Consequent türkçesi Consequent nedir

Consequent ile ilgili cümleler

English: Monsieur D'Espilly, in the year 1772, calculated the population of France at upwards of 22 millions; namely, 10,562,631 males, and 11,451,726 females; consequently the proportion of females to males was about 14 to 13.
Turkish: Bay D'Espilly, 1772'de Fransa nüfusunun 22 milyondan fazla olduğunu hesapladı; yani 10,562,631 erkek ve 11,451,726 kadın; sonuç olarak kadınların erkeklere oranı yaklaşık 14'e 13'tü.

English: It rained heavily, and consequently the baseball game was called off.
Turkish: Çok yağmur yağdı ve dolayısıyla beyzbol maçı iptal edildi.

English: His family was very poor; consequently, they couldn't afford to spend money carelessly.
Turkish: Ailesi çok fakirdi; bu sebepten, parayı rastgele harcayamıyorlardı.

English: Light blue is the color of the sky and, consequently, is also the color of the sea, lakes, and rivers.
Turkish: Açık mavi gökyüzünün rengidir ve bu sebepten aynı zamanda denizin, göllerin ve nehirlerin de rengidir.

English: Cassava is a drought-tolerant crop and consequently a major staple food for millions of people.
Turkish: Manyok kuraklığa dayanıklı bir ekindir ve bu nedenle milyonlarca insan için önemli bir temel gıdadır.

 

Consequent ingilizcede ne demek, Consequent nerede nasıl kullanılır?

Consequent river : Uyumlu akarsu. Eğimli bir yüzeyde, katmanların dalış yönüne uygun olarak akan su. Konsekan akarsu.

Consequent stream : Uyumlu akarsu.

Consequent valley : Suları, ilkel eğim yönünde akan koyak. Yeni oluşmuş karada oluşan vadi. Uyumlu koyak.

Consequential : Sonucu olan. Kibirli. Önemli. Mantıki. İzleyen. Azametli. Bağlı olan.

Consequentially : Önemli olarak. Mantıksal olarak. Birbirini izleyerek. Sonradan. Sonuç olarak.

Inconsequential : Tutarsız. Alakasız. Mantıklı bir sonuca varmayan. Önemsiz. Sonuçsuz. Konu dışı. İncir çekirdeğini doldurmaz. Yersiz. Mantıksız.

Consequences of renovation : Yenileme sonunda doğması gereken haklar. Yenilemenin sonuçları.

Consequence : Serencam. Akıbet. Eser. Sonuç. Ehemmiyet. Önemli sonuç. Önem. Netice. Semere.

Inconsequentially : İlgisizce. Mantıksızca. İlgili olmayan bir şekilde. Neticesi olmayan bir şekilde. Ehemmiyetsiz bir şekilde. Sonucu olmayan bir şekilde. Tutarsızca. Önemsiz bir şekilde. Sonuçsuz bir şekilde. Önemsiz bir biçimde.

Inconsequentiality : İlgili olmama durumu. Ehemmiyetsizlik. Alakasızlık. Neticesi olmama durumu. Önemsizlik. Mantıksızlık. Sonucu olmama durumu. Sonuçsuzluk. İlgisizlik.

İngilizce Consequent Türkçe anlamı, Consequent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Consequent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Backwashes : İkincil etki. Sonraki etki. Dümen suyu. Serpinti. Ters yıkama. Geriye gelen dalga. Dalganın geri çekilmesi. Olayın yankıları. Geri yıkama.

 

Pursuers : Takipçi. Davacı. Muhasebeci. Kovalayan kimse. Dava eden.

Subjected to : Eğilimi olan. Çeken. Maruz kalan. Bağlı olmak. Karşı karşıya olan. Meyilli.

Appendant : Muallakta. Müteallik. Merbut. Eklenen. Takılı. Mülhak. Daha büyük mirasın bir parçası olan mal veya hak (hukuk terimi). Ait. İlişkin.

Fol : İzlenmiş. Takip eden. Takip edilmiş. Müteakip.

Avail : Kullanış. Fayda sağlamak. Faydalı olmak. Yararı olmak. İşe yaramak. Yararlı olmak. Kendisine yarar sağlamak. Kar. Yaramak.

Denouement : Akıbet. Son. Çözüm.

Accompanying : Beraberindeki. Eşlik eden. Ekli. Leffen. Refakat etmek. Birlikte olan. Melfuf. Refakat. İlişik.

Affined : Zorunlu. Yakın ilişkili veya bağlı. Yakın ilişkili. Mecbur.

Eventualities : Olası sonuç. Olasılık. Takdir. İmkan. Olası netice. İhtimal.

Consequent synonyms : sequent, close, adhered, viable, associated with, certainly, incidental, ensuant, concomitant, amenable, consentaneous, subject to, tracer, apollonian, accordant, alternating, adaptable, hand in hand, sequential, compossible, capacitative, under the influence of, conformable, consequence, conformational, event, coherent, concordantly, trailing, repetend, conclusion, appurtenant, adherent.

Consequent zıt anlamlı kelimeler, Consequent kelime anlamı

Antecedent : Takaddüm eden. Mukaddem. Önceki. Öncül. Evvel. Önerti. Mazi. Sabık. Evvelki. Önce gelen.

Consequent ingilizce tanımı, definition of Consequent

Consequent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : That which follows, or results from, a cause. A result or natural effect. Following as a result, inference, or natural effect.