Paid türkçesi Paid nedir

English: Ali and Mary paid separately.
Turkish: Ali ve Mary ayrı ayrı ödedi.

English: A working man should be paid in proportion to his skill, not his age.
Turkish: Çalışan bir adama yaşına göre değil maharetine göre ödeme yapılmalı.

English: A reward will be paid to anyone who brings back the money that he lost.
Turkish: Kaybettiği parayı geri getiren kim olursa olsun ödül verilecek.

English: Ali asked Mary how much she'd paid for the sofa in her living room.
Turkish: Ali Mary'ye oturma odasındaki kanepe için ne kadar ödediğini sordu.

English: After a long dispute the coal mines closed and the remaining miners were paid off.
Turkish: Uzun bir tartışmadan sonra kömür madenleri kapatıldı ve kalan madenciler işten çıkarıldılar.

Paid attention : Kulak vermek. Aldırış etmek. Aldırmak.

Paid for : Karşılığını ödemek. Ödemek.

Paid in : Aidatlarını ödemiş. Ödenmiş.

Paid in capital : Bir girişimin, gerçekten satılmış pay belgitleri karşılığında elde edilen anamal. Bir şirkette, taahhüt edilen şirket sermayesinin ortaklarca fiili olarak ödenmiş kısmı. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Ödenmiş anamal. Ödenmiş sermaye.

 

Paid off : Tamamen kapatılmış (borç). Tamamen ödemek. Hesabı kapatılmış. Çıkarmak (masraf). Hesabını kapatmak. Tamamı ödenmiş. Tamamen ödenmiş. Değmek. Öç almak. Parasını verip kovmak.

Paid up share : Ödenmiş pay belgiti. Apelleri tamamen ödenmiş hisse senedi. Bedeli tamamen ödenmiş hisse senedi. Parasının tümü ödenmiş pay belgiti.

Paid up : Aidatlarını ödemiş. Tamamen ödenmiş. Borcunu ödemiş. Ödenmiş. Borcu ödenmiş.

Annual paid vacation : Çalışanlara her yıl belli bir süre için almakta olduğu ücretten herhangi bir kesinti olmaksızın yasalarla tanınan izin. Yıllık ücretli izin.

Paid up share capital : Ödenmiş hisse sermayesi.

Paid up capital : Bir şirkette, taahhüt edilen şirket sermayesinin ortaklarca fiili olarak ödenmiş kısmı. Ödenmiş sermaye.

Sözcükler, direkt olarak Paid ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stipendiary : Maaş alan. Vergi veren. Maaşlı hakim.

Reply paid : Cevabı ödenmiş.

Cashed : Madeni para ve banknotlarla değiştirilmiş (bir çekten). Paraya çevrilen. Paraya çevrilmiş. Nakde çevrilmiş.

Wage earner : İşgören. Gündelikçi. Aylakçı. İşçi. İş gören.

Redemptory : Kurtarılmış (borçtan).

Remunerated : Ödüllendirmek. Hakkını vermek. Emeğinin karşılığını vermek. Karşılığı ödenmiş. Hakkı ödenmiş.

Workman : Bedensel gücü ile çalışarak yaşantısını sürdüren ve gelir sağlayan kişi. Kendisine karşılığında aylık ya da ücret verilerek çalıştırılan kişi. Eleman. Görevli işçi. Zanaatçı. Irgat. İşgören. Personel. Hukuk, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır.

 

Professional : Meslekten yetişme. Kararlı. Para için yapan kimse. Meslek. Fikir işçisi. Para için yapan. Mütehassıs. Mesleki. Uzman. Profesyonel.

Wage worker : Gündelikçi işçi.

Paid synonyms : nonrecreational, compensable, salary earner, paid up, compensated, paid in, subsidised, prepaid, richest, mercenary, waged, wealthier, freelance, worker, gainful, paying, subsidized, paid off, settled, salaried, loaded, monied, wealthiest, rich, wageworker, heeled, square, remunerative, receipted, mercenaries, free lance, post free, coin operated.

Unpaid : Alacaklı. Fahri. Ücretsiz. Pulsuz. Verginsiz. Karşılıksız. Ödenmemiş. Maaşını almamış. Ücreti ödenmemiş.

Nonprofessional : Profesyonel olmayan. Mesleki olmayan. Amatör oyuncu. Meslekten olmayan.

Paid ingilizce tanımı, definition of Paid

Paid kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Receiving pay. Compensated. Hired. As, a paid attorney.