Equivalent türkçesi Equivalent nedir
- Tekabül.
- Eşit.
- Bilgisayar, fizik, kimya alanlarında kullanılır.
- Bedel.
- Karşılığı.
- Eşdeğer ağırlık.
- Bir gram hidrojenin yerini alabilecek ya da onunla birleşebilecek öğenin gram olarak ağırlığı.
- Eşitlik.
- Muadil.
- Değerleri ya da işlevleri özdeş olan niceliklerin özelliği.
- Eşdeğer.
- Denk.
- Denklik.
- Karşılık.
Equivalent ile ilgili cümleler
English: Give me the equivalent in dollars.
Turkish: Bana dolar olarak karşılığını ver.
English: A kilo of ketchup is equivalent to two kilos of tomatoes.
Turkish: Bir kilo ketçap, iki kilo domatese karşılık gelir.
English: All natural languages are equally complex--but in different ways. The grammar of Malay is simple, but choices among many superficially equivalent words are dictated by the social status of speaker and hearer.
Turkish: Bütün doğal diller eşit derecede -fakat farklı şekillerde- karmaşıktır. Malayca dilbilgisi basittir, fakat görünüşte birbirine eşdeğer birçok kelime arasında kişinin tercihi, konuşmacının ve dinleyicinin sosyal statüsünden etkilenir.
English: "A is equivalent to B" has the same meaning as "A is true if and only if B is true".
Turkish: "A, B'ye eşittir" önermesi, "Eğer ve yalnızca eğer B doğruysa A doğrudur" ile aynı anlama gelmektedir.
English: Do you know what this word's equivalent is?
Turkish: Bu kelimenin karşılığını biliyor musunuz?
Equivalent ingilizcede ne demek, Equivalent nerede nasıl kullanılır?
Equivalent bases : Denk tabanlar.
Equivalent binary content : Eşdeğer ikili bilgi. Eşdeğer ikili bilgi içeriği.
Equivalent bit rate : Eşdeğer bit hızı.
Equivalent conductance : Aralarındaki uzaklık 1 cm. olan ve yüzeyleri yeterince büyük iki elektrot arasında bulunan bir eşdeğer-gram elektrolitin iletkenliği. Eşdeğer iletkenlik.
Equivalent electrons : Eşdeğer elektronlar. Bir öğeciğin özdeş dolancalarında yerleşmiş eksicikler. Eşdeğeri eksicikler.
Equivalent equation : Eşit simgesinin her iki yanına aynı işlemleri uygulamaya elveren eşitlik. Eşdeğer eşitlik.
Equivalent forms method : Denkbiçimler yordamı. Bir ölçme aracının, değişik biçimlerinin aynı evrene birbiri ardından uygulanması sonucu elde edilen ölçümlerin gösterdiği bağıntıya dayanarak herhangi bir denk biçimin güvenirlik sınaması, bk. kestirim yolları.
Equivalent energy : Eşdeğer erk. Eşdeğer enerji. Bazı belirgin koşullarda, ayrışık demetle aynı özellikleri taşıyan tek enerjili x ışını foton enerjisi.
Equivalent field luminance : Görme alanının eşdeğer ışıklılığı. Verilmiş gözkamaşması koşulları ile ışıklılık ayırma eşiği aynı olan, ama gözkamaştırıcı olmayan bir görme alanının ışıklılığı.
Equivalent elements : Denk öğeler.
İngilizce Equivalent Türkçe anlamı, Equivalent eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Equivalent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Evens : (ingiliz ingilizcesi) bir bahsi kazanma veya kaybetmenin eşit olasılığı (at yarışında). Tesviye etmek. Düzleştirmek. Düzeltmek. Hatta. Bile. Düzleşmek. (sayı) çift. Düzletmek.
Equilibria : Karalılık. Dengeler. Denge. Tarafsızlık. Muvazene.
Atomic weight : Atom ağırlığı. Fizik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Atomik ağırlık. Atomal ağırlık. Öğeciksel ağırlık. Bir öğeciğin ağırlığının, c(...) ninkini tam 12,0000 sayarak bulunan bağıl değeri. Oksijen kütlesinin 1/16'sına eşdeğer olan kütle (p).
Counterweight : Askıları gerekli yükseklikte tutmada kullanılan ve karşıt dengeyi sağlayan ağırlık. Denge yapması için kullanılan ağırlık. Karşıt denge ağırlığı. Abra. Karşıağırlık. Denge ağırlığı. Dara. Kontrpua. Dengeleyen ağırlık.
Atomic mass : Bir ılın öğeciğin öğeciksel kütle birimine (l,66xlo-(...)gr.) göre hesaplanan kütlesi. söz konusu kütle birimi, o(...)yerdeşinin öğeciksel kütlesinin on altıda biridir. Nötr atomun kütlesi. Öğeciksel kütle. Atomik kütle. Atom kütlesi.
Counterparts : Benzer. Emsal. Eş. Meslektaş. Suret. Akran. Karşıtlar.
On a par with : Eşit derecede veya kıymette. Aynı değerde.
Quid pro quo : Bir şey için bir şey. Verilen şey karşılığında alınan şey. Karşılık (verilen bir şeye). Her şey karşılıklı. Ödün. Taviz. Bir şey karşılığında bir şey. Mukabele.
Forfeit : Ceza olarak kaybetme. Zarar. Kaybetmek. İhmalden dolayı kaybedilen şey. Yoksun kalmak. Bir hakkınından mahrum kalmak. Ceza. Ceza olarak kaybetmek. Kayıp.
Equity : Öz kaynak. Adalet. Hakkaniyet. Konut alıcısının, konutunu, satın alabilmek için ödünç aldığı para dışında, kendi artırımından verdiği para. Net değer. Tarafsızlık. Dürüstlük. Eşitlikçilik. Özkaynak.
Equivalent synonyms : as against, cost, eq, peering, commeasurable, noesis, answerback, equals, relative atomic mass, corresponding, counterweights, quittances, remuneration, knowledge, cover, counterweigh, commensurate, consideration, balle, compensations, co ordinate, equivalency, coequals, cash cover, cognition, equalization, parity, price, opposite number, equality, money, equivalents, pari.
Equivalent zıt anlamlı kelimeler, Equivalent kelime anlamı
Unequal : Oransız. Düzensiz. Düzeysiz. İstikrarsız. Yeterli seviyede olmayan. Eşit olmayan. Eşitsiz. Haksız. Farklı. Eşit olamayan.
Equivalent ingilizce tanımı, definition of Equivalent
Equivalent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Equal in worth or value, force, power, effect, import, and the like. That which is equal in value, worth, weight, or force. To make the equivalent to. Equivalence. To equal. Alike in significance and value. Of the same import or meaning. As, to offer an equivalent for damage done. Something equivalent.

Bu kısımda Equivalent kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Equivalent ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Equivalent anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Equivalent ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.