Break into türkçesi Break into nedir

  • Zorla içeri girmek.
  • Dalmak.
  • Tecavüz etmek.
  • Ayırmak.
  • Zorla girmek.
  • Basmak.
  • Hırsızlık yapmak.
  • Girmek.
  • Hırsızlık amacıyla bir yere girmek.
  • Lafa karışmak.
  • Konuşmayı kesmek.

Break into ile ilgili cümleler

English: The thief used a screwdriver to break into the car.
Turkish: Hırsız arabaya girmek için bir tornavida kullandı.

English: Hackers break into computers without permission.
Turkish: Bilgisayar korsanları bilgisayarlara izinsiz girerler.

English: The police were forced to break into the apartment through the window.
Turkish: Polis daireye pencereden zorla girmek için zorlandı.

English: The neighbors informed me that somebody had tried to break into my house.
Turkish: Komşularım bana birinin evime girmeye çalıştığı bilgisini verdiler.

Break into ingilizcede ne demek, Break into nerede nasıl kullanılır?

Break : Ara vermek. Bozmak. Çatlatmak. Dinlenme. Kırılma. Kırma. (ses) gitmek veya kısılmak. Dizginlemek. Söylemek.

Into : -in içine. -a. İçeriye. İçine. Ye. -e. E. Biçimine. Şekline. Haline.

Break into a chord : Çalmaya başlamak.

Break into applaud : Coşkunca alkışlamak.

Break into applause : Çılgınca alkışlamak. Alkış tufanına tutmak.

Break into parts : Parçalarına ayırmak.

Break into fragments : Parçalarına ayırmak.

 

İngilizce Break into Türkçe anlamı, Break into eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Break into ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enters : Kaydolmak. Yazılmak. Sahneye çıkmak. İçeriye girmek. Yazmak. Deftere yazmak. İçeri girmek. Giriş yapmak. Katılmak.

Compress : Basınç yapmak. Bastırmak. Özetlemek. Kompres yapmak. Yara veya şiş ve yangıların tedavisinde kullanılan yumuşak ve çoğunlukla sıcak veya soğuk ıslak bez. Birkaç sözcükle anlatmak. Kompres. Sıkıştırmak. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Enter : Sınava girmek. Yazmak. Üyesi olmak. Gümrük beyanında bulunmak. Deftere yazmak. Kaydolmak. Geçirmek. Katılmak.

Heisting : Silahlı soygun. Soygun. Soymak. Yürütmek. Soygun yapmak. Çalmak.

Broke in : Sözünü kesmek. Terbiye etmek. Alıştırmak.

Abstract : Soyut. Soyutlama yapmak. Heykel. Almak. Genel. Çıkarmak. Aşırmak. Kafasını meşgul etmek. Usavurma ya da çıkarsama yoluyla geçerlik kazanan kavramsal nesne. bk. somut. Belirsiz.

Draw into : Yanaşmak.

Be engrossed in : Dalıp gitmek. İle meşgul. Kendini kaptırmak.

Bounces : Sıçramak. Zıplamak. Zıplatmak. Girivermek. Sepetlemek (argo terim). Sektirmek. Sekmek. Fırlamak. İşten çıkarmak.

Break into synonyms : allocate to, barge in, conk, come on, be wraped up in, encroach on, enter upon, abuses, allow, chip in, barged, irrupts, counterfeited, counterfeit, stolen, caught, encroach, be enroled, horn in, barging, obtruded, abandon oneself to, abusing, steals, allots, glommed, interposing, intruding, aggresses, compresses, attacked, thieve, allotting.