Piyade nedir, Piyade ne demek

Piyade; bir askerlik terimidir. kökeni farsça dilinden gelmektedir.

  • Yaya olarak savaşan askerlerin oluşturduğu sınıf.
  • Bu sınıftan olan asker
  • Piyon.
  • Yaya.
  • Bir çift kürekle yönetilen bir tür hafif kayık.

"Piyade" ile ilgili cümle

  • "Sınıfımda piyade birincisi olarak çıktım." - Ö. Seyfettin
  • "Piyadeler savaşta genellikle en önde giderler."

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Bir çift kürekle çekilen küçük boy sandal.

Tarih'teki anlamı:

Yepelek yapılı bir tür gezinti kayığı.

Yaya askeri.

İngilizce'de Piyade ne demek? Piyade ingilizcesi nedir?:

small boat

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Balıkesir ilinde, Durak bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Piyade hakkında bilgiler

Piyade, kara ordusundaki temel muharip sınıftır. Muharebede en önde bulunan, gerektiğinde düşmanla göğüs göğüse muharebe edecek olan askerlerden oluşur. Piyadeler, timden tabura kadar müstakil kuruluş içinde görev yaparlar.

TSK'da piyade sınıfı yakalarındaki yeşil zemin üzerine çapraz tüfekten ayırt edilebilir. Piyadenin temel silahı piyade tüfeğidir.

Piyadenin muharebede vazifesi: Ateş ve manevra ile düşmana yaklaşmak, onu esir almak, imhâ etmek veya ateş, yakın muharebe ve karşı darbe ile düşmanın taarruzunu durdurmak ve püskürtmektir. Bir bölgenin tam olarak ele geçirilebilmesi ve kontrol altına alınabilmesi, ancak piyade birliklerinin mevcudiyeti ile mümkündür.

 

Piyade ile ilgili Cümleler

  • O, piyadeye katıldı.
  • Yarın yapılacak olan üç kilometrelik koşuda, piyade tüfeğiyle atışta, tabancayla atışta yer almak istiyorum.
  • Belki piyade tüfeği ve tabanca atışında hedefi vuramam ama arkamdan gelen vurur.
  • Ali deniz piyadelerine katıldı.

Piyade kısaca anlamı, tanımı:

Asker : Topluluk düzenine saygısı olan, disiplinli. Askerlik görevi veya ödevi. Er. Yurdunu iyi koruyan, kahraman özelliği taşıyan. Orduda görev yapan erden generale kadar herkes.

Sınıf : Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri. Derslik. Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas. Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü. Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri.

Sakıncalı piyade : Kendisine pek güvenilmeyen, huzursuzluk çıkarabilecek kimse.

Deniz piyadesi : Çıkarma harekâtında kıyıya ulaşacak tarzda eğitilen deniz kuvvetlerine özgü sınıf.

Savaş : Uğraşma, kavga, mücadele. Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla girişilen mücadele. Devletlerin diplomatik ilişkilerini keserek giriştikleri silahlı mücadele, harp, cenk, cidal.

Piyon : Satrançta oyunun başında ön sıraya dizilen, bulundukları sıra üzerinde ilk hamlede bir veya iki hane gidebilen sekiz küçük taştan her biri, piyade. Bir çıkar sağlamak için yararlanılan, istenildiği gibi kolayca kullanılabilen kimse.

 

Çift : Küçük maşa veya cımbız. Birbirini tamamlayan iki tekten oluşan (nesneler). Toprağı sürmek için birlikte koşulan iki hayvan. Bir erkek ve bir dişiden oluşan iki eş.

Kürek : Küçük deniz teknelerini yürütmeye yarayan, bir ucu yassı, uzun ağaç. Toprak, kömür vb.ni bir yerden bir yere alıp atmaya, taşımaya yarayan ve yayvan bir bölümü, buna bağlı uzun bir sapı bulunan araç. Kürek cezası.

Hafif : Kalınlığı veya yoğunluğu az olan. Etkisi az olan, sert karşıtı. Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı. Önemli olmayan. Sıkıntısız, ferah, rahat olarak. Gücü az olan, belli belirsiz. Güç veya yorucu olmayan, kolay. Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa. Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek). Çok dik olmayan (sırt, yokuş).

Kayık : Bir yana kaymış. Kürek veya yelkenle yürütülen ufak tekne.

Ordu : Bir devletin silahlı kuvvetlerinin tümü. Çok sayıda insan, kalabalık. Amaç, nitelik vb. yönlerden benzeyen insanların bütünü. Bu topluluğun başlıca bölümlerinden her biri. Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Bu : En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz. Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz.

Yaya : Yürüyerek giden kimse. Osmanlılarda Yeniçeri Ocağından önceki dönemlerde Türklerden kurulan asker teşkilatı ve askeri. Yayan. Benzerlerine ayak uydurup ilerleyememiş, gelişememiş kimse.

Piyadece : Yaya olarak. İlgili cümle: "“Feti Bey, piyadece gezen azgın bir çete gibi hareket hâlindeydi.”" K. Korcan.

Piyadeler : Manisa şehrinde, Alaşehir belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Diğer dillerde Piyade anlamı nedir?

İngilizce'de Piyade ne demek? : n. foot, infantryman, infantry

Fransızca'da Piyade : piéton [le]; fantassin [le], infanterie [la]

Almanca'da Piyade : n. Infanterie

Rusça'da Piyade : n. пешеход (M), пехота (F), пехотинец (M), пешка (F)

adj. пеший, пехотный