Palan nedir, Palan ne demek

Palan; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

Yerel Türkçe anlamı:

Eski bez

Süpürgeotu.

Paçavra, bez parçası.

Çamaşır.

Eşya.

[Bakınız: pala]

Palan anlamı, kısaca tanımı:

Palan vurmak : Palanı hayvanın sırtına koyup bağlamak.

Pala : Kürek vb. araçların, enli ve yassı bölümü. Bez parçalarından dokunan basit kilim, yaygı. Eski, kullanılmış eşya veya giysi. Bir yere çaprazlama konulan yassı kiriş veya kereste. Kavisli, kısa, uç bölümü geniş, kabzasına doğru daralan bir kılıç kılıç.

Palandız : Çeşmenin musluk taşı.

Palandöken : Taşlık yokuş. Erzurum iline bağlı ilçelerden biri.

Palanga : Bir halatla makaralardan oluşturulan, ağır cisimleri kaldırmaya, sağa sola döndürmeye yarayan düzenek.

Palangalı : Palangası olan.

Palangasız : Palangası olmayan.

Palanka : Ağaç ve toprakla yapılmış, hendekle çevrilmiş küçük hisar.

Adi palanga : Bir tekli ve bir çiftli makaradan oluşan palanga.

Genel : Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Bir genelleme sonucunda elde edilen. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan.

 

Eşek : Atgillerden, uzun kulaklı binek ve hizmet hayvanı, merkep, karakaçan, uzun kulaklı (Equus asinus). Odun kesme, duvar örme, sıva yapma vb. işlerde kullanılan üç veya dört ayaklı sehpa.

Enli : Eni büyük olan, geniş.

Yayvan : Eni boyundan ve derinliğinden çok olan, basık ve geniş.

Yumuşak : Sessiz, hafif. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı. Kolaylıkla işlenebilen. Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı. Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal. Okşayıcı, tatlı, hoş. Ilıman (iklim), sert karşıtı. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran. Ciğerlerden gelen havanın ses yolundaki sivrilmiş ve gerilmiş kapalı bir engele çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimli, sürekli, ötümlü, tonlu, sedalı. Kolay çiğnenen, kolay kesilen.

Eyer : Binek hayvanlarının sırtına konulan, oturmaya yarayan nesne.

Palan süpürgesi : Palan bitkisinden yapılan, uzun saplı süpürge.

Palanga destekleri : Pano askılarını tutan halatları hareket ettiren makaraların iki yanındaki tahta ya da çelik destekler.

Palanga yatağı : Halatın hareket ettiği palangadaki oyuk yol.

Palangıç : Kırşehir şehrinde, Mucur belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Palank : Şekil olarak semeri andıran dört kısa bacaklı, üst yüzü halı ile kaplanmış olan oturak. (Kovalca *Bozüyük -Bilecik; Oklubalı, İnönü -Eskişehir)

Palanlı : Adıyaman ilinde, Kuyucak bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Tokat kenti, Zile ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Palanlık : Süpürge otuyla kaplı tarla.

 

Palanlıkarga : Büyük ve kara renkli karga.

Palannı : Giyimi düzensiz ve dağınık. Çok eski giysi.

Palantepe : İçel ili, Mut ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Diğer dillerde Palan anlamı nedir?

İngilizce'de Palan ne demek? : [palan (m) ] n. hoist, act of raising or lifting; something which is lifted or raised; apparatus which raises or lifts

n. scimitar, scimiter, sword, broadsword, cutlass, machete, paddle

Fransızca'da Palan : [le] palanga

Almanca'da Palan : der Sattelkissen

Rusça'da Palan : n. вьючный: вьючное седло (N)