Parataxis türkçesi Parataxis nedir

  • Bağlaçsız birleşim.
  • Parataksi.

Parataxis ingilizcede ne demek, Parataxis nerede nasıl kullanılır?

Paratenic host : Parazitlerin enfeksiyöz evrelerinin içerisinde toplandığı ancak gelişim göstermediği konak, taşıyıcı konak. Paratenik konak.

Parathion : Paration. Paratyon. Paratiyon.

Parathormone : Paratiroit hormonu. Paratiroit hormon. Parathormon. Paratiroid hormonu.

Parathyrin : Paratirin. Paratiroit hormonu.

Parathyroid : Küçük kalkan bezi anat. Tiroit bezinin gerisinde yerleşmiş bir salgı bez. Paratiroit. Paratiorit bezi. Paratiroid. Paratiroit bezi.

Parathyroidectomy : Paratiroid çıkarımı. Paratiroidektomi.

Parathyroids : Paratiroit bezi. Küçük kalkan bezi anat. Paratiorit bezi. Paratiroid.

Parathyrotoxicosis : Hiperparatiroidi.

Parathyroid cyst : Paratiroit kisti. Embriyonun oluşum sürecinde paratiroit beziyle timüs arasında var olan kanalın kalıntısından gelişen kist, kursteiner kisti.

Parathyroid hormone : Paratiroit hormon. Pth. Paratiroid hormon. Paratiroit hormonu. Paratiroit bezinden salınan, osteoklastları uyaran, osteoblastları baskılayarak kalsiyumun kemiklerden hücre dışı sıvısına salınmasını sağlayan, dolaylı olarak kalsiyumun bağırsakardan emilimini artıran, böbrek tübüllerinden kalsiyumun geri emilimini sağlayan, böbreklerle fosfat atılımını artıran, kemik metabolizmasının en önemli düzenleyicisi olan polipeptit yapıda, 84 amino asitten oluşan bir hormon, parathormon, pth. paratiroit hormon salgısı, hücre dışı sıvısında kalsiyum seviyesi düşünce artar. etkisi kalsitoninle zıt ilişkilidir. Paratiroid hormonu.

 

İngilizce Parataxis Türkçe anlamı, Parataxis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Parataxis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fault : Başlama atışının kurallara uygun olarak yapılmaması. Fay. Kusur bulmak. Kırık. Bozukluk. Kayaç kütlelerinin, bir kırılma düzlemi boyunca yerlerinden kayması. Suç. Hatası olmak. Yönetmeliğe aykırı hareket. Kabahat.

Slip : Sürçmek. Çözülmek. Kötüye gitmek (durum). Sıyırmak. Kaydırmak. Gizlice vermek. Kaybetmek. Çıkarmak. Gerilemek.

Mistake : Yanlış anlamak. Yanılmak. Yanlışlık. Başkasına benzetmek. Şaşırmak. Yanlış. Yanılgı. Karıştırmak. Hata. Başkası sanmak.

Miscue : Yanlış vuruş yapma (bilardo). Hata. Dalgınlıkla yapılan hata. Yanlış.

Error : Dalalet. Suç. Günah. Bir niceliğin gerçek değeri ile ölçülen değer arasındaki fark. Yanlış. Yanlışlık. Hata. Bilgisayar, eğitim, fizik, uzay alanlarında kullanılır. Yanılma. Doğabilimsel ölçümlerde ölçü aygıtlarından, insan değerlendirmelerinin yetersizliğinden kaynaklanan belirsizlikler.

Slip up : Yanılmak. Ceviz kırmak. Küçük bir hata yapmak. Yanlış yapmak. Sürçmek. Hata yapmak.

Freudian slip : Sehvi kelam. Freudyan dil sürçmesi. Konuşanın istemeyerek bilinçaltındaki düşüncelerini açıklaması. Dil sürçmesi. Dil sürçmesi ile bilinçaltındaki fikirleri açıklama. Freud sürçmesi.

Parataxis ingilizce tanımı, definition of Parataxis

Parataxis kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The mere ranging of propositions one after another, without indicating their connection or interdependence. Opposed to syntax.