Pantheons türkçesi Pantheons nedir

  • Panteon.
  • Ulusal kahramanlar anıtı.
  • Bir halkın bütün tanrıları.
  • Ulusun bütün tanrıları.
  • En büyük tapınak.

Pantheons ingilizcede ne demek, Pantheons nerede nasıl kullanılır?

Pantheon : Bir halkın bütün tanrıları. Ulusun bütün tanrıları. Eski yunan ve roma'da en büyük tapınak. bir toplulukta tapılan tanrıların tümü. paris'te ünlü kişilerin gömülü bulundukları tapınağın adı. En büyük tapınak. Ulusal kahramanlar anıtı. Panteon.

Pantheism : Kamutanrıcılık. Panteizm. Bütün varlıkların tanrı olduğu görüşü. Tümtanrıcılık. Panteism.

Pantheist : Panteist. Kamutanrıcı. Tümtanrıcı.

Pantheistic : Panteizm ile ilgili. Panteistik. Panteizmsel. Panteist.

Pantheists : Tümtanrıcı. Kamutanrıcı. Panteist.

Hypanthium : Çukurlaşmış reseptakulum. perigin çiçeklerdeki çukurlaşmış çiçek tablası. Hipantiyum.

Apanthropy : Apantropi.

Panther cat : Panter.

Panther : Panter. Yenidünyaaslanı. Pars. Puma. Leopar. Dağ aslanı.

Panthonematic flagellum : Pantonematik kamçı. Üzerinde tüy ve kıl gibi uzantılar taşıyan kamçı.

İngilizce Pantheons Türkçe anlamı, Pantheons eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pantheons ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Collection : Yığın. Biriktirme. Bilişim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Toplanan para. Posta kutusunu boşaltma. Derleme. Tecimsel bir belgitte, bir arıtma belgitinde ya da bir başka ödeme belgitinde yazılı paranın alınması, para alma. Toplama. Para toplama. Para alımı.

 

Pantheon : Eski yunan ve roma'da en büyük tapınak. bir toplulukta tapılan tanrıların tümü. paris'te ünlü kişilerin gömülü bulundukları tapınağın adı.

Immortal : Ebedi. Ölümsüz. Daim. Baki. Sonsuz. Ölmez. Kalımlı. Ölümsüz varlık.

Deity : Tanrısal konum. Tanrıça. İlah. Mabut. Tanrılık. Çoktanrıcılıkta var olduğuna inanılan insanüstü varlıklardan her biri. acunda varolan her şeyin yaratıcısı ve buyurucusu olduğuna inanılan yüce varlık. Tanrısal varlık. Tanrı.

Accumulation : Teraküm. Toplanma. Biriktirme. Ürem ve diğer kazançların ana paraya eklenmesi. bir amaç için para biriktirme. Yığın. Birikim. Toplumların ekinsel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci. Birikme. Herhangi bir ilaç veya zehirli maddenin değişik nedenlere bağlı olarak bazı organ veya dokularda birikmesi, akümülasyon. Yığılma.

Aggregation : Kümelenme. Küme. Toplanma, bir araya gelme, kümeleşme. saldırı, canlılar arasında beslenma, çiftleşme, yuva alanının korunması gibi savunma, korku veya rekabetle ilgili davranışlar. Sosyete teşkil etmeyen bir türün bireylerinin bir yerde toplanması. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Birikim. Hücrelerin yuvarlaklaşması ve üzüm salkımı biçiminde bir araya toplanması. birleştirme, toplayıp yığma, kümelenme, kan pulcuklarının kümelenmesi gibi. Yığışma. Yığın. Yığışım.

 

Assemblage : Küme. Birleştirme. Bir araya toplanma. Montaj. Meclis. Bir araya toplama. Topluluk. Toplama. Toplantı. Kalabalık.

Divinity : Tanrı. Tanrıça. İlahe. İlah. Tanrıbilim. Tanrılık. Melek. Tanrısallık. Bir tür turta. İlahiyat.

Temple : Çımbar. İbadethane. Tanrıya tapınılan yapı. Tapınak. Enine açıcı. Kumaşı tezgahta gergin tutan ağaç. Cımbar. Mabet. Sinagog.

God : Mabut. Tapı. Put. Allah. Hak. Cenab-ı hak. Hakim. İlah. Tanrı. Canan.