Pedestrian türkçesi Pedestrian nedir

  • Kent içinde belirli uzaklıklara yürüyerek ulaşan kimse.
  • Yaya.
  • Alelade.
  • Sıradan.
  • Yavan.
  • Piyade.
  • Banal.
  • Hayal gücünden yoksun.
  • İlginç olmayan.
  • Ağır.
  • Yayalara ait.
  • Monoton.
  • Yaya giden.
  • Sıkıcı.

Pedestrian ile ilgili cümleler

English: Look out for pedestrians when you drive a car.
Turkish: Araba sürerken yayalara dikkat et.

English: The ambulance went out of control and came close to running over a pedestrian.
Turkish: Ambulans kontrolünü kaybetti ve yayayı ezdi.

English: The bus driver didn't see the pedestrian.
Turkish: Otobüs şoförü yayayı görmedi.

English: Yesterday a pedestrian was run over by a truck at this pedestrian crossing.
Turkish: Dün bu yaya geçidinde bir yayaya kamyon çarptı.

English: Watch out for the pedestrians.
Turkish: Yayalara dikkat edin.

Pedestrian ingilizcede ne demek, Pedestrian nerede nasıl kullanılır?

Pedestrian bridge : Köprülü kavşak. Yaya köprüsü. Üstten geçiş. Üstgeçit.

Pedestrian crossing : Yaya geçidi. Çizgili yaya geçidi. Yollarda, yayaların karşıdan karşıya güvenle geçmelerini sağlamak üzere, çivi, boya, renkli taş, ışık gibi belirtkelerle ayrılmış geçit.

Pedestrian island : Yaya adacığı. Bir kentte yayalara ve yürümeye ayrılmış ya da o amaçla tasarlanmış bir adacık, kesim. Yaya adası.

 

Pedestrian passage : Yollarda, yayaların karşıdan karşıya güvenle geçmelerini sağlamak üzere, çivi, boya, renkli taş, ışık gibi belirtkelerle ayrılmış geçit. Yaya geçidi.

Pedestrian precinct : Yaya bölgesi.

This is a pedestrian street only : Burası sadece yayalara açık.

Pedestrianise : Yayalara özel yapmak. Araç trafiğine kapamak. Trafiğe kapatmak. Trafiğe kapamak. Yayalar için hazırlamak. Yayalar için yapmak. Yayalaştırmak.

Pedestrianised zone : Araç trafiğine kapalı bölge veya alan veya yol.

Pedestrian way : Yaya yolu. Yaya kaldırımı. Kent ve kasabalarda yalnız yayaların gelip geçmesine ayrılmış, taşıt dolaşımına kapalı yol.

Pedestrian subway : Yaya altgeçidi. Yayalar için altgeçit.

İngilizce Pedestrian Türkçe anlamı, Pedestrian eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pedestrian ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Peripatetic : Birden fazla okulda görev yapan (öğretmen). Gezginci. Gezimciliğe ait (aristo). Aristocu. Seyyar. Gezgin. Gezimciliğe ait. Yerinde duramayan. Aristoteles felsefesini izleyen. Fazla ayrıntılı.

Deeper : Şiddetli. İçten. Karışık. Derin. Tok (ses). Esrarlı. Dalgın. Anlaşılmaz. Yürekten. Bilinçaltı.

Cumbrous : Külfetli. Hantal.

Tritest : Eski. Suyu çıkmış. Basmakalıp. Beylik. Eskimiş. Bayat. Bilinen. Klişe.

Acutest : Dar (açı). Zeki. Şiddetli. Sivri. Açıkgöz. Aşırı. Güçlü. Keskin. Dar.

Walker : Yürüme arabası (bebek). Yürüyüşçü. Yürüme desteği. Yürümeye yardımcı araç. Yürüteç. Yürüyen kimse. İowa eyaletinde şehir. Michigan eyaletinde şehir. Missouri eyaletinde şehir.

 

Rambler : Başıboş dolaşan kimse. Konudan konuya atlayan insan. Gezip dolaşan kimse. Sarmaşık gülü (botanik terimi). Serseri. Avare. Sarmaşık gülü. Gezen kimse.

Bothersome : Rahatsız edici. Can sıkıcı. Tedirgin.

Ordinary : Orta halli yemek (ingiliz ingilizcesi). Sıra işi. Olağan şey. Alışılmış şey. Olağan. Adi. Tabldot lokanta. Değişmez kurallar (katolik kilisesi).

Peons : Piyade (hind.). Emir eri (hind.). Amele. Gündelikçi. Efendisine borcunu çalışarak ödeyen kimse (meks.). Köle gibi çalıştırılan kimse. Efendisine borcunu çalışarak ödeyen kimse.

Pedestrian synonyms : strider, parader, cheesy, on an even keel, drabbest, waddler, common, dull as ditch water, acutes, stumbler, monotone, arduous, triter, humdrums, traveler, monotonic, cut and dried, balds, trampler, casual, nondriver, tripper, totterer, prosy, crude, blocker, uninspired, jaywalker, barren, ambler, droning, infantrymen, hacks.

Pedestrian zıt anlamlı kelimeler, Pedestrian kelime anlamı

Driver : Sert yönetici. Arabacı. Yöndemci. Hayvan güden kimse. Etmen. Güçlendirici. Sürücü. Şoför. Haydavcı. Faktör.

Interesting : İlgi çekici. İlgilenme. Tip. Meraklı. Enteresan. İlginç.

Pedestrian ingilizce tanımı, definition of Pedestrian

Pedestrian kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Performed on foot. A foot traveler. A walker. One who journeys on foot. Specif., a professional walker or runner. As, a pedestrian journey. Going on foot.