Pensionless türkçesi Pensionless nedir

  • Konaklamasız.
  • Emeklilik hakkı tanınmamış.

Pensionless ingilizcede ne demek, Pensionless nerede nasıl kullanılır?

Pension allowance : Yasalara göre bir süre çalıştıktan sonra görevinden ayrılan kişiye yine yasalarına ya da tüzük ve yönetmeliklerine göre bağlanan ve ödenen aylık. Emeklilik ödeneği. Emekli aylığı.

Pension fund : Emekli sandığı. Emeklilik ödeneği. Emeklilik fonu. Tekaüt sandığı. Emeklilik aylığı. Emekli fonu. Tekaüdiye fonu. Çalışanlar ve işverenlerden fon toplayan ve bu topladığı fonları işleterek emekliye ayrılanlara ödeme yapmak için kullanan uzmanlaşmış kamu veya özel finansal kuruluş.

Pension off : Emekli aylığı vererek işten çıkarmak. Aylık bağlayıp işten çıkarmak. Emekliye ayırmak. Emekli etmek.

Pension plan : Emeklilik planı. Emeklilik josparı.

Pension reserve : Emekli karşılığı. Emeklilik ihtiyatı. Emeklilik karşılığı. Emekli aylıkları karşılanılmak üzere ayrılan yedek para. işverence ödenecek emekli aylıkları karşılığı para.

Disability pension : Maluliyet emekli maaşı. Maluliyet maaşı. Sakatlık maaşı.

Dependents pension : Ölmüş bir kimsenin ailesine yapılan mali yardım. Dul ve yetim aylığı.

Entitle to a pension : Emekli aylığına hak kazanmak.

Be on a pension : Emekli maaşı alıyor olmak.

 

State employees pension fund : Emekli sandığı.

İngilizce Pensionless Türkçe anlamı, Pensionless eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pensionless ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cold : Soğukluk. Sakin. Üşümüş. Duygusuz. Soğuk hava. İngin. Bürudet. Kaçınılmaz. Sıkıcı. Nezle.

Lax : Kaygısız. Dikkatsiz. Savsak. İlgisiz. Belirsiz. Kontrolsüz. Laçka. İhmalci. Gevşek. Yumuşak.

Emotionless : Umursamaz. Vurdumduymaz. Heyecansız. Duygularını belli etmeyen. Sakin. Hassas olmayan. Hissiz. Duygusuz. Hassasiyetsiz. Etkilenmez.

Pensionless zıt anlamlı kelimeler, Pensionless kelime anlamı

Tense : Gergin. Kip. Gerginleştirmek. Germek. Stres içinde. Sıkı. Zaman. Stresli. Gerilmiş.

Hot : Çalıntı. İletken. Kızgın. Baharatlı. Sert. Isıtmak. Radyoaktif. Taze. Acılı. Sıcak.