Pares türkçesi Pares nedir

Pares ile ilgili cümleler

English: My mother prepares my meals.
Turkish: Benim yemeklerimi annem hazırlar.

English: The cook prepares different dishes every day.
Turkish: Aşçı her gün farklı yemekler hazırlar.

English: That restaurant prepares two thousand meals every day.
Turkish: O restoran her gün iki bin yemek hazırlar.

English: She prepares wholesome meals for her family.
Turkish: Ailesi için sağlıklı yemekler hazırlar.

Pares ingilizcede ne demek, Pares nerede nasıl kullanılır?

Primus inter pares : Eşitlerin birincisi.

Paresis : Parezis. Parezi. Frengi felci. Yarı felç. Kısmi felç. Hafif felç. Herhangi bir kas veya kas grubunda hareket gücünün kısmen kaybı, parezis.

Paresis puerperalis : Puerperal parezis. Süt humması.

Paresthesia : Karıncalanma veya yanma hissi gibi duyusal bozukluklar. Herhangi bir vücut bölgesinde otonom sinir sistemi dengesizliğine bağlı olarak gelişen geçici his yokluğunun eşlik ettiği uyuşma ve karıncalanma hali. Uyuşma. Dokunma yanılgısı. Parestezi. Parestezik.

General paresis : Genel felç. Frengi felci.

Acroparesthesia : Akroparestezi.

Hemiparesis : Hemipleji. Hemiparezi. Yarı felç. Yarım felç. Vücudun bir parçasının işlevini yitirmesi durumu.

 

Spares : Canını bağışlamak. Kıymamak. Bağışlanmak. Öldürmemek. İdareli kullanmak. Ayırmak. Tutumlu olmak. Korumak. Harcamamak. Kaçınmak.

Prepares : İhzar etmek. Hazır etmek. Pişirmek. Düzmek. Yapmak. Düzenlemek. Hazırlanmak. Hazırlık yapmak. Donatmak. Hazırlamak.

Nervus paresis : Bir kas grubunu uyaran motorik gangliyonların kısmen harap olması veya sinir liflerinin herhangi bir biçimde baskı altında kalarak implusları normal biçimde iletmemesi sonu biçimlenen yarı felç. Sinirsel parezis.

İngilizce Pares Türkçe anlamı, Pares eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pares ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chisel : Kalemle oymak. Oymak. Heykeltıraş kalemi. Keski. Dolandırmak. Kalem. Yont. Kazıklamak.

Bastille : Cezaevi kalesi (adını 14'üncü yüzyılda yapılmış ve 1789'da yıkılmış olan bastille isimli paris'teki bir hisardan almaktadır). 14. yüzyılda paris'te inşa edilen ve 17.-18. yüzyıllarda eyalet hapishanesi olarak kullanılan hisar. Hapishane hisarı.

Chiseling : Oymak. Kazıklamak. Dolandırmak. Taraklama. Pürüzlendirme. Kesme işlemi. Sızdırmak. Yontma.

Peel off : Kabuk soymak (meyve vb). Kabuğunu soymak (meyve vb). Soymak. Bıçakla sıyırmak. Soyulmak. İnişe geçmek. Parça parça soymak. Çırılçıplak bırakmak. Sıyırmak. Dökülmek (deri).

Amputate : Kesmek (ağaç, organ). Kesmek (ağaç veya organ vb). Organını almak. Bir kılganı kesmek. Kesmek (bir uzvu). Kesmek. (organ veya ağaç) kesmek.

Attenuates : Hafifletmek. Sindirmek. Hafifleştirmek. Söndürmek. Zayıflatmak. Değerini düşürmek. İnceltmek. Daraltmak. Seyreltmek.

 

Amputates : Kesmek (ağaç, organ). (organ veya ağaç) kesmek. Organını almak. Kesmek (ağaç veya organ vb). Kesmek. Kesmek (bir uzvu).

Cut away : Bağlayıcı çekim. Bir görünçlüğün kurgusunda zaman ya da akıcılık yönünden duyulan boşluğu doldurmak için kullanılan çekim. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Film çekimi sırasında hızlıca başka bir sahneye geçmek veya başka bir şeye odaklamak (örneğin, savaş sahnesinin çekimi sırasında, askerin yaralandığı zaman yönetmen 'şimdi kesip atın!' diye bağırdı). Kesip atmak. Kesip çıkarmak. Tüymek. Kesip çıkartmak. Kesip çıkartmak (örneğin, oğluma ağaçtan dışarı uzanan dalları kesmesini rica ettim).

Blinked : Göz kırpmak. Göz ardı etmek. Parlamak. Görmemezlikten gelmek. Titreşerek parlamak. Kırpıştırmak. Yanıp sönmek (ışık). Kaçınmak. Göz yummak.

Blink : Görmemezlikten gelmek. Kaçınmak. Göz ardı etmek. Yanıp sönmek. Göz yummak. Işıldamak. Kırpıştırmak. Parlamak. Yanıp sönmek (ışık).

Pares synonyms : capital of france, tuileries palace, louvre museum, french republic, ile st louis, montmartre, city of light, tuileries, paris university, orly, flay, clichy, university of paris, tuileries gardens, clichy la garenne, left bank, cut, lop, pared, chiselling, checks, latin quarter, hackle, skin, amputating, lopped, peel, chipped, axe, lops, axed, nips, choke off.

Pares zıt anlamlı kelimeler, Pares kelime anlamı

Increase : Eder artırımı. Zam yapmak. Büyümek. Artışa geçmek. Artırmak. Yükselmek. Çoğalmak. Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması. Artma.