Pathogenic türkçesi Pathogenic nedir

  • Sayrıgan.
  • Hastalandıran.
  • Sayrıl.
  • Hastalık yapıcı.
  • Patojenik.
  • Hastalığa neden olan.
  • Hastalığa yol açan.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Mikrobik.
  • Hastalığın nedenini oluşturan, patojen olan.
  • Hastalık bulaştırıcı.

Pathogenic ingilizcede ne demek, Pathogenic nerede nasıl kullanılır?

Pathogenic bacteria : Patojenik bakteri.

Pathogenic bacterium : Patojen bakteri.

Pathogenicity : Patojenezite. Bir etkenin hastalık oluşturma yeteneği. Patojenlik. Hastalık oluşturma özelliği, patolojik değişiklikler veya hastalık oluşturma yeteneği. Patojenisite. Patojenite. Sayrıganlık.

Enteropathogenic : Bağırsakta hastalık yapan anlamında olup çoğunlukla epec için kullanılan bir deyim. Enteropatojenik.

Enteropathogenic colibacillosis : Escherchia coli’nin insan ve hayvanların bağırsaklarına yapışarak koloni oluşturmasıyla belirgin hastalık. Enteropatojenik kolibasillozis.

Intracellular pathogens : Konak hücreleri içinde yaşama ve çoğalma yeteneğinde olan patojenler. Hücre içi patojenler. Hücre içinde yaşama ve çoğalma yeteneğinde olan veya yaşamaları için zorunlu olarak konak bir hücreye gereksinim duyan, başta virüsler olmak üzere bazı mikroorganizmalar.

Enteropathogenic escherichia coli : Epec. İnsanlarda mide ve bağırsaklarda yangıya neden olan escherichia coli’ nin bilinen 4 grubundan biri, epec. Enteropatojenik escherichia coli.

 

Oppurtunistic pathogen : Oportünistik patojen. Normal koşullarda hastalık yapmayan ancak, o mikroorganizmaya karşı vücut direnci azaldığında hastalık yapabilen mikroorganizmalar.

Digital pathogen : (bilgisayar) bilgisayarlara ağlara veya başkaca elektronik aletlere zarar veren bilgisayar virüsü veya diğer türlü yazılım. Dijital patojen.

Pathogenetic : Patojenetik.

İngilizce Pathogenic Türkçe anlamı, Pathogenic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pathogenic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Microbic : Mikropla ilgili.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Abaxial : Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksendışı. Aks kemiği dışında. Eksen dışı. Abaksiyal. Eksenden uzak.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

Microbial : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Mikrobiyen. Mikroorganizmaların neden olduğu olay. Mikrobiyal. Mikropların sebep olduğu olay.

Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Kesimevi. Salhane. Mezbaha.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

 

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Infective : Bulaşan. İnfektif. Hastalığa neden olmaya veya hastalık yaymaya eğilimli. Bulaşıcı. Enfektif.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

Pathogenic synonyms : morbific, abdomen, pathogen, abdominal pain, sickening, a c syndrom, a crochordon, a c deformity, abdominal distention, abdominal palpation, unhealthful, a band, a clay.

Pathogenic zıt anlamlı kelimeler, Pathogenic kelime anlamı

Healthful : Sıhhatli. Sağlıklı. Hasiyetli. Yararlı. Sağlık için faydalı. Sağlığa yararlı. Sıhhi. Şifa verici.

Pathogenic ingilizce tanımı, definition of Pathogenic

Pathogenic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A pathogenic bacterium. As, a pathogenic organism. Producting disease. Of or pertaining to pathogeny.