Outcomes türkçesi Outcomes nedir

  • [#son Sonuç].
  • Son.
  • Sonuçlar.

Outcomes ile ilgili cümleler

English: He understood the negative outcomes of being wasteful.
Turkish: O, savurgan olmanın olumsuz sonuçlarını anladı.

Outcomes ingilizcede ne demek, Outcomes nerede nasıl kullanılır?

Possible outcomes : Bileşik bir olayın gerçekleşebileceği tüm biçim ya da durumlar. Olanaklı sonuçlar.

Individual outcome prediction : Bireysel sonuç öndeyisi.

Final outcome : Nihai sonuç.

Negative outcome : Kötü sonuçlar. Olumsuz sonuç. Kötü netice.

Outcome : Sonlanım. Akıbet. Ürün. Son. Çıktı. Netice. Sonuç ürün. Sonuç.

Outcastes : Kendi kastından ayrılmış olan kimse (hindistan'da). Herhangi bir kaste ait olmayan kimse. Kast dışı olan kimse. Parya (hindistan'da). Parya.

Outcall : Daha yüksek teklif vermek. Ev vizitesi. Pokerde bir önceki oyuncunun belirlediği potu arttırmak. Eve fahişe çağırma. Teklifi yükseltmek.

Outclassing : Üstün. Üstün olmak. Yenmek. Üstünlük sağlamak.

Outcast : Parya. Toplumdan kovulmuş. Kovulmuş. Kimsesiz. Toplum dışına itilmiş kimse. Toplum dışına itilmiş. Toplumdan atılmış. Toplumdan dışlanmış. Aforoz edilmiş. Serseri.

Outclasses : Üstünlük sağlamak. Yenmek. Üstün gelmek. -den çok üstün olmak. -den çok iyi olmak. Sürklase etmek. Üstün olmak.

İngilizce Outcomes Türkçe anlamı, Outcomes eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Outcomes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Spillover : Açılma etkisi. Taşma. Sıçramış miktar. Dağılmış miktar. Dışsal ekonomiler. Taşmış şey. Taşmış. Dağılma. Taşmış miktar.

Offshoot : Filiz. Şube. Filizlenme. Yan ürün. Dal. Bir ailenin dalı. Soy. Sürgün. Yan kuruluş. Yan çalışma.

Aftermath : Netice. Akibet. İlk üründen sonraki biçilen ot. İlk hasattan sonra büyüyen otlar. Akıbet. Hasattan sonra çıkan otlar. İkinci gelişme. Kötü yan etki.

Decision : Hüküm. Emir. Hakemin türlü davranışlara ve durumlara uyan kuralları uygulaması. İrade. Karar metni. Sonyargı. Bilgisayar, hukuk, voleybol, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Karar. Yargı.

Bottom line : Uzun lafın kısası. Hareketli bir balıkçı gemisinin arkasından bırakılarak taşlık, kırmalık yerlerde sürütmek suretiyle av yapan oltalar. (asıl) önemli olan. Ana sebep. Alt çizgi. Sözün özü. Temel sebep. Genellikle kar ve zarar tablosuna son satır olarak kaydedilen ve firmanın kar veya zararını gösteren rakam. (bilançoda) nihai kar-zarar hanesi.

Backwash : Serpinti. İkincil etki. Dalganın geri çekilmesi. Olayın yankıları. Ters yıkama. Geri yıkama. Geriye gelen dalga. Dümen suyu. Sonraki etki.

Afterbirths : Plasenta. Meşime. Döleşi.

Aftermaths : Akibet. İlk üründen sonraki biçilen ot. Hasattan sonra çıkan otlar. Netice. İkinci gelişme. Akıbet. Kötü sonuç. İlk hasattan sonra büyüyen otlar.

Child : Bala. Toy. Yetişkinlere yakışmayacak davranışlarda bulunan kimse. Küçük yaştaki oğlan veya kız. Evlat. Küçük. Ürün. Yavru. Seyahatte.

 

Result : Çıkmak. Netice. Meydana gelmek. Sonuç vermek. Sonuçlanmak. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Elde edilen bulgunun ortaya çıkardığı yenilik, düşüncenin dış dünyaya çıkardığı teknik etki. Sonucu olmak. Önemli sonuç.

Outcomes synonyms : just deserts, placebo effect, bandwagon effect, poetic justice, coattails effect, deductions, deal, brisance, aftereffect, termination, consequent, outgrowth, results, repercussion, by product, conclusion, change, sequel, resultant, impact, issue, all in all, backwashes, concluding, product, fallout, final result, breakup, consequence, materialization, worst, byproduct, afterbirth.

Outcomes zıt anlamlı kelimeler, Outcomes kelime anlamı

Beginning : Başlangıç noktası. İptida. Başlama. Başlangıç çekidi. Neşet. Başlangıç. Baş. İlk adım. Köken. Kaynak.