Packed türkçesi Packed nedir

  • Hıncahınç.
  • Sıkıştırılmış.
  • Ambalajlanmış.
  • Ağzına kadar dolu.
  • Paketlenmiş.
  • Kalabalık.
  • Tıka basa dolu.
  • Hıncahınç dolu.

Packed ile ilgili cümleler

English: Ali hastily packed his suitcase.
Turkish: Ali aceleyle valizini hazırladı.

English: Ali packed everything in a small suitcase.
Turkish: Ali küçük bir bavulda her şeyi paketledi.

English: Ali just packed up and left.
Turkish: Ali sadece valizini topladı ve gitti.

English: Ali hasn't packed his suitcase yet.
Turkish: Ali henüz bavulunu hazırlamadı.

English: Ali packed his bags.
Turkish: Ali çantalarını düzenledi.

Packed ingilizcede ne demek, Packed nerede nasıl kullanılır?

Packed cell volume : Pcv. Hematokrit.

Packed column : Dolgulu kolon.

Packed data : Yoğunlaşmış veri.

Packed decimal : Paketlenmiş ondalık sayı. Paketli onlu. Paketlenmiş onlu.

Packed field : Paketlenmiş alan.

Close packed structure : Kompakt yapı. Sıkı istifli yapı.

Packed out : Dopdolu.

Packed like sardines : Balık istifi. Balık istifi gibi. Sardalye gibi istif edilmiş.

Be packed : Ambalajlanmak. Dolmak.

Action packed : Heyecanlı durumlarla dolu olan. Heyecanlı. Çok fazla aksiyon içeren.

İngilizce Packed Türkçe anlamı, Packed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Packed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Crops : Hasat. Kırpıntılar. Mahsulat. İşleme. Kısa kesilmiş saç. Ekin. Verim. Kursak. Mahsul. Ekip biçme.

Caboodle : Hepsi. Takım. Bol. Cemaat.

Compressional : Sıkıştırılmış olan. Yoğunlaştırılmış. Sıkıştırılabilen veya yoğunlaştırılabilen.

Jampacked : Çok kalabalık. Tıkanmış. Tıklım tıklım.

Cohorts : Lejyonun onda biri. Arkadaş. Topluluk. Grup (insanlardan oluşan). Eski romada bir alayın onda biri. Suç ortağı. Hempa. Kohort.

Congestions : Kan hücumu. İzdiham. Kan birikmesi. Sıkışma. Kan toplanması. Birikme. Yoğunluk. Tıkanma. Sıkışıklık.

Full to the brim : Dopdolu. Silme. Tamamen dolmuş.

Assemblage : Meclis. Bir araya toplanma. Montaj. Bir araya toplama. Küme. Topluluk. Birleştirme. Toplanma. Toplama.

Jammed : Sıkışık. Tıkıştırılmış. Karışmış. Tıklım tıklım. Tıkanmış. Ezilmiş. Sıkışmış.

Packed synonyms : brimfull, crammed full, topfull, cohort, confluences, concourses, full to capacity, chock a block, crop, filled to capacity, compact, chock a block full with, compressed, enveloped, replete, bundled, trussed, brim full, assemblages, pinched, full to replete, brimming, fascicled, overstuffed, wrapped, impacted, chock full, squeezed, condensed, confluence, congestion, packaged, concourse.

Packed zıt anlamlı kelimeler, Packed kelime anlamı

Uncrowded : Tenha. İnsanlarla dolu olmayan. Kalabalık olmayan.

Loose : Çözmek. Oynak. Gevşek. Bol. Ateşlemek. Ateş etmek. Atmak. Kaçmak. Salıvermek. Serbest bırakmak.