Peculating türkçesi Peculating nedir

  • İhtilas etmek.
  • İrtikap etmek.
  • Çalmak.
  • Zimmetine para geçirmek.
  • Zimmetine geçirmek.
  • Zimmete para geçirmek.

Peculating ile ilgili cümleler

English: We were speculating.
Turkish: Biz spekülasyon yapıyorduk.

English: I'm not speculating.
Turkish: Spekülasyon yapmıyorum.

English: I was just speculating.
Turkish: Ben sadece spakülasyon yapıyordum.

Peculating ingilizcede ne demek, Peculating nerede nasıl kullanılır?

Speculating : Tahminde bulunmak. Kuramsal olarak düşünmek. Spekülasyon yapmak.

Peculation : Para aşırma. Zimmetine para geçirme. Zimmetine geçirme. Hırsızlık. İhtilas. Zimmete geçirme.

Peculations : Hırsızlık. İhtilas. Zimmete geçirme. Zimmetine geçirme.

Depeculation : İhtilas. Devletin parasını zimmete geçirme. Devlet malını zimmet suçu.

Destabilizing speculation : İstikrar bozucu spekülasyon. Spekülasyonun olduğu bir piyasada fiyat dalgalanmalarının artmasına neden olan spekülasyon.

Speculative builder : Yapsatçı. Konut yapıp, kat-konut olarak satan ve geçimini bundan sağlayan girişimci. bk. yapı girişimcisi.

Land speculation : Arsa spekülasyonu. Taşınmazların pazar değerindeki yükselmelerden yararlanarak, para kazanmak amacıyla yapılan toprak alım satımı. Arazi spekülasyonu. Toprak vurgunculuğu.

Speculation : Borsada oynama. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Borsa oyunu. Spekülasyon. Nazariye. Teori. Yorum. Kuramsal düşünme. Duyum. Kişisel öngörülere dayanarak fiyatında yükselme beklenen iktisadi varlığı satın alarak veya fiyatında düşme bekleneni satarak aradaki fiyat farklılıklarından kar elde etme etkinliği.

 

Speculative market : Spekülatif piyasa.

Speculative investment : Spekülatif yatırım.

İngilizce Peculating Türkçe anlamı, Peculating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Peculating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Embezzle money : Kasayı boşaltmak. Para çalmak. Paraları yürütmek. Kendisine emanet edilmiş parayı çalmak. Emanete hıyanetlik etmek.

Embezzles : Kendine maletmek. Zimmetine geçirmek (emanet para veya mülkü). Zimmete geçirmek.

Control : Kumada etmek. Kontrol altında tutmak. İşletmek. Veri derleme sürecinde güvenirlik ve geçerlik gerekçeleriyle araçların ölçünlenmesi ve değişkenlerin egemenlik altına alınmasına ilişkin gözlem ya da ölçüm önlemlerinin tümü. Bir olaylar dizisini, bir süreci ya da bir aracı yöneltme ve düzenlemeyle ilgili işlevlerin tümü. sürmek, gütmek, yönetmek eylemleri artarak karmaşıklaşan, belirsizleşen birer işlevi adlandırır. denetim kavramında, doğruluğunu sınamak, sağlamak işlevi ağır basar. Kontrol etmek. Kontrol. Denetlemek. Denet. Güdüm.

Jobs : Ufak tefek işler yapmak. Kiraya vermek. İşe yerleştirmek. Kiralamak. Komişyonculuk yapmak. İş yapmak. Görevi kötüye kullanmak.

Adopts : Evlat edinmek. Kabul etmek. Sahip çıkmak. Benimsemek. Nüfusuna geçirmek. Seçmek (pol.).

 

Cabbaging : Aşırmak. Yürütmek. Beyaz lahana. Lahana beyaz. Kelem. Lahana. Başlahana.

Take a bribe : Rüşvet alan. Rüşvet yemek. Kanundışı olarak para alan.

Chimed : Ahenkle çalmak. Uymak. Saat çalmak. Ahenk. Çalmak (çan). Ahenkli bir sesle çalmak (saat veya zil veya çan). Vurmak (saat başlarını). Çan çalmak.

Defalcating : Emanet parayı çalmak. Hesaptan düşürmek. Tenzil etmek. Zimmete geçirmek. Hesaptan indirmek.

Peculating synonyms : gun control, peculated, thievery, thieving, indexation, adopt, defalcations, peculate, cabbage, timing, border on, misappropriation, bag, perpetrate, misapplication, defalcated, abstract, devaluation, defalcates, stealing, blew, bribe, restriction, larceny, cabbages, embezzlement, raid, limitation, misappropriates, embezzle, embezzling, abstracts, add.

Peculating zıt anlamlı kelimeler, Peculating kelime anlamı

Manual : Elbetiği. Manüel. El. Kılavuz. El ile. Elkitabı. Elcil. Elişi. Kitapçık. Elle yapılan.