Pauper türkçesi Pauper nedir

  • Fakir kişi.
  • Yoksul.
  • Mutlak yoksulluk durumunda olan kişi.
  • Fakir.
  • İktisat alanında kullanılır.

Pauper ingilizcede ne demek, Pauper nerede nasıl kullanılır?

Pauper labour : Düşük verginli işgücü. Düşük ücretli işgücü.

Paupering : Fakir. Fakir kişi. Yoksul.

Pauperisation : Yoksullaştırma.

Pauperise : Muhtaç etmek. Dilenecek duruma getirmek. Fakirleştirmek. Dilenci durumuna getirmek.

Pauperised : Dilenecek duruma getirmek. Dilenci durumuna getirmek. Fakirleştirmek. Muhtaç etmek.

Pauperism : Fakirlik. Yoksulluk.

Depauperated : Verimsizleştirmek. Fakirleştirmek. Yoksullaştırmak.

Pauperization : Fakirleştirme. Yoksullaştırma. Muhtaç etme.

Pauperizing : Dilenci durumuna getirmek. Fakirleştirmek. Muhtaç etmek. Dilenecek duruma getirmek.

Depauperate : Yoksullaştırmak. Verimsizleştirmek. Fakir. Fakirleştirmek.

İngilizce Pauper Türkçe anlamı, Pauper eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pauper ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Indigent : Züğürt. Muhtaç. Sefil.

Beggar : Ahbap. Süründürmek. Tip. Fakirleştirmek. Dilenci. Yoksullaştırmak. Herif.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

 

Needier : İlgi veya alaka veya dikkat isteyen veya bekleyen. Varlıksız. Muhtaç. Garip. Yardım veya destek bekleyen. Düşkün.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Depauperate : Verimsizleştirmek. Yoksullaştırmak. Fakirleştirmek.

Destitute : Yoksun. Boynu bükük. -den yoksun. Sefil. Muhtaç. Çulsuz. Dımdızlak. Mahrumiyet. Mahrum. Aç biilaç.

Fakir : Fakir (hindu). Dolandırıcı. Hint fakiri. Numaracı. Derviş. Sahtekar.

Neediest : Garip. Muhtaç. Varlıksız. İlgi veya alaka veya dikkat isteyen veya bekleyen. Yardım veya destek bekleyen. Düşkün.

Pauper synonyms : poor person, ability rent, a shift in individual demand, badly off, derelict, faquir, footy, a pass through certificate, paupering, distressed, destitute of, down and out, hand to mouth, ability to pay approach, a change in supply, ability to pay principle, in need, needy, impecunious, a shift in supply, mendicant, a change in demand, abnormal budget expenditures, a group shares, a type mutual funds, indigents, starveling, impoverished, have not, abnormal budget, fakirs, necessitous, abolition of forced labour convention.

Pauper ingilizce tanımı, definition of Pauper

Pauper kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, pouper immigrants, pouper labor. A poor person. Especially, one development on private or public charity. Also used adjectively.