Penalities restricting liberty türkçesi Penalities restricting liberty nedir

  • Hukuk alanında kullanılır.
  • Özgürlüğü bağlayıcı cezalar.

Penalities restricting liberty ingilizcede ne demek, Penalities restricting liberty nerede nasıl kullanılır?

Restricting : Tahdit etmek. Sınırlamak. Kısıtlayan. Sınırlama getirmek. Kısıtlayıcı. Kısıtlamak.

Liberty : Özgürlük. Hürriyet. Saygısızlık. Serbestlik. Serbestiyet. İstiklal. İzin. Muafiyet. İmtiyaz. Küstahlık.

İngilizce Penalities restricting liberty Türkçe anlamı, Penalities restricting liberty eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Penalities restricting liberty ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abetment : Yardakçılık etme. Tahrik etme. Cesaretlendirme. Suç ortaklığı. Suça katılma. Kışkırtma. Azmettirme. Tahrik ve teşvik. (suça) yardımda bolunmak.

Aggravating circumstances : Cezayı ağırlatıcı nedenler. Ağırlaştırıcı sebep. Ağırlaştırıcı nedenler. Cezayı ağırlaştırıcı sebepler. Cezayı ağırlaştırıcı nedenler. Suçu ağırlaştırıcı sebepler.

Allegation : Bahane. Özür. İthamname. İtham. Suçlama. İleri sürme. İddia. Sav. Mazeret.

Abduction : Adam kaldırma. Dışaçekim (tıp veya medikal terimi). Kaçırma (bir kimseyi). Adam kaçırma. Kız kaçırma. Zorla kaçırma. Abdüksiyon. Uğrulama. Dışaçekim.

 

American law of corporation : Dernekler tüzesi.

Administration of justice : Adliye. Kaza uygulamaları. Adalet yönetimi. Yargı idaresi. Yargı.

Acts contra bonos mores : Töreye aykırı işlemler.

Abstainer : Müstenkif. İçki içmeyen kimse. Sakınan kişi. Çekimser. İçki içmeyen biri. Oy vermeyen biri. Çekimser kalan biri.

Administer an oath : Andiçirme. Ant içirmek. Yemin ettirmek.

Abstention : Çekimser kalma. Çekinme. Vazgeçmek. Çekimserlik. Oy vermeme. Sakınma. Uzak durma. İmtina. Kaçınma.

Penalities restricting liberty synonyms : absente, annulment, act of witness, accused, administrative districts, a wide saloon.