Peering türkçesi Peering nedir

  • Trafik değiş tokuşu.
  • Denklik.
  • Belli belirsiz görünmek.
  • Katılıma açık üretim.
  • Üreten tüketicilerce gerçekleştirilen üretim.
  • Çok sayıda insan tarafından gerçekleştirilen üretim.
  • Bir parça görünmek.
  • Kolektif üretim.
  • Dikkatle bakmak.

Peering ingilizcede ne demek, Peering nerede nasıl kullanılır?

Peer domain : Eşin etki alanı.

Peer entities : Eşdüzey öğeler. Görevdeş öğeler.

Peer group : Yaşıt kümesi. Akran grubu. Akran kümesi. Yaşıtlar kümesi.

Peer into : -e dikkatle bakmak.

Peer pressure : Akran baskısı. Mahalle baskısı.

Advanced peer to peer networking : Eşler arası ileri ağ oluşturma. Geliştirilmiş eşdüzeyde iletişim.

Peerages : İngiliz asiller sınıfı. Soyluluk rütbesi. Asalet. Asiller. Soylular. Soyluluk. Asilzadelik.

Peer to peer : Denklerarası. Eşler arası. Eşdüzeyde. Uçtan uca.

Without a peer : Eşsiz.

Peeress : Soylu kadın. Leydi.

İngilizce Peering Türkçe anlamı, Peering eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Peering ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Equivalency : Önem eşitliği. Eşdeğerlik. Değer eşitliği. Eşdeğer olma özelliği. Eşdeğerlilik.

Measure : Tartmak. Endazeye vurmak. Karşılaştırmak. Süzmek. Endazelemek. Ölçme jüyesi. Ölçüm yapmak. Derece. Ölçü birimi.

 

Opinion : Teşhis. Önemseme. Akıl. Nazar. Kanıtlanmış sayılmak için yeterli dayanağı olmayabilen, ancak doğru olduğuna inanılan ve anlıksal etkinlikler yoluyla varılmış olan bir yargı. uzman sayılan kişinin belirttiği görüş. Görüş. Yargı. Kanaat. Kanı. Takdir.

Dislike : Sevmemek. Antipati duymak. Nefret etmek. Hoşuna gitmemek. Hoşlanmama. Beğenmeme. Hoşa gitmeme. Beğenmemek. Hoşlanmamak.

Parity : Değişim oranı. Eşitlik. Tam eşitlik. Benzerlik. Eşlik. Nesneler ile ayna görüntülerinin bakışımlılık özellikleriyle ilgili bir kavram. Birbiriyle karşılaştırılabilir ya da birbirine dönüştürülebilir değerlerin eşitliği, bk. dönüştürme. Değerdeşlik. Parite.

Affection : Düşkünlük. Duygulanım. Hastalık. Yakınlık. Şefkat. Sevgi. Duygusal yakınlık. Etkileme. Anlık süreçlerinin dışında kalan ve insanın toplumsal kümesi içindeki davranışı üzerinde istençli denetimini ortadan kaldıran kısa süreli duygusal tepkiler (kızgınlık, korku vb.) gösterme durumu.

Equivalent : Tekabül. Denk. Eşdeğer. Muadil. Bilgisayar, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Eşitlik. Bedel. Karşılık. Karşılığı. Değerleri ya da işlevleri özdeş olan niceliklerin özelliği.

Astonishment : Şaşkınlık. Büyük şaşkınlık.

Faintness : Halsizlik. Bayılma. Baygınlık. Sönüklük. Zayıflık. Solukluk.

Expectation : Ekonomi, fizik alanlarında kullanılır. Umut. Umma. Beklenti. Beklenilme. Ümit. İntizar. Deneysel verilerden ve hesaplardan belirli bir sonucu bekleme. Olasılık. Mirasa konma beklentisi.

Peering synonyms : philia, pleasance, affectionateness, first blush, warmness, sentiment, looms, equilibrium, balance, devastation, glow, passion, mood, amazement, affect, painfulness, sensitiveness, behold, peers, tenderness, belief, fearlessness, eye, impression, pleasure, state, fellow feeling, liking, thing, sexual urge, regard, sex, despair.

 

Peering zıt anlamlı kelimeler, Peering kelime anlamı

Gratitude : Değerbilirlik. Şükran. İyilikbilirlik. Memnuniyet. Kadirşinaslık. Minnettarlık. Minnet. Gönül borcu. Şükür.

Pain : Acı çekmek. Kırmak. Ağrı. Istırap. Eziyet etmek. Canını yakmak. Üzmek. Sızı. Acıtmak. İncitmek.

Liking : Hoşlanma. Sevgi. Alaka. Beğenme. İlgi. Düşkünlük. Meyil. Sevme. Beğeni. Zevk.

Peering antonyms : agitation, ingratitude, concern, gravity, sadness, despair, calmness, hope, humility, pleasure, dislike, pride, levity, happiness, fear, profound.