Equilibria türkçesi Equilibria nedir

Equilibria ingilizcede ne demek, Equilibria nerede nasıl kullanılır?

Disequilibria : Dengesizlikler. Dengesizlik. Denksizlik.

Equilibrist : Dengeci. Akrobat. İp cambazı.

Equilibrium : Dengeli olma. Isildevimbilimde, kapalı dizgenin en son vardığı, ne denli beklense de değişmeyecek duru. Denge . Halk kültürünü oluşturan öğeler arasında varolduğu savunulan denge. (bu öğelerden biri üzerine yapılan bir baskı, kendini diğer öğeler üzerine ileteceğinden ilgili halk kültürü düzeni bozulacaktır. eğer, öğe üzerindeki baskı kaldırılacak olursa, çok kez halk kültürü düzeni eski durumuna dönüşmektedir.) bk. denge kuramı. İki ya da daha çok gücün eşitleşmesinin, başka deyişle aralarındaki etkileşmenin ürünü olan göreli bir durgunluk durumu. Karşıt etkilerin birbirine eşdeğer olduğu durum. Bir nesneye etkiyen kuvvetlerin birleşkelerinin sıfır olduğu durum. ısıldirik bilgisinde, kapalı bir dizgenin en son ulaştığı, zamanla değişmeyen durum. Denge. Muvazene. Balans.

Equilibrium condition : Denge durumu.

Equilibrium constant : Denge değişmezi. Denge sabitesi. Denge sabiti. Denge durganı.

Equilibrium regression : Denge bağlaşımı.

Equilibrium of firm : Firma dengesi. Bir işletmenin marjinal maliyetinin, pozitif eğimli olduğu (arttığı) bölgede, marjinal gelirine eşit olduğu üretim düzeyi.

 

Equilibrium of forces : Kuvvetler dengesi.

Equilibrium principle of the budget : Belirli ödnem içinde yapılacak giderlerin nicelikleri ile aynı dönem içinde sağlanacak gelirlerin karşılıklı olarak dengede tutulması. Ödeneklikte denklik ilkesi.

Equilibrium distribution : Denge dağılımı.

İngilizce Equilibria Türkçe anlamı, Equilibria eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Equilibria ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

State of affairs : Olgu. Vaziyet. Hikaye. Koşullar. Durum. Şartlar. Hal. Keyfiyet. Gelinen nokta. Gidişat.

Balance of power : Güç dengesi. Gücün dengesi. Bir elementin başka biri üzerinde üstünlük kurmadığı durum. Kuvvet dengesi. Uluslararası ilişkilerde kuvvetler dengesi. Askeri güç dengesi. İki farklı kuvvetin denklik durumu. Güçler dengesi.

Equivalence : Eşdeğerlik. Karşılığı olma. Tekabül. Bir atom kümesi ya da kökün göreceli olarak birleşme gücü. Eşitlik. Eşdeğer.

Situation : Yağday. Halet. Konum. Memuriyet. Mevki. Durum. Ekmek kapısı. Şartlar. Görev.

Dispassionateness : Serinkanlılık. Tutkularına kapılmama. Hislerine kapılmama.

Homeostasis : Canlıda hücrelerin yaşamı için gerekli olan ve çeşitli etkilerle her an değişme olasılığı olan kan miktarı, kan basıncı, beden sıvıların ve dokuların ph’sı, ozmotik basınç, beden ısısı, oksijen ve diğer kan gazları, plazmada bulunan glikoz, üre, çeşitli organik ve inorganik madde miktarı gibi çeşitli fizyolojik değerlerin normal sınırları içinde değişmez tutulması. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Homeostazl. Dengeleşim. Bir organizmanın içinde yaşadığı ortamla madde alış verişi yaparak kendi iç ortamını belli sınırlar arasında dengede tutması. sağlıklı yaşamın devamı için vücudun yapı ve işlev bakımından gösterdiği değişmezlik. Vücudun iç çevresinin sabitliğinin devamı. dış ortamın bozucu etkisine rağmen organizmanın iç ortamının sabit tutulması veya korunması olayı. Homeostazi. Homeostaz. Organizma iç ortamında normal dengelerin korunması hali. Homeostazis.

 

Detachedness : Ayrı olma. Tarafsız olma. -e bir başka örnek. Ayrılmışlık. Bağımsızlık. Farklılık. Ayrılık.

Counterpoise : Karşı etki yapmak. Denk. Eşit kuvvetle karşı koymak. Tay. Eş ağırlık. Dengelemek. Karşılamak. Denge ağırlığı. Denkleştirmek.

Acid base balance : Kanda uygun ph'yı devam ettirmek üzere asitlerin bazlara oranındaki denge. Kanda uygun ph’yı devam ettirmek üzere asitlerin bazlara oranındaki denge. kandaki tampon sistemleriyle solunum ve boşaltım sistemleri asit baz dengesinin korunmasını sağlar. Asit baz dengesi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Equilibria synonyms : equilibriums, counterpoises, libration, acid base equilibrium, equilibrate, reaction, candour, equation, libras, equities, balance, balances, stabilities, disinteresting, equalization, equivalency, disinterest, chemical reaction, isostasy, detachment, equitableness, equations, accreditation, candors, equalisation, nash equilibrium, detachments, countenances, equivalent, equalities, stability, easiness, equilibrium.

Equilibria zıt anlamlı kelimeler, Equilibria kelime anlamı

Imbalance : Oransızlık. Denksizlik. Muvazenesizlik. Dengesizlik.

Disequilibrium : Cari fiyat düzeyinde piyasada bir arz kıtlığı veya arz fazlası bulunması durumu. Muvazenesizlik. Eşitsizlik. Dezekilibrium. Dengesizlik. Dış ödemeler dengesinde dengesizlik durumu. Disekilibriyum. Denksizlik. Denge durumu yokluğu.

Disproportion : Asimetrik. Nispetsizlik. Ayarsızlık. Oransızlık. Orantısız. Orantısızlık. İki şey arasında beklenen oranın kaybolmuş olması hali.