Oxalate türkçesi Oxalate nedir
- Veterinerlik alanında kullanılır.
- Oksalat.
- Oksalik asidin herhangi bir tuzu. bitkilerde sodyum, magnezyum ve amonyum oksalat olarak çözünebilir formda veya kalsiyum oksalat olarak çözünmez formda bulunur. çözünmez formu ağız yangısına, çözünebilir formu ise oksalat zehirlenmesine sebep olur.
Oxalate ingilizcede ne demek, Oxalate nerede nasıl kullanılır?
Oxalate calculi : Oksalat taşları. Geviş getiren hayvanlarda kalsiyum oksalat, kalsiyum oksalat monohidrat ve kalsiyum oksalat dihidrat içeren büyük ve tek parçalı, sert, ağır, beyaz veya sarı renkte, genellikle idrar torbasında bulunan taşlar. anızlarda otlayan koyunlarda ve düşük kalsiyum diyetiyle beslenen erkek danalarda görülür. oluşumunda oksalat içeren bitkilerin yenilmesi etkili değildir.
Oxalate poisoning : Geviş getirenlerde çözünebilir formda oksalat içeren bitki türlerinin tüketimi sonucu hipokalsemi veya oksalat nefrozisiyle, atlarda ise fibröz osteodistrofiyle belirgin akut veya kronik seyirli bir zehirlenme. Oksalat zehirlenmesi.
Ammonium oxalate : Amonyum nitrat. Amonyum oksalat.
Calcium oxalate : Kalsiyum oksalat.
Mesoxalate : Mesoksalat.
Oxalic acid poisoning : Oksalik asit zehirlenmesi. Geviş getiren hayvanlara pancar ve pancar yaprağı gibi oksalik asit bakımından çok zengin yemlerin fazla verilmesi sonucu oksalik asitin bağırsak mukozasını irkiltmesi ve rasyondaki kalsiyumu kalsiyum oksalat biçiminde bağlayarak neden olduğu hipokalsemik sendrom tablosu.
Moxalactam : Moksalaktam. Sefalosporinlerden oksasefem türevi bir antibiyotik.
Oxalis : Ekşi yonca. Bitkilerin türleri (ahşap sorrels ailesinin dahil olduğu). Ekşiyonca. Kazayağı. Ekşi üçgül.
Oxalic acid fermentation : Aspergillus niger ve penicillum glaucum gibi küf mantarlarının oksijen alarak şekeri oksitlemek suretiyle okzalik asit ve su meydana getirmesi. Okzalik asit fermentasyonu.
Oxalemia : Oksalemi. Kanda aşırı düzeylerde oksalat bulunması.
İngilizce Oxalate Türkçe anlamı, Oxalate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Oxalate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.
Abdominal pain : Abdominal ağrı. Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.
A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.
Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi.
Abaxial : Abaksiyal. Eksen dışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksendışı. Aks kemiği dışında. Eksenden uzak.
Salt : Çeşitli metal veya metal eş değerlerinin klorürleri, sülfatları, fosfatları, laktatları, sitratları veya kalsiyum kazeinatta olduğu gibi proteinlerle birleşimlerinde bir asidin hidrojen atomunun yerini bir metalin veya metal-eş değerinin almasıyla oluşan bileşikler sınıfı, yemek tuzu, sodyum klorür. %. Bir asit hidrojenlerinin tümü, ya da bir bölümü metal ya da köklerle yer değiştirdiğinde oluşan bileşik. nacı; sodyum klorüre halk dilinde verilen ad. Niteliklerinden dolayı hemen hemen bütün halkların boş inançlarında ve büyüsel işlemlerinde önemli rol oynayan maden. Tuz katmak. Tat. Çeşni. Tuzlanmış. Renklendirmek. Tuz koymak. Bezemek.
Abdomen : Karın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım. Batın. Karın (böcek gövdesinde). Abdomen. Karnın altı.
A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.
A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.
A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.
Oxalate synonyms : uranyl oxalate, abattoir, abamectin, abdominal ovariectomy, abdominal distention, a c deformity, abdominal fat necrosis, a band.
Oxalate ingilizce tanımı, definition of Oxalate
Oxalate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A salt of oxalic acid.

Bu kısımda Oxalate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Oxalate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Oxalate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Oxalate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.