Fruitage türkçesi Fruitage nedir

Fruitage ingilizcede ne demek, Fruitage nerede nasıl kullanılır?

Fruitages : Netice. Sonuç. Meyve verme.

Fruitarian : Yalnız meyve yiyen kimse. Meyve ile beslenen canlı.

Fruitarians : Öncelikle meyve olmak üzere, fındık, ceviz ve bazı bitki tohumlarıyla bir kısım tohumları da içeren bir beslenme biçimini benimsemiş kişi. Meyve ile beslenen canlı. Fruyitaryan. Yalnız meyve yiyen kimse.

Fruit acid : Glikolik asit. Meyve asidi.

Fruit and vegetable : Mahsul. Meyve ve sebzeler. Yenilebilir bitki ürünü.

Fruit basket : Meyve sepeti. Değişik meyve çeşitleri içeren sepet.

Fruit and vegetable wholesaler : Kabzımal. Meyve ve sebze üreticileri ile satıcılar arasında aracılık eden sebze meyve toptancısı, çiçekçi esnafı gibi simsarlar.

Fruit bats : (zooloji) meyve ile beslenen büyük yarasa (asya, avrupa ve afrika'da bulunan). Büyük yarasalar. Memeliler (mammalia) sınıfının, yarasalar (chiroptera) takımının, büyük yarasalar (megachiroptera) alt takımından boyları büyük, gözleri küçük, kuyrukları olmayan bir familya. Uçarköpek. Meyve yarasası. Kanat ayaklıgiller. Uçan köpek. Memeliler (mammalia) sınıfının, yarasalar (chiroptera) takımından, köpeklerinkine benzeyen öne doğru uzamış başlı, kuyrukları körelmiş ya da bulunmayan, gözleri büyük, kulakları küçük olan, afrika, hindistan ve avustralya'da ormanlarda yaşayan bir alt takım.

 

Fruit coat : Ovaryumun duvarından gelişen, ekzokarp, mezokarp, endokarptan oluşan meyve kabuğu. Meyve kabuğu. Perikarp.

Fruit bud : Meyve tomurcuğu. Tomurcuk.

İngilizce Fruitage Türkçe anlamı, Fruitage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fruitage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Denouement : Son. Çözüm. Akıbet.

Harvest : İdareli kullanmak. Ekin biçme, ürün kaldırma işi. Hasat kaldırmak. Mahsül. Ekin toplama. Vericiden (donörden) nakledilecek iliği veya organı toplamak veya almak. Rekolte. Hayvansal ürünün veya bitkisel ürünlerin bir bölgeden toplanması. Saklamak. Tarladan kaldırmak.

Dessert : Tatlı (yemeğin sonunda yenen). Yemeğin sonunda yenen tatlı. Yemiş. Tatlı. Genellikle ana yemek üzerine yenen tatlı yiyecek. Soğukluk.

Commodity : Emtea. Madde. Emtia. Ticarete konu olan mallar. krş. mal. Mal. Eşya. Alıp satılan şey. Hammadde.

Consequent : Bağlı. Sonucu olan. Konsekan. Tabi. Uyumlu. Yan cümle. İstintaç. Birbirini izleyen. Tutarlı.

Bearing fruit : Kar sağlama. Ürün verme.

Attendant : Hizmetçi. Görevli. Refakatçi. Görevli (bir hizmette bulunan). Bakıcı. Akıbet. Hizmetli. Eşlik eden. Yardımcı. İlişkili.

Costermonger : Seyyar balıkçı. Seyyar satıcı. Balık satıcısı. Seyyar meyve satıcısı. Seyyar sebze.

Bottom line : Ana sebep. Alt çizgi. Hareketli bir balıkçı gemisinin arkasından bırakılarak taşlık, kırmalık yerlerde sürütmek suretiyle av yapan oltalar. Temel sebep. Temel neden. Dip sürütmesi. (bilançoda) nihai kar-zarar hanesi. Sözün özü.

 

Product : Mahsul. Üretilen mal ve hizmetler. Hasıla. Genellikle satılan, süt, yumurta, yün gibi üretilen bazı şeyler. bir veya daha fazla sayıdaki diğer maddelerden biyolojik, kimyasal veya fiziksel değişimlerin sonucu meydana gelen bir madde. Eğitim, iktisat, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ortaya çıkarılan, elde olunan, üretilen mal. İmal.

Fruitage synonyms : fruits, aftermath, crops, growths, effectuating, avail, eventualities, close, effecting, educt, child, goods, backwashes, offspring, end product, consequences, fruit, conclusions, backwash, emblements, growth, event, catastrophe, fruitages, denouements, bearing, after effects, aftermaths, childing, consequence, conclusion, products, crop.

Fruitage ingilizce tanımı, definition of Fruitage

Fruitage kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Fruit, in general. Fruit, collectively. Fruitery.