Outcome türkçesi Outcome nedir

Outcome ile ilgili cümleler

English: Any way you do, the outcome is no different.
Turkish: Ne yaparsanız yapın, sonuç aynı.

English: The outcome of the upcoming election will be the hardest ever to predict.
Turkish: Yaklaşan seçimin sonucu, şimdiye kadar tahmin edilmesi en zoru olacak.

English: The outcome of the election is doubtful.
Turkish: Seçim sonuçları şüphelidir.

English: The game's outcome hangs on his performance.
Turkish: Oyunun sonucu onun performansına bağlı.

English: Regardless what you may do, the outcome will still be the same.
Turkish: Yapabileceğiniz ne olursa olsun, sonuç hala aynı olacaktır.

Outcome ingilizcede ne demek, Outcome nerede nasıl kullanılır?

Individual outcome prediction : Bireysel sonuç öndeyisi.

Final outcome : Nihai sonuç.

Negative outcome : Olumsuz sonuç. Kötü netice. Kötü sonuçlar.

Outcomes : Sonuçlar. Son. Sonuç.

Possible outcomes : Olanaklı sonuçlar. Bileşik bir olayın gerçekleşebileceği tüm biçim ya da durumlar.

Outclassed : Yenmek. Sürklase etmek. Üstün olmak. Üstün gelmek. -den çok üstün olmak. -den çok iyi olmak. Üstünlük sağlamak.

Outclassing : Üstünlük sağlamak. Yenmek. Üstün olmak. Üstün.

Outcastes : Parya (hindistan'da). Kast dışı olan kimse. Herhangi bir kaste ait olmayan kimse. Kendi kastından ayrılmış olan kimse (hindistan'da). Parya.

 

Outcasting : Kovulmuş. Toplum dışına itilmiş kimse. Toplum dışına itilmiş. Serseri. Toplumdan atılmış. Kimsesiz. Toplumdan kovulmuş. Toplumdan dışlanmış. Aforoz edilmiş. Parya.

Outcast : Kovulmuş. Toplum dışına itilmiş kimse. Toplumdan dışlanmış. Toplumdan atılmış. Kimsesiz. Toplumdan kovulmuş. Toplum dışına itilmiş. Parya. Serseri. Aforoz edilmiş.

İngilizce Outcome Türkçe anlamı, Outcome eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outcome ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Denouements : Çözüm.

Termination : Son verme. Sonlandırma. Fiil çekimi eki. Ad ve fiil kök veya gövdeleri üzerine gelerek durum, sayı, zaman, kişi gibi gramer ilişkileri kuran ekler. ad çekimi, iyelik, teklik çokluk, fiil çekimi, fiil çekimindeki zaman ve şahıs ekleri işletme ekleridir: bu insan-lar-ı bir uykusuzluk gece-si-n-de sadece bir gölge gibi gör-müş-t-üm. şimdi bu gölge-ler beni yavaş yavaş, daha öte-ler-e ve derin-ler-e çağır-ıyor. baş-lar-ı-n-ın etraf-ı-n-da-ki aydınlık değiş-i-yor, muamma-lar-ı-n-ı çözme-y-e çalıştıkça bir yığın çetrefil meseleyle karşılaş-ıyor-um. (a. h. tanpınar, yaşadığım gibi, s. 89) vb. Doğum. Bağlantı ucu. Bitiş. İşletme ekleri. İptal.

Product : Hasıla. Ortaya çıkarılan, elde olunan, üretilen mal. Bir öğretim etkinliği sonunda öğrencilerin başarı durumlarına göre elde edilen sonuç. Bir üretim etkinliği sonunda yaratılan malların fiziki değerleri. Mahsul. İmal. Çarpım. Eğitim, iktisat, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Meyve.

 

Attendant : Bakan. Hizmetçi. Bağlı. Beraberinde olan. Görevli (bir hizmette bulunan). Hizmetli. Eşlik eden. Görevli. Refakatçi.

Ending : Çekim eki. Baş. Bir öykülü filmde, bir televizyon oyununda, olguların bir noktada düğümlenen birikimini, olayların doğal akışı içinde sonuca ulaştıran bölüm. Oyun konusunun tamamlanıp sonuca ulaştırıldığı sahne. Ölüm. Ad veya fiil soylu kelimeler üzerine gelerek, bağlı oldukları kelime gruplarına göre, kelimeler arasında durum, iyelik, çokluk, kip, zaman, şahıs, sayı vb. ilişkiler kuran ek: ev+ler, oda+da, kapı+sı+nı, çalış-ıyor-um, gel-me-di, oku-y-acak-mı?, bekliyor-lar-mış vb. Uç. Çözüm. Nihayet.

Finish : Varış. Bitmek. Atletizm, gitar alanlarında kullanılır. Mükemmelleştirmek. Bitiş. Son vermek. Yıkmak. Bitirmek. Tamamlamak. Sonuçlandırmak.

Consequence : Semere. Eser. Serencam. Ehemmiyet. Önemli sonuç. Önem.

Growths : Ur. Sürgün. Büyümüş şey. Büyüme. Filiz. Geliştirme. Gelişme.

Fruitage : Meyve. Sonuç verme. Meyveler. Meyve verme.

Seq : Sırala. Semere. Müteakip olay. Önceki edebi bir çalışmanın (veya film, televizyon programı, vb.) devamı. Sonrası. Devam.

Outcome synonyms : just deserts, poetic justice, placebo effect, bandwagon effect, coattails effect, child, fruit, boundary, closure, fruits, conclusion, event, position effect, outgrowth, denouement, corollaries, resultant, reverberation, concluding, offspring, subsequence, domino effect, butterfly effect, outputs, corollary, closer, repercussion, knock on effect, backwashes, spillover, upshot, crop, growth.

Outcome zıt anlamlı kelimeler, Outcome kelime anlamı

Beginning : Esas. Başlama. İlk adım. Milad. Baş. Başlangıç çekidi. Köken. İptida. Neşet. Menşe.

Outcome ingilizce tanımı, definition of Outcome

Outcome kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Consequence. Result. Upshot. That which comes out of, or follows from, something else. Issue.