Repercussive türkçesi Repercussive nedir

  • Çınlayan.
  • Yankılanan.
  • Yankılanma özelliği gösteren.

Repercussive ingilizcede ne demek, Repercussive nerede nasıl kullanılır?

Repercussion : Nüksetme. Yansılama. Serpinti. Seğirdim. Yan etki. Geri tepme. Tepki. Sonuç. Yansıma. Yankı.

Repercussions : Tepki. Yankı. Yan etki.

Dangerous repercussion : Tehlikeli geri tepme. Daha önce yapılmış eylem veya olgunun tehlikeli sonuçları.

Had repercussions : Yankıları oldu. Dolaylı olarak etkilendi. Yankı uyandırdı.

İngilizce Repercussive Türkçe anlamı, Repercussive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Repercussive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Outcome : Sonuç. Çıktı. Sonlanım. Son. Netice. Akıbet. Ürün. Sonuç ürün.

Effect : Etki. Başarmak. Özdeğin sonsuz türlerinden bir ya da birkaçının, başkalarında uyandırdığı her türlü iz ve iz bırakma eylemi. nedensellik,bağlantısı içinde bir nedenin sonucu. Bir oyun sırasında belirli bir etki yapmak için kullanılan müzik, gürültü, sis, yağmur, kar, güneş, gece, fırtına, yıldırım gibi her çeşit ses ve ışık öğelerinin tümü. Fizik, gitar, kimya, tiyatro alanlarında kullanılır. Elde edilen bulgunun ortaya çıkardığı yenilik, düşüncenin dış dünyaya çıkardığı teknik etki. Bir bağımlılık ya da birlikte değişme ilişkisinde bağımsız değişken tarafından belirlenen ya da bağımlı konumda olan etken. bk. neden. Etkisi olmak. Efekt. Sonuç vermek.

 

Result : Sonuç. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. İleri gelmek. Sonucu olmak. Çıkmak. Sonuç vermek. Elde edilen bulgunun ortaya çıkardığı yenilik, düşüncenin dış dünyaya çıkardığı teknik etki. Sonuçlanmak. İle sonuçlanmak. Netice.

Event : Yarışma. Kendine özgü ayrıtsal özellikleri olan yalınç bir durum, oluşum ya da süreç. Sonuç. Hal. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Netice. Akıbet. Hadise. Karşılaşma. Olay.

Consequence : Semere. Netice. Önem. Eser. Serencam. Ehemmiyet. Akıbet. Sonuç. Önemli sonuç.

Resonants : Sesi yansıtan. Yankı yapan. Salınım yapan. Tınlayan. Tınlayıcı. Rezonant.

Jingly : Çınlayan zil sesine benzer ses çıkaran. Çıngırdayarak. Cingıl gibi. Tıngırdayan. Afgani. Vızıldayan.

Clangorous : Gürültülü. Şakırtılı.

Ringing : Çalma. (telefon) arama. Tanin. Çan sesi. Çalma (zil vb). Geçici salınım. Çalınma. Arama (telefon). Çınlama.

Issue : Dağıtmak. İhraç. Sadır olmak. (dergi veya gazete) sayı. Sayı (yayın). Tevzi etmek. Sorun. Bildirmek. Çıkarmak.

Repercussive synonyms : tinklings, resonant, tinkling, echoed, sonorous, sounding, resounded, plangent, upshot, echoing, vibrants, resounding, reverberation.

Repercussive ingilizce tanımı, definition of Repercussive

Repercussive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Tending or able to repercuss. Having the power of sending back. Causing to reverberate. A repellent.