Eşek nedir, Eşek ne demek
Eşek; bir hayvan bilimi terimidir.
- Atgillerden, uzun kulaklı binek ve hizmet hayvanı, merkep, karakaçan, uzun kulaklı (Equus asinus)

- Odun kesme, duvar örme, sıva yapma vb. işlerde kullanılan üç veya dört ayaklı sehpa.
"Eşek" ile ilgili cümle
- "Arkadaşını böyle dar vakit eşeğin üstünde görünce koştu." - F. Baykurt
Yerel Türkçe anlamı:
Üzerine herhangi bir şey koymaya yarayan destek.
Çukurda ateş yakmak için açılan hava deliği.
Elma, armut gibi meyvelerin yenildikten sonra kalan çekirdekli kısmı.
Odun koyup yakmaya yarayan ızgara.
Sel gelen yerin önüne konulan iki ayaklı sehpa.
Odunu boyuna yarmak için kullanılan bir araç.
Duvar örmek ve sıva yapmak gibi işlerde kullanılan dört ayaklı sehpa.
Üç ayaklı sehpa.
Hızarla odun kesmek için kullanılan tezgâh.
Üzerinde ince odunları kesmek için kullanılan kalın ağaç ya da kütük.
Telli sazlarda üzerine telin bindiği köprü.
Odun kesmek için kullanılan üç ya da dört ayaklı sehpa.
Biyoloji'deki anlamı:
[Bakınız: evcil Afrika eşeği]
Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:
Boyanacak ipleri asmak için kullanılan bir ucu duvara çakılı deynek. (*Bor -Niğde)
Üzerine deri asmağa yarayan sehpa biçiminde araç. (*Bor -Niğde)
Zooloji alanındaki anlamı:
(Equus asinus) Tek-parmaklılar (Perissodactyla) takımının atgiller (Equidae) familyasından bir memeli türü. Yüksekliği 120 cm. Yelesi ve kuyruğu kısa kulakları uzundur. Yavaş ve sabırlı bir hayvandır. Afrikadan dünyaya yayılmıştır. Bir çok çeşitleri vardır.
Diğer sözlük anlamları:
Elma, ayva, armut gibi meyvaların, içinde çekirdekler bulunan ve yenmiyen sert kısmı.
İngilizce'de Eşek ne demek? Eşek ingilizcesi nedir?:
ass
Osmanlıca Eşek ne demek? Eşek Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
merkep, himar
Eşek hakkında bilgiler
Eşek (Equus asinus), atgiller (Equidae) familyasının evcilleştirilmiş türlerinden biridir.
Eşeklerin inatçı olduklarına dair oluşan fikir, kimi zaman sahiplerinin bu hayvanların oldukça gelişmiş "kendini koruma dürtülerini" yanlış algılamalarından kaynaklanmaktadır. Bir eşeğe, onu zorlayarak ya da korkutarak, kendi yararına olmadığına güdülendiği bir işi yaptırmaya çalışmak oldukça zordur.
Eşeklerin davranış ve bilişleri üzerine yapılmış olan ciddi çalışmalar sonucunda, bu hayvanların oldukça zeki, dikkatli, arkadaş canlısı, oyuncu ve öğrenmeye meraklı gibi görülmektedir.
2006 yılında Fransa'da yapılmış olan araştırmalara göre eşek sütünün protein bakımından en zengin süt olduğu kanıtlanmıştır.
Eşek ile ilgili Cümleler
- Bazı çiftçiler koyunlarını vahşi köpeklerden korumak için eşekleri kullanıyorlar.
- Tüm bunlar eşek şakası gibi.
- Kadın olmak zordur. Erkek gibi düşünmeyi, hanımefendi gibi davranmayı, genç kız gibi görünmeyi ve de eşek gibi çalışmayı gerektirir.
- Bir eşekarısı sürüsü çocuklara saldırdı.
- Eşek gibi çalışıp bey gibi yemek.
- Bu bir tür eşek şakası olmasa iyi olur.
- Eşek hoşaftan ne anlar?
- Eşekler dayanıklı hayvanlardır.
- Eşek hoşaftan ne anlar.
- Dehlemek, eşek ve at gibi binek hayvanları yürütmek demek.
- Eşeğe altın semer de vursan eşek yine eşektir.
- Eşek anırıyor.
Eşek anlamı, tanımı:
Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse). Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık.
Eşek bile bir düştüğü yere bir daha düşmez : "aptal kişi bile başına gelen felaketten ders alır, o felakete yol açan şeylerden kendisini korur" anlamında kullanılan bir söz.
Eşek çamura çökerse sahibinden gayretlisi olmaz : "bir kimsenin işi bozulduğunda, durumunu düzeltmek için en büyük çabayı kendisinin göstermesi gerekir" anlamında kullanılan bir söz.
Eşek derisi gibi : Derisi çok kalın. duygusu az, duygusuz.
Eşek eşeği ödünç kaşır : "çıkarcı, başkasına yardım ederken ileride onun da kendisine yardım edeceğini düşünür" anlamında kullanılan bir söz.
Eşek gibi : Kaba, düşüncesiz.
Eşek kadar : Büyük, iri, aşırı derecede gelişmiş.
Eşek kocamakla tavla başı olmaz : "anlayışsız kişi ne kadar yaşlanırsa yaşlansın baş olacak bir olgunluğa ulaşamaz" anlamında kullanılan bir söz.
Eşek kulağı kesilmekle küheylan olmaz : "aslında niteliksiz olan bir şeye ne yapılsa değişmez" anlamında kullanılan bir söz.
Eşek kuyruğu gibi ne uzar ne kısalır : Durumunda, çalışmasında hiçbir gelişme görülmeyen kimseler için kullanılan bir söz.
Eşek sudan gelinceye kadar dövmek : Adamakıllı dövmek.
Eşeğe altın semer vursalar yine eşektir : "insanlık değerinden yoksun kişi, kılık kıyafetle, makam ve mevkiyle değer kazanmaz" anlamında kullanılan bir söz.
Eşeğe gücü yetmeyip semerini dövmek : Güçlü birine kızıp da ondan alamadığı hıncını çevresindekilerden çıkarmak.
Eşeği dama çıkaran yine kendi indirir : "yanlış yapan kimse, yanlışı yine kendisi düzeltir" anlamında kullanılan bir söz.
Eşeği sahibinin dediği yere bağla da varsın kurt yesin : "sana emanet edilen bir işi sahibinin isteğine uygun olarak yap, kötü bir sonuç ortaya çıkarsa sen sorumlu olmazsın" anlamında kullanılan bir söz.
Eşeği yoldan çıkaran sıpanın oynaması : "çocuklarının düzensiz davranışı, anne babayı rahatsız eder" anlamında kullanılan bir söz.
Eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürmek : Bir şeyi birinin aklına getirmek.
Eşeğin kuyruğu gibi : Her zaman aynı durumda kalan, hiç değişikliğe uğramayan.
Eşeğin ölümü köpeğe ziyafettir : "bir kişinin uğradığı zarar kimi zaman bir başkası için çıkar kaynağı olur" anlamında kullanılan bir söz.
Eşeğini sağlam kazığa bağlamak : İşini güven altına almak.
Eşekten düşmüşe dönmek : Kötü bir duruma düşmek. çok şaşırmak, donup kalmak.
Eşek arısı : Zar kanatlılar takımından, zehirli iğnesi olan bir tür iri yaban arısı (Vespa crabro).
Eşekbaşı : Yetkisi önemsenmeyen, gücünü gerektiği gibi göstermeyen kimse.
Eşek cenneti : Öbür dünya. Zindan.
Eşek davası : Bir dik üçgende hipotenüsün karesinin dik kenarların kareleri toplamına eşit olduğunu kanıtlayan teorem.
Eşek dikeni : Kenger.
Eşek hıyarı : İt hıyarı.
Eşek inadı : Söylediğinden veya yaptığından dönmeme, çok direnme.
Eşek kafalı : Kalın kafalı, anlayışsız, kavrayışsız (kimse).
Eşekkulağı : Karakafes.
Eşek marulu : Yabani marul.
Eşek maydanozu : Maydanozgillerden iki yıllık otsu bir bitki (Anthriscus silvestris).
Eşekoğlueşek : Kurnaz, işini bilen, düzenbaz, açıkgöz, uyanık kimse. Hakaret içeren bir seslenme sözü.
Eşek otu : Evliya otu.
Eşek sıpası : Sövgü bildiren bir söz. Sevgi belirtisi olarak kullanılan bir söz.
Eşeksırtı : Beşikörtüsü.
Eşek şakası : Başka birine yapılmış olan ağır şaka.
Şeddeli eşek : Çok kaba ve yeteneksiz kimse.
Uzuneşek : Eğilmiş ve biri ötekinin arkasına tutunmuş birkaç kişinin üzerinden atlanılarak oynanan bir oyun.
Marsıvan eşeği : Geri zekâlı, çok kaba ve aptal kimse. Gayet iyi cins eşek, marsıvan ayısı.
Ocakeşeği : Ocakta odunları dayayarak çatmaya yarayan üç ayaklı demir araç.
Yaban eşeği : Atgillerden, Hazar Denizi dolaylarında yaşayan, eşeğe çok benzeyen yaban hayvanı (Equus onager).
Yereşeği : Makaslı böcek.
Eşek at olmaz ciğer et olmaz : "soysuz kişi soylu olmaz, bayağı şey üstün nitelik kazanmaz" anlamında kullanılan bir söz.
Eşek hoşaftan ne anlar : "bilgisiz, görgüsüz kimse ince, güzel şeylerin zevkine varamaz, değerini ölçemez" anlamında kullanılan bir söz.
Eşekçe : (eşe'kçe) Kaba bir biçimde. Kaba.
Eşekçi : Eşeklerle yük taşıyan veya insan gezdiren kimse, merkepçi.
Eşekçilik : Eşekçinin yaptığı iş, merkepçilik.
Eşekleşme : Eşekleşmek işi.
Eşekleşmek : Çok anlayışsız ve kaba davranışlarda bulunmak.
Eşeklik : Anlayışsızlık ve kaba davranış.
Eşeklik etmek : Anlayışsızlık etmek, kaba davranmak.
Aksak eşekle yüksek dağa çıkılmaz : "eksik aletle sağlıklı iş yapılmaz" anlamında kullanılan bir söz.
Anasını eşek kovalasın : Sözü edilen kimse veya iş için bıkkınlık, dikkate almama ve umursamama anlatan bir söz.
At pazarında eşek osurtmuyoruz : Söyleneni dinlemeyene uyarı amacıyla söylenen bir söz.
Atlar tepişir arada eşekler ezilir : "büyüklerin çatışmasından küçükler zarar görür" anlamında kullanılan bir söz.
Attan düşene yorgan döşek eşekten düşene kazma kürek : "soylu kimse yüzünden başımıza gelen felaketi çabuk atlatırız, soysuz kimse yüzünden başımıza gelen felaketi kolay kolay atlatamayız" anlamında kullanılan bir söz.
Canı yanan eşek attan yüğrük olur : "zarara veya kötülüğe uğrayan kimse acısını çıkarmak ve bir daha aynı duruma düşmemek için aşırı çaba harcar" anlamında kullanılan bir söz.
Deve büyüktür amma beşini bir eşek yeder : "insan görünüşte büyük olmakla akıl büyük olmaz, bir akıllı birçok az akıllıyı arkasından sürükler" anlamında kullanılan bir söz.
Dilini eşek arısı soksun : Hoşa gitmeyen bir şey konuşan kimseye söylenen bir ilenme sözü.
Her zaman eşek ölmez on köfte on paraya olmaz : "istenilen şeyi kolayca elde etme imkânı ortaya çıkınca fırsat kaçırılmamalıdır" anlamında kullanılan bir söz.
Taze ot görmüş eşek gibi : İştahlanmış bir biçimde.
Topal eşekle kervana katılmak : Yetkisi ve yeteneği olmadığı hâlde önemli bir işe katılmaya yeltenmek.
Kulaklı : Kulağa benzer çıkıntısı olan. Sapının ucunda kulak biçiminde iki geniş çatalı bulunan bir tür yatağan. İki tarafında tutulacak yeri olan yayvan tava, tencere, kazan vb. Kulağı herhangi bir biçimde olan.
Binek : Binmeye yarayan otomobil, at vb. Binmeye yarayan.
Hizmet : Birinin işini görme veya birine yarayan bir işi yapma. Bakım, özen, ihtimam. Görev, iş.
Merkep : Eşek.
Karakaçan : Eşek.
Odun : Yakılmak için kesilmiş, parçalanmış ağaç. Anlayışsız ve kaba (kimse).
Kesme : Lokum. Kesmek işi. Kıyılarımızda yaygın olarak bulunan, yuvarlak tepeli, 5 metre kadar boylu, her dem yeşil, yaprakları küçük ve kenarları testere dişli, çiçekleri yeşilimsi beyaz renkli olan bir süs ağacı, akçakesme (Phillyrea latifolia). Nazımda veya nesirde, bir cümleyi sonu anlaşılacak biçimde yarım bırakma sanatı, kat. Teneke, sac vb.ni kesmek için kullanılan makas. Kesin, değişmez, maktu. Çizgisel iki doğru parçası ve bir eğri yayı ile sınırlanan düzlem yüzeyi. Küp biçiminde veya köşeli olarak kesilmiş olan. Kesme işareti. İki çekimin birbirine doğrudan doğruya bağlanmasından, iki ayrı çekimin birbirini izlemesinden doğan durum.
Familya : Aile. Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile. Karı, eş.
Eşek alması : Yazın yetişen, lezzetsiz bir çeşit elma.
Eşek at olmaz, ciğer et olmaz : soysuz kişi soylu olmaz, bayağı şey üstün nitelik kazanmaz anlamında kullanılan bir söz.
Eşek baklası : Bakladan küçük, koyu ve alaca renkli büyük bir çeşit fasulye.
Eşek buyduran : Kış güneşi.
Eşek çıtlığı : Düzgün kamış gibi yetişen bir çeşit ot.
Eşek derbisi : Eşek Derbisi, Diyarbakır'da yer adı
Eşek elması : Yazın yetişen, lezzetsiz bir çeşit elma.
Eşek eriği : Uçları sivri ve uzun bir çeşit yeşil erik.
Eşek eyeğülü : Kolay kolay yerinden kımıldamayan, ağır hareketli, üşengen, tenbel.
Eşek gummas : Kanser.
Diğer dillerde Eşek anlamı nedir?
İngilizce'de Eşek ne demek? : adj. asinine
n. cabbagehead, Neddy, donkey, ass, moke, dicky, dickey
Fransızca'da Eşek : âne [le], grison [le]
Almanca'da Eşek : n. Esel, Grautier, Saumtier
Rusça'da Eşek : n. ишак (M), осел (M), дурак (M), остолоп (M)
adj. ослиный

Bu kısımda Eşek nedir? Eşek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Eşek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Eşek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.