Overbook türkçesi Overbook nedir

  • Fazla rezervasyon yapmak.
  • Fazladan rezervasyon almak.

Overbook ile ilgili cümleler

English: The plane is overbooked.
Turkish: Uçak fazla rezervasyon almış.

Overbook ingilizcede ne demek, Overbook nerede nasıl kullanılır?

Overbooked : Koltuk kapasitesinin üzerinde yapılmış rezervasyon. Fazladan rezervasyon almak.

Overbooks : Fazladan rezervasyon almak. Fazla rezervasyon yapmak.

Overboard : Gemiden denize. Denize.

Overbold : Gözükara. Gözü kara. Aşırı cesur.

Overbore : Zorbalık etmek. Yenmek. Bastırmak. Ağır basmak. Fazla ürün vermek. Ezmek.

Overbalances : Ağır gelmek. Dengeyi bozmak. Dengesini bozmak. Tartıda ağır gelmek. Ağır basmak. Fazlalık. Devirmek. Dengesini kaybetmek.

Overbalanced : Devirmek. Dengesini bozmak. Ağır basmak. Dengesini kaybetmek. Fazlalık. Tartıda ağır gelmek. Ağır gelmek. Dengeyi bozmak.

Overbalance : Fazlalık. Ağır gelmek. Dengeyi bozmak. Dengesini bozup düşürmek. Dengesini kaybedip düşmek. Dengesini bozmak. Devirmek. Ağır basmak. Tartıda ağır gelmek. Dengesini kaybetmek.

Man overboard : Denize adam düştü. Tekneden denize düşme.

Overborne : Zorbalık etmek. Ağır basan. Ezmek. Bastırmak. Fazla ürün vermek. Ağır basmak.

İngilizce Overbook Türkçe anlamı, Overbook eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Overbook ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Lie : Kalmak. Kandırmak. Uzanmak. Mideye oturmak. Yalan söylemek. Atmak. Yalan. Yatmak. Palavra. Yasal olmak.

Miss : Anlamamak. İsabet ettirememek. Kaçırmak. Iska geçmek. Gözden kaçırmak. İsabet etmeme. Bayan (evlenmemiş). Iska. Özlem duymak. Karavana.

Lose : Heba etmek. Şaşırmak. Kaçırmak. Zayi etmek. Kazanamamak. Yitirmek. Kaybolmak. Geri kalmak. Azıtmak. Geri kalmak (saat).

Overbooked : Koltuk kapasitesinin üzerinde yapılmış rezervasyon.

Overbook synonyms : look across, look out on, look out over, overbooks.

Overbook zıt anlamlı kelimeler, Overbook kelime anlamı

Mind : Dikkat etmek. Anımsama. Kanı. Hafıza. Akıl. Karşı koymak. Önem vermek. Bilincin, algılama ve düşünme görevini yerine getiren bölümü zihinsel yetilerin tümü. bellek. Anlak. Düşünce.

Attend to : Mukayyet olmak. Meşgul olmak. Bakmak. Dikkat etmek. İlgilenmek. Uğraşmak.

Backward : Çekingen. Geri kalmış. Geç öğrenen. Geriye doğru yapılan. Geç. Kendinden emin olmayan. Geriye. Yavaş öğrenen. Başlangıca yönelmiş. Geriye yönelmiş.