Pavilion türkçesi Pavilion nedir

  • Pavyon (hastanede).
  • Oyuncuların maçı izlediği yer.
  • Süslü hafif yapı.
  • Kasır.
  • Köşk.
  • Pavyon.
  • Pavyon (fuarda).
  • Büyük çadır.
  • Müzikhol.
  • Eğlence çadırı.
  • Otağ.
  • Pavyon (fuar).
  • [#yazlık Yazlık ev].

Pavilion ingilizcede ne demek, Pavilion nerede nasıl kullanılır?

Pavilion roof : Topuzçatı. Çadırçatı.

Pavilions : Pavyon (fuar). Kasır. Yazlık ev. Pavyon. Büyük çadır. Pavyon (fuarda). Otağ. Köşk. Süslü hafif yapı. Eğlence çadırı.

Pavid : Korkmuş. Korkudan tir tir titreyen.

Paving : Kaldırım. Yol döşeme. Asfaltlama. Yol kaplama. Yol döşeme gereci. Taş döşeme. Kaplama. Yol yüzeyi.

Paving beetle : Kaldırımcı tokmağı.

Pavings : Kaldırım. Kaplama. Asfaltlama. Yol döşeme. Yol kaplama. Taş döşeme. Yol yüzeyi. Yol döşeme gereci.

Paving tile : Taban çinisi. Yer karosu. Çini. Kaldırım taşı. Kaldırım tuğlası.

Pavior : Kaldırımcı.

Paving materials : Yol kaplama malzemesi. Kaplama malzemesi. Kaplama gereci.

Paving machine : Yol kaplama makinesi.

İngilizce Pavilion Türkçe anlamı, Pavilion eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pavilion ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cottages : Kırevi. (genelde eşcinseller) topluma açık bir yerde seks yapmak. Küçük ev. Sayfiye evi. Kır evi. Kulübe.

Cottage : Sayfiye evi. Kırevi. Kulübe. Küçük ev. (genelde eşcinseller) topluma açık bir yerde seks yapmak. Kır evi.

 

Villa : Kırevi. Villa. Yazlık yerlerde veya şehir dışlarında bahçeli. Müstakil ev. Yazlık köşk. Konak.

Tent : Oba. Tente. Coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yaşamlarını hayvanlarıyla birlikte yer değiştirerek sürdüren göçebelerin kurulup sökülerek taşınabilen ve bir tür ev sayılan barınağı. Kalın bezden, keçeden, deriden ya da kıl dokumadan yapılıp direklerle tutturularak kurulan barınak. Çadır. Yara mili. Düz bağırsağa uygulanmak için hazırlanan konik biçiminde, vücut ısısında eriyen bir ilaç biçimi, şaf, suppozotivar. Cerrah mili.

Summer house : Bir kişinin ya da ailenin, genellikle kent dışında ve yörekentlerde bulunan, yaz aylarında dinlenmek için gidip kaldığı ikincil konut. Sayfiye. Yaz evi. Yazlık. Çardak.

Mansion : Kaşane. Mansiyon. Konak. Orta çağ oyunlarında yan yana kurulan en çok da roman memleketlerinde önü açık kulübeler (bk. evler, simültane sahne.). Yalı. Eş zamanlı sahne. Malikane. İlk kez ortaçağ'ın dinsel oyunlarıyla ortaya çıkan, seyirciye göre solda cennet, sağda cehennem olmak üzere, bu iki uç kavram arasındaki yerleri aynı oyun alanı üzerinde, yerleşik biçimde kapsayan sahne türü.

Summerhouses : Çardak. Bahçe pavyonu. Kameriye. Kamerye. Yazlık.

Kiosk : Küçük kulübe. Bilköşk. Kulübe. Alısün kulübesi. Bilgisayar köşkü. Pavyon (parkta bulunan ve büyük bir kameriyeye benzeyen). Telefon kulübesi. Büfe.

Manor house : Malikane köşkü. Malikane. Malikane konağı.

Pavilion synonyms : music hall, belvederes, villas, manor, privy, pavilions, marquees, belvedere, beach house, summerhouse, kiosque, chalets, privies, collapsible shelter, variety theater, marquee, marque, chalet, garden house, boite, kiosks, variety theatre, marques, cabaret, cabarets.

 

Pavilion ingilizce tanımı, definition of Pavilion

Pavilion kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To furnish or cover with, or shelter in, a tent or tents. Esp., a tent raised on posts. A marquee. A large tent. A temporary movable habitation.