Paytak nedir, Paytak ne demek
Paytak; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni arapça dilinden gelmektedir.
Yerel Türkçe anlamı:
Çok çiğnenmiş, gezilmiş, basılmış toprak : Bu yer paytak olmuş.
Peltek, kekeme.
Eğri bacaklı (insan ya da hayvan).
Eğri bacaklı insanın yürüyüşü için.
Yamuk, eğri.
Düztaban.
Ördek yavrusu.
Fransızca'da Paytak ne demek?:
genu-varum, jambe arquée
Paytak anlamı, kısaca tanımı:
Paytak adım : İki yana sallanarak yürüme.
Paytakça : Biraz paytak, paytak gibi, paytağa benzer. (payta'kça) Paytak bir biçimde.
Paytaklık : Paytak olma durumu.
Çarpı : Kaba sıva, çarpma sıva. Birbiriyle çarpılan iki sayı arasına konulan işaret: "a x b" veya "a . b", "a çarpı b" diye okunur.
Bacaklı : Bacakları uzun olan, uzun boylu. Bacağı olan. Felemenk altını.
Satranç : İki kişi arasında altmış dört kareli bir tahta üzerinde değerleri ve adları değişik siyah ve beyaz on altışar taşla oynanan bir oyun.
Oyun : Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Kumar. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç. Hile, düzen, desise, entrika. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma.
Piyade : Bir çift kürekle yönetilen bir tür hafif kayık. Yaya olarak savaşan askerlerin oluşturduğu sınıf. Piyon. Bu sınıftan olan asker. Yaya.
Çarpık : Kötü. Gerektiği gibi olmayan, düzgün olmayan. Aksi, ters, huysuz bir biçimde. Düzgünlüğünü yitirerek eğrilmiş, doğru karşıtı.
Eğri : Bir olayın şiddetindeki azalış ve çoğalışları gösteren çizgi. Doğru veya düz olmayan çizgi, yüzey. Yanlış bir biçimde. Doğru veya düz olmayan, bir noktasında yön değiştiren, çarpık, münhani, doğru karşıtı. Yay gibi kavislenmiş, eğmeçli, mukavves. Yatay veya düşey olmayan, bütünüyle bir yana eğilmiş bulunan, eğik, mail.
Paytak paytak : İki yana sallanarak, ördek gibi yürüyüş için.
Paytaklanmak : Sallanmak, dalgalanmak, yalpalanmak.
Paytaklaşma : Paytaklaşmak işi.
Paytaklaşmak : İki yana salınarak yürümek. İlgili cümle: "Biz yaklaşınca kaz daha fazla paytaklaştı." R. N. Güntekin.
Diğer dillerde Paytak anlamı nedir?
İngilizce'de Paytak ne demek? : adj. knock kneed
Fransızca'da Paytak : cagneux/euse, bancal/e
Almanca'da Paytak : krummbeinig
Rusça'da Paytak : n. пешка (F)


Bu kısımda Paytak nedir? Paytak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Paytak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Paytak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.