Paid for türkçesi Paid for nedir
- Ödemek.
- Karşılığını ödemek.
Paid for ile ilgili cümleler
English: Ali hasn't paid for that yet.
Turkish: Ali henüz onun için ödeme yapmadı.
English: Ali paid for it all.
Turkish: Ali hepsi için ödedi.
English: Ali bought his camera for less than I paid for mine.
Turkish: Ali fotoğraf makinesini benimki için ödediğimden daha azına satın aldı.
English: Ali paid for his lunch with the money his mother had given him.
Turkish: Ali öğle yemeğini annesinin ona verdiği parayla ödedi.
English: Ali asked Mary how much she'd paid for the sofa in her living room.
Turkish: Ali Mary'ye oturma odasındaki kanepe için ne kadar ödediğini sordu.
Paid for ingilizcede ne demek, Paid for nerede nasıl kullanılır?
Paid : Ödendi. Ödenen. Maaşlı. Verginli. Ödenmiş. Ücretli. Paralı.
For : -e göre. Çünkü. Olarak. Dair. Yönünden. Yerine. -den dolayı. Zarfında. -e elverişli. Dolayı.
Paid attention : Aldırmak. Kulak vermek. Aldırış etmek.
Paid in : Ödenmiş. Aidatlarını ödemiş.
Paid in capital : Ödenmiş sermaye. Ödenmiş anamal. Bir girişimin, gerçekten satılmış pay belgitleri karşılığında elde edilen anamal. Bir şirkette, taahhüt edilen şirket sermayesinin ortaklarca fiili olarak ödenmiş kısmı. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
Paid off : Çıkarmak (masraf). Parasını verip kovmak. Hesabı kapatılmış. Ödenmiş. Tamamen kapatılmış (borç). Değmek. Hesabını kapatmak. Acısını çıkarmak. Tamamen ödenmiş. Tamamen ödemek.
İngilizce Paid for Türkçe anlamı, Paid for eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Paid for ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ante : Ön. Para vermek. Önce. Giriş. Para sürmek. Pokerde başlangıçta ortaya konan para. Para koymak. Bop. Bop (poker).
Anteing : Para sürmek. Pokerde başlangıçta ortaya konan para. Para vermek. Giriş. Para koymak. Önce. Ön. Bop (poker). Bop.
Clears : Kazanmak. Berraklaşmak. Kapatmak. Sıyırıp geçmek. Ormanda alan açmak. Aklamak. Seyretmek (gemi). Boşaltmak. Geçmek.
Acquitting : İbra etmek. Ayrıcalık tanımak. Beraat etmek. Muaf tutmak. Suçsuz çıkarmak. Aklamak. Tenzih etmek. Temize çıkarmak. Beraat ettirmek.
Atones : Gönlünü almak. Ceremesini çekmek. Tazminat. Kefaret etmek. Gönül almak. Affettirecek harekette bulunmak. Tarziye vermek. Telafi etmek.
Ante up : Para sürmek. Para yardımı yapmak. Parayı sökülmek. Para koymak. Kapatmak (borç). Paraları sökülmek.
Acquits : Aklamak. Muaf tutmak. Beraat etmek. Temize çıkarmak. Suçsuz çıkarmak. İbra etmek. Tenzih etmek. Ayrıcalık tanımak. Beraat ettirmek.
Atone for : Etmek. Kendini affettirmek. Kefaretini ödemek. Telafi etmek. Tarziye vermek. Telafi. Kefaret vermek. Gönlünü almak.
Anteed : Para koymak. Para sürmek. Para vermek.
Cleared : Kaldırmak. Ormanda alan açmak. Temize çıkarmak. Temizlemek. Limana giriş veya çıkış izni almak. Dağılmak. Kazanmak. Tahliye etmek. Sıyırıp geçmek. Açmak.
Paid for synonyms : come across with, answer for, atone, acquit, anting, anted, antes, pay for, antings.

Bu kısımda Paid for kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Paid for ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Paid for anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Paid for ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.