Paidup türkçesi Paidup nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Sermaye artırımına giden bir anonim şirketin hissedarlara nominal değeri üzerinden satışını teklif ettiği hisse senetleri.
  • Bedelli hisse senedi.

Paidup ingilizcede ne demek, Paidup nerede nasıl kullanılır?

Paidup share : Bedelli hisse dağıtımı. Sermaye artırımına giden bir anonim şirkette hissedarlara, çıkartılan hisse senetlerinin nominal değeri üzerinden satışının teklif edilmesi.

Non paidup shares : Yedek akçe, dağıtılmamış kar, yeniden değerleme değer artış fonu, taşınmazların satış karları ve ortaklıklardaki değer artışının sermayeye eklenmesi karşılığında çıkarılan hisse senetlerinin mevcut hissedarlara, hisseleri oranında, karşılıksız dağıtılması. Bedelsiz hisse dağılımı.

Paid attention : Aldırmak. Kulak vermek. Aldırış etmek.

Paid for : Ödemek. Karşılığını ödemek.

Paid in : Ödenmiş. Aidatlarını ödemiş.

Paid up shares : Ödenmiş hisse senedi. Ödenmiş hisseler. Bedelleri ödenmiş hisse senetleri.

Annual paid vacation : Yıllık ücretli izin. Çalışanlara her yıl belli bir süre için almakta olduğu ücretten herhangi bir kesinti olmaksızın yasalarla tanınan izin.

Paid up share capital : Ödenmiş hisse sermayesi.

Paid up capital : Bir şirkette, taahhüt edilen şirket sermayesinin ortaklarca fiili olarak ödenmiş kısmı. Ödenmiş sermaye.

 

Paid in capital : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir girişimin, gerçekten satılmış pay belgitleri karşılığında elde edilen anamal. Ödenmiş sermaye. Ödenmiş anamal. Bir şirkette, taahhüt edilen şirket sermayesinin ortaklarca fiili olarak ödenmiş kısmı.

İngilizce Paidup Türkçe anlamı, Paidup eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Paidup ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Free lance : Kendi hesabına iş gören. Kendi hesabına çalışan. Bağımsız. Serbest sanatçı. Serbest çalışan. Bir şirket tarafından devamlı olarak görevlendirilmeyen katkıda bulunan kimse. Kiralık asker (ortaçağ'da). Devamlı kadroya dahil olmayan.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

Remunerated : Hakkı ödenmiş. Ödüllendirmek. Karşılığı ödenmiş. Emeğinin karşılığını vermek. Hakkını vermek.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

 

Ill : Fena. Acımasızca. Bela. Dert. Hastalık. Kötü şey. Zar zor. Anca. Kötü biçimde. Zarar.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Sick : Soluk. Dengesiz (kimse). Bulanmış. Özlemiş. Kusmak. Keyifsiz. Hasta. Midesi bulanmış. İğrenç. Bıkkın.

Stipendiary : Maaşlı. Ücretli. Maaşlı hakim. Maaş alan. Vergi veren.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Paidup synonyms : compensable, prepaid, abolition of forced labour convention, salaried, a change in demand, post free, paying, a change in individual demand, mercenary, cashed, abnormal budget receipts, postpaid, compensated, remunerative, ability to pay approach, abnormal budget expenditures, square, a shift in demand, reply paid, a group shares, paid up, freelance, ability rent, ability to pay principle, a pass through certificate.

Paidup zıt anlamlı kelimeler, Paidup kelime anlamı

Well : Memba. Peki. İyi. Kaynamak. Sahne altı üçüncü bodrum. Su kuyusu. Petrol kuyusu. Fışkırmak. Yeraltı suyundan yararlanmak üzere insan eliyle açılmış, genellikle çember biçiminde, az çok derin çukur. Apartman boşluğu.

Unpaid : Karşılıksız. Alacaklı. Ödenmemiş. Fahri. Ücretsiz. Verginsiz. Maaşını almamış. Pulsuz. Ücreti ödenmemiş.