Oxidizes türkçesi Oxidizes nedir

Oxidizes ingilizcede ne demek, Oxidizes nerede nasıl kullanılır?

Deoxidizes : Oksijenini gidermek. Oksijenini çıkarmak. Oksitsizleştirmek. Oksitsizleşmek. Oksijensizleştirmek. Pasını gidermek.

Oxidize : Metal oksitlemek. Okside etmek. Yükseltgenmek. Yükseltgemek. Paslanmak. Oksitlemek. Oksitlenmek.

Oxidized : Paslanmak. Oksitli. Oksitlenmiş. Oksidize. Oksitlemek. Paslı. Okside.

Oxidized cellulose : Oksitlenmiş selüloz. Gaz bezi veya pamuk tampon biçiminde kullanılan, uygulandıkları yerden su çekerek selülozik aside dönüşüp yapay pıhtı oluşturan ve doğal pıhtılaşma olayını teşvik eden ve uygulama yerinden emilen madde.

Oxidizer : Yükseltgen. Yükseltgeyen. Oksitleyici. Oksidan. Oksitleyen. Yakıcı madde.

Deoxidizers : Oksijen çıkarıcı (kimya) (deoxidiser olarak da yazılır). Oksijensizleştirici. Oksitsizleyici. Oksijen giderici madde. (amerikan ingilizcesi) oksijen giderici. Deoksidizer. Oksijen giderici.

Deoxidizer : Oksijen giderici. Oksitsizleyici. Oksijensizleştirici. Oksijen çıkarıcı (kimya) (deoxidiser olarak da yazılır). Deoksidizer. (amerikan ingilizcesi) oksijen giderici. Oksijen giderici madde.

Inoxidize : Oksitlenmeye engel olmak.

Epoxidize : Bir epoksiye dönüştürmek (ayrıca epoxidise).

 

Deoxidized : Oksijeni giderilmiş. Oksitsizleşmek. Oksitsizleştirmek. Oksijenini gidermek.

İngilizce Oxidizes Türkçe anlamı, Oxidizes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Oxidizes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Change : Çiftlerde başlama atışı yapan oyuncunun bundan sonra karşıdakilerin yapacağı 5 atışı karşılayacak olan takım arkadaşı ile yer değiştirmesi. Bozmak. Değiştirmek. Değişmek. Bozdurmak. Değişikliğe gitmek. Değişime uğratmak. Yer değiştirme. Dönüşmek. Bilgisayar, masa tenisi, ekonomi alanlarında kullanılır.

Oxidized : Oksidize. Okside. Oksitli. Paslı. Oksitlenmiş.

Catabolize : Katabolize etmek.

Calcine : Yakarak kireçleştirmek. Fırınlanmış ham refrakter. Yakarak toz haline getirmek. Kireçsilemek. Kalsine etmek. Kalsin.

Corrode : Yıpranmak. Çürümek. Kemirmek. Aşındırmak. Çürütmek. Aşınmak. Yıpratmak. Çürütmek (pas veya kimyasal madde).

Be oxidized : Oksidasyona uğramak.

Rust : Pas lekesi olmak. Körelmek. El becerisini yitirmek. Pas tutmak. Köreltmek. Pasmantarıgillerin çeşitli bitkilerde oluşturduğu portakal sarısı veya kahverengi lekeler, bu lekelerden ileri gelen bitki hastalığı. Hamlamak. Paslandırmak.

Rusts : Hamlamak. Tembelleşmek. El becerisini yitirmek. Pas. Paslandırmak. Pas tutmak. Köreltmek. Körelmek. Hamlatmak.

Oxidizes synonyms : catabolise, become rusty, oxidize, oxidating, calcines, oxidise, alter, be oxidated, breathe, be out of practice, modify, rusted, oxidate, exulcerate, oxidizing.

Oxidizes zıt anlamlı kelimeler, Oxidizes kelime anlamı

Deoxidize : Oksitsizleştirmek. Oksitsizleşmek. Oksijenini gidermek. Oksijenini çıkarmak. Oksijensizleştirmek. Pasını gidermek.

 

Deoxidise : Oksitsizleşmek. Oksijensizleştirmek. Pasını gidermek. (britanya ingilizcesi) oksijenini gidermek. Oksijenini gidermek. Oksijenini çıkarmak. Oksitsizleştirmek. Bir maddenin oksijen kaybına neden olmak (kimya) (deoxidize olarak da yazılır).

Stay : Kalma. Kalma süresi. Bastırmak. Kalış. Durdurmak. ...olarak kalmak. Sabitlemek. Alıkoymak. Kalmak. Sürdürüp tamamlamak.