Percussive türkçesi Percussive nedir

Percussive ingilizcede ne demek, Percussive nerede nasıl kullanılır?

Percussive rotary drilling : Vurmalı dönmeli delme.

Repercussive : Çınlayan. Yankılanan. Yankılanma özelliği gösteren.

Percussing : Hafifçe vurmak (muayene). Vurmak (muayene).

Percussion : Hayvanın bir bölgesine muayene amacıyla elle veya bir perküsyon çekici yardımıyla hafif ve art arda darbeler vurarak bu vuruşların meydana getirdiği ses titreşimlerinin niteliğine göre o bölgedeki organların ve dokuların kıvamı hakkında fikir edinmeye yarayan bir muayene yöntemi. Vurma. Vuruş. Darbe. Vurmalı çalgılar. Parmaklar ile vurma. Vurma çalgılar. Vurmalı. Çarpma.

Percussion auscultation : Vurma ve dinlemenin aynı anda yapıldığı bir muayene yöntemi. Perküsyon-öskültasyon.

Percussion boring : Darbeli sondaj.

Percussion drilling : Vuruşlu sondaj. Darbeli sondaj yapma. Darbeli sondaj. Vurmalı delme.

Percussion drill : Darbeli sondaj. Vuruşlu delici. Vurgulu delici. Darbeli delici. Breyz. Darbeli matkap.

Percussion cap : Tüfek kapsülü. Çarpışma kovanı. Kapsül. Çatapat. Müsademe kovanı. Kapçıklı lokum. Kapsüllü lokum.

Percussion fuse : Müsademeli tapa.

İngilizce Percussive Türkçe anlamı, Percussive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Percussive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Blips : Bip sesi. Pat. (radarda) görüntü. Görüntü (radar). Bip. Çarpma. Sinyal.

Dunt : Yumruk. Darbe. Vurma ile verilen zarar. Vuruş. Darbe ile oluşan yaralanma.

Pulsatory : Titreşimli. Nabız gibi atan. Atan.

Striking : Şaşırtıcı. Geçici desteklerin alınması. Usturuplu. Göz alıcı. Çarpıcı. Grev yapan. Gözalıcı. Yamyamlık.

Buffetings : Dayak. Tokatlayan. Cama vurması. Zorlanma. Güçlü rüzgarlardan dolayı bir uçağın bazı parçalarının veya tamamının sallanması. Aralıksız güçlü rüzgar esintisi veya dalga. Elle vurma hareketi. Gövde titreşimi. Dövme.

Battings : Tabaka halinde pamuk. Dolgu elyafı. Sopa ile vurma. Vurarak. Vuruş. Yorganlık pamuk.

Pulsatile : Pulsatil.

Impact : Çarpışan ilki nesneden birinin ya da ikisinin birden hızlarını değiştiren etkileşim. Vuruşma. Sıkıştırmak. Etki. Çarpma. Darbe. Güçlü etki. Şok. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Çarpışma.

Blip : Sinyal. Çarpma. Görüntü (radar). Pat. (radarda) görüntü. Bip. Bip sesi.

Throbbing : Çarpma. Vuru. Zonklayan. Çarpıntı. Zonklama. Çarpan. Döven. Güçlü şekilde çarpan veya atan.

Percussive synonyms : hitters, impingements, pulsed, hitter, impacting, dash, battering, batting, bump, buffeting, percussions, hitting, flappy, percussion, impingement, banging.

Percussive ingilizce tanımı, definition of Percussive

Percussive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Percutient. Striking against. As, percussive force.