Pandered türkçesi Pandered nedir

  • Dümbük.
  • Deyyus.
  • Pezevenklik etmek.
  • Kötülüğe teşvik etmek.
  • Fuhuşa teşvik etmek.
  • Pezevenk.

Pandered ingilizcede ne demek, Pandered nerede nasıl kullanılır?

Panderer : Hizmet veren. Pezevenk.

Panderers : Pezevenk. Hizmet veren.

Pander to : Kapris yapmak. Pezevenklik etmek. Çıkar amacıyla birinin olumsuz bir eğilimini tatmin etmeye çalışmak.

Pander to somebody : Yüz vermek.

Pander : Pezevenk. Deyyus. Pezevenklik etmek. Fuhuşa teşvik etmek. Kötülüğe teşvik etmek. Dümbük.

Pandermite : Pandermit.

Panderism : Pezevenklik.

Chest expander : Göğüs geliştirici spor aleti.

Expanders : Genişleten enstrüman. Açıcı. Genişletici. Ekspander. Germe aparatı. Enine açıcı. Yay. Sökme aleti. Enine açma donanımı. Büyüten veya genişleten kimse veya şey.

Pandering : Kötülüğe teşvik etmek. Kötülüğe teşvik etme. Pezevenklik etmek. Fuhuşa teşvik. Pezevenklik.

İngilizce Pandered Türkçe anlamı, Pandered eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pandered ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Panders : Kadın satıcıları.

Pander to : Kapris yapmak. Çıkar amacıyla birinin olumsuz bir eğilimini tatmin etmeye çalışmak.

Ponces : Muhabbet tellalı. Homo. Ciğeri beş para etmez. Adi. Havalı tip. Aşağılık herif. Adi şerefsiz. İbne.

 

Pulverised : Tozlaştırılmış. Toz haline gelmiş. Toz halinde. Tozlaşmış. Toz haline getirilmiş. Ezilmiş.

Traveler : Yolcu. Pazarlamacı (ingiliz ingilizcesi). Seyahat eden kimse. Transbordör. Seyyah. Gezgin. Satış temsilcisi (gezici). Seyyar iskele. Bkz.traveller. Seyahat eden.

Pimp : Kodoş. Kaltaban. Buluşturucu. Kadın tüccarı. Muhabbet tellalı. Astik. Godoş. Dasnik.

Nomad : Bir yere yerleşik olmayıp durum ve koşullara göre sürekli yer değiştiren kişi ya da topluluk. Göçer. Konargöçer. Yürük. Göçebe. Coğrafya, iktisat, tarih alanlarında kullanılır. Göçebelik yaparak hayatını sürdüren kişi. Belli bir yerde kalmayıp hayvanlarıyla birlikte, geniş, sınırları belli bir yörede otlaktan otlağa dolaşmaya ya da toplayıcılık, avcılıkla uğraşıya dayalı yaşam biçimi sürdüren topluluk.

Bawd : Muhabbet tellalı. Genelev patronu. Orospu. Genelev patroniçesi. Eski genelev patroniçesi. Pezevenk (argo terim). Fahişe.

Fine : Cezalandırmak. Ağır para cezası. Hoş. Ceza vermek. İyi. Ceza kesmek. Zamanında geri getirilmeyen kitaplar için ödünç alanın ödemesi gereken ceza. Para cezası. Ceza.

Fancy man : Sevgili. Kadın satıcısı. Aptal aşık. Acayip adam. Aşık.

Pandered synonyms : pimped, pander, fine grained, pulverized, procurer, procure, procured, bawds, bird of passage, roamer, panderers, procures, vagrant, poncing, ponce, cuckold, vagabond, pandering, pimping, small grained, pimps, procurers, easy rider, panderer, drifter, cuckolds, powdery, chicolay, rover, traveller, floater.

Pandered zıt anlamlı kelimeler, Pandered kelime anlamı

Coarse : İnce olmayan. İşlenmemiş. İri taneli. Terbiyesiz. Bayağı. Kaba saba. Yontulmamış. Adi. Kalın. Kalitesiz.

Full : Komple. Tam. Yıkayıp çektirmek. Öz. Çırpmak. Dolu. Doluluk. Yıkayıp büzmek. Kalın.