Pırla nedir, Pırla ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Topaç.

Teknik terim anlamı:

Topaç. (Dereköy Uluborlu Isparta).

Pırla ile ilgili Atasözü veya Deyim

pırlanta gibi : çok iyi nitelikleri olan, değerli, saf, temiz.

Pırla anlamı, kısaca tanımı

Pırlağaç : Yelle dönen bir çocuk oyuncağı, fırıldak. [Bakınız: pırlağuç]

Pırlağuç : Bostanlarda kuşları ürkütmek için kurulan ve rüzgârla dönerek ses çıkaran fırıldak. Ortasındaki iki deliğe bir sap iplik geçirilip uçları bağlandıktan sonra, iki taraftan çekildikçe dönen kurs şeklinde bir çocuk oyuncağı, fırıldak, topaç.

Pırlaklı mum : Camide kandil gecesi yakılan kâğıt gülle süslenmiş mum.

Pırlan : Kumlu toprak.

Pırlandırmak : Dolandırmak, çevirmek, döndürmek : Köpek beni evin etrafında çok pırlandırdı. Çevresinde dolandırmak.

Pırlangaç : Yeni uçmaya başlayan keklik, kuş yavrusu, palaz.

Pırlankaç : Topaç.

Pırlanmak : Bir şeyin ya da kimsenin çevresinde dönüp dolaşmak. Bir işin yapılması ya da bir suçun bağışlanması için bir kimsenin çevresinde dönüp dolaşmak, yalvarmak. Eskimek, yırtılmak. Dolanmak, dönmek.

Pırlant : İpek yemeni, krep.

Pırlanta neon : Doğal olarak Venezuela’da yaşayan, boyları 6 cm olabilen, vücut yapıları pirinç sarısı, üst kısım altın gibi parlayan, alt kısım ise metalik parıltılı akvaryum balığı.

 

Pırlantasız : Pırlantası olmayan.

Pırlaşmak : Pırlayıp uçmak.

Pırlatmak : Kuş uçup uzaklaşmak.

Pırlak : Doğan, atmaca vb. yırtıcı kuşları yakalamada çağırtkan olarak kullanılan, avcılarca bir kafes içinde av yerine bırakılan kuş.

Pırlama : Pırlamak işi.

Pırlamak : Kuş, herhangi bir şeyden ürküp uçmak. İnsan, bulunduğu yerden koşarak hemen uzaklaşmak.

Pırlangıç : Ses çıkararak dönen topaç.

Pırlanta : Birçok façetası olacak biçimde yontulmuş foyasız parlak elmas. Üzerinde bu elmas bulunan (yüzük vb.).

Pırlantalı : Pırlantası olan.

Uluborlu : Isparta iline bağlı ilçelerden biri.

Diğer dillerde Pırıldatma anlamı nedir?

Osmanlıca Pırıldatma : telmi