Pease türkçesi Pease nedir

  • Minnesota eyaletinde şehir.
  • Bezelye.

Pease ile ilgili cümleler

English: The apple appeased my hunger temporarily.
Turkish: Elma, açlığımı şimdilik yatıştırdı.

Pease ingilizcede ne demek, Pease nerede nasıl kullanılır?

Pease pudding : Bezelye püresi.

Peases : Bezelye. Minnesota eyaletinde şehir.

Bulgarian peasent party : Bulgaristan köylü partisi.

Appease : Yatıştırmak. Gönlünü almak. Doyurmak. Dindirmek. Bastırmak. Hafifletmek. Açlığını gidermek. Gidermek (açlık). Tatmin etmek. Azaltmak.

Appeased : Yatıştırılmış. Bastırılmış.

Appeases : Hafifletmek. Azaltmak. Doyurmak. Gönlünü almak. Bastırmak (açlığı vb). Gidermek. Yatıştırmak. Açlığını gidermek. Bastırmak. Tatmin etmek.

Appeased him : Onu sakinleştirdi. Onu yatıştırdı. Onu teskin etti.

Appeasers : Yatıştırıcı. Savaşa girmemek için taviz verme yanlısı. Savaşa girmemek için taviz veren kimse.

Chick peas : Garbanzo fasulyesi. Yenebilen bezelye benzeri tohumlar.

Appeasement : Hafifletme. Kandırma. Yatıştırma. Teskin etme. Dindirme. Bastırma (açlığı). Ödün verme. Düşmana ödün vererek savaştan kaçınma. Taviz verme. Bastırma.

İngilizce Pease Türkçe anlamı, Pease eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pease ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Adrian : Missouri eyaletinde şehir. Bir kadın adı. Pek çok tarihi katolik kişinin adı. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Bir soyadı. Birleşik devletler'de pek çok şehrin adı. Georgia eyaletinde şehir. Teksas eyaletinde şehir. Erkek ismi.

Sign off : Yayını durdurmak. Oturumu kapatmak. (resmi olarak) onaylamak. İmzalamak. Oturumu kapamak. Yayını bitirmek. Listeden. Son vermek. Muhabere bitti!.

Peas : Bezelye türünden tane.

Withdraw : Ayrılmak. Çekmek. Kabuğuna çekilmek. Almak. Geri çekmek. Geri almak. Çekinmek. Geri çekilmek. Para çekmek. Çekilmek.

Babbitt : Babit metal ile kaplamak. Milton byron babbitt (1916 doğumlu). Abd'li besteci. Sinclair lewis'in babbitt adlı romanındaki ana karakter. Minnesota'da bir şehir (abd). Sinclair lewis tarafından 1922 yılından yayımlanmış olan klasik bir roman. George f. babbitt. Bir soyadı.

Lay off : Ertelemek. Bir şeyi yapmaya son vermek. Geçici olarak yol vermek (işçiye). Rahat bırakmak. Kesmek. Bırakmak. İş çevrimlerindeki daralmaya bağlı olarak işçinin geçici veya sürekli olarak işten çıkarılması. Kovmak. Vazgeçmek.

Alden : Amerika'da sayısız şehrin ismi. Kansas eyaletinde şehir. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Amerikalı ödüllü aktör ve yapımcı. New york eyaletinde yerleşim yeri. Eugene alden hackman. Bir kadın veya erkek adı. Bir soyadı. Gene hackman'ın gerçek adı (1930 doğumlu).

Retire : Ayrılmak (iş). Emekliye ayırmak. Emekliye sevketmek. Gitmek. Bir köşeye çekilmek. Emekli etmek. Tedavülden kaldırmak. Ödemek (senet). Uyumaya gitmek. Geri çekmek.

Drop : Damla. Öldürmek. Söylemek. Atmak. Dalmak. Çıkagelmek. Düşüş. Damlatmak. Bırakmak.

 

Green pea : Baklagiller (leguminosae) familyasından, beyaz, leylak ve kırmızımsı çiçekleri olan, legümen tipte meyveli, 3-10 tohumlu, bir yıllık otsu bitki. Yeşil bezelye.

Pease synonyms : fertile period, fertile phase, period of time, menstrual phase, anal phase, oral phase, oral stage, time period, genital phase, latency stage, latency phase, anal stage, musth, genital stage, phase of cell division, phallic phase, pull the plug, barrett, stage, diakinesis, latency period, peases, incubation, avon, shut off, call it quits, culmination, phallic stage, alexandria, argyle, garden pea, apogee, luteal phase.

Pease zıt anlamlı kelimeler, Pease kelime anlamı

Continue : İdame etmek. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Devam ettirmek. Ertelemek. Uzamak. Kalmak. Uzatmak. Devamı gelmek. Sürdürmek. Olagelmek.

Disorder : Patırtı. Karışıklık. Bozmak. Karıştırmak. Rahatsızlık. Kargaşa. Sağlığını bozmak. Düzensizlik. Düzenini bozmak. Keşmekeş.

War : Savaşım. Bir toplumun başka bir topluma, isteğini benimsetme amacıyla tüm olanakları ve güçleriyle yaptıkları düzenli saldırı. Kavga. Tarih, sosyoloji alanlarında kullanılır. Başka toplumları, kümeleri sömürmek için ya da onların sömürüsünden kurtulmak için insan toplumlarının, kümelerinin giriştikleri silahlı kavga. Savaş. İki ya da daha çok devletlerin, istediklerini kabul ettirmek ya da başkasının isteklerine boyun eğmemek amacıyla, birbiriyle diplomatik ilişkilerini keserek silahlı güçlerle vuruşmaları. Savaş halinde olmak. Çatışma. Harp.

Pease ingilizce tanımı, definition of Pease

Pease kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A pea.