ali is always exaggerating.
Turkish: Ali her zaman abartıyor.

English: Aren't you exaggerating a little?
Turkish: Biraz abartmıyor musun?

English: I think Moustapha is exaggerating a little.
Turkish: Sanırım Mustafa biraz abartıyor.

Exaggerating ingilizcede ne demek, Exaggerating nerede nasıl kullanılır?

Exaggeratingly : Abartarak. Abartılı bir şekilde. Büyüterek.

Exaggeration : Mübalağa. Aşırılık. Şişirme. Büyütme. İfrat. Abartı. Abartma. İzam.

Exaggerations : Aşırılık. İfrat. Mübalağa. Abartma. Şişirme. Abartı. Büyütme. İzam.

Exaggerative : Mübalağalı. Abartılı. Büyütülmüş. Şişirilmiş. Abartmalı.

Without exaggeration : Gerçekleri dile getirme. Kesin olma. Gerçekçi konuşma. Abartmadan. Abartma yapmadan. Mübalağasız. Doğru olma.

Exaggerated jealousy : Aşırı kıskançlık. Abartılı alınganlık. Abartılı kıskançlık. Aşırı derecede dramatik kıskançlık.

Exaggerated : Aşırı. Abartılı. Abartmalı. Şişirilmiş. Mübalağalı. Fahiş. Abartılmış. Abartı.

 

Exaggeratedness : Abartılı olma.

Exaggerate : Abartmak. Şişirmek. Abartılı konuşmak. Büyültmek. Aşırıya kaçmak. İleri gitmek. Büyütmek. Obartmak. Artırmak. Mübalağa etmek.

Unexaggerated : Abartılmamış.

İngilizce Exaggerating Türkçe anlamı, Exaggerating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exaggerating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exceeds : Tecavüz etmek. Haddini aşmak. Fazla olmak. Sınırı aşmak. Geçmek. Aşmak.

Exaggerate : Mübalağa etmek. Büyültmek. Obartmak. Artırmak.

Balloon : Balon. Balon gibi şişmek. Küre. Balonla uçmak. Havadan atmak. Şişmek. Zam yapmak. Havadan atmak (top). Balon gibi olmak.

Adorn : Süslemek. Güzelleştirmek. Tezyin etmek. Renk katmak. Ballandırmak. Donamak. Donatmak. Bezemek.

Exaggerates : Mübalağa etmek. Obartmak. Büyültmek.

Color : Bkz.colour. Renklendirmek. Renk. Algılamanın niteliğinde, ışığın görüntüsel bileşim ayrımlarının doğurabilecekleriyle aynı türden olan ayrımları gözlemeyi ve ayırt etmeyi sağlayan, görsel bir algılanmanın belirtisi. renk bir dalga uzunluğudur. örnek ; kırmızı, görüntüsü açısından en uzun, mor ise en kısa dalga uzunluğu içindedir. Belirli dalga uzunluğundaki elektromıknatıs ışınımın gözün ağkatında yarattığı etkinin, merkez sinir dizgesince yorumundan doğan durum. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renk katmak. Boya. Kızarmak. Halkbilimin en önemli konularından biri olan, insanlık çapında geniş bir uygulama alanı bulan, her toplumun kendi anlayış, yaşantı, gelenek ve göreneklerine göre doğa, doğaüstü ve kültürel olayları simgeleştirmekte kullanılan doğal oluşum, bk. halkbilim, gelenek, görenek, doğa, simge.

 

Cross the line : Fazla ileri gitmek. Sınırı aşmak. Çizgiyi geçmek. Çizgiyi aşmak.

Dramatisation : Dramtize etme. Drama. (britanya ingilizcesi) oyun. Oyunlaştırma. Dramlaştırma. Şov. Abartma (dramatization olarak da yazılır). Dramatize etme. Acıklı biçime sokma.

Get ahead of : Geçmek. Önünde olmak. Geçmek (rakibi). Yetişmek. Aşmak. Üstün olmak. -i geçmek.

Aggrandisement : Çoğaltma. Güç olarak yükselme eylemi. Zenginleşme (ayrıca aggrandizement). Büyütme. Yükseltme. Daha güçlü yapma. Agrandisman.

Exaggerating synonyms : bulk, carry too far, embellishers, go on, amplifies, dramatization, bloats, bring up, go overboard, bloating, figure, bloat, exceeded, advance, balloons, overdo, hyperbole, blow up, extravagate, aggrandised, make headway, overdoes, breed, figure of speech, aggrandize, move on, bloat up, displeasing, overdid, go driven to extremes, encroaches, exaggeration, dramatisations.

Exaggerating zıt anlamlı kelimeler, Exaggerating kelime anlamı

Pleasing : Sevindirici. Bağlayıcı. Memnuniyet verici. Hoş. Tatlı. Sevimli. Mutluluk verici. Hoşa giden.

Decrease : Küçülmek. Eksiltmek. Azaltmak. Azalmak. Eksilme. İnmek. Eksilmek. Düşmek. Eksiltme. Küçültmek.

Exaggerating ingilizce tanımı, definition of Exaggerating

Exaggerating kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Enlarging beyond bounds. That exaggerates.