Dolgun nedir, Dolgun ne demek

Dolgun; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

"Dolgun" ile ilgili cümle

  • "Dolgun karnını güçlükle taşıyan genç bir kadın gelip oturdu." - B. Felek
  • "İlk işi babasını memnun etmek için ona dolgun bir maaşa geçtiğini yazmak olmuş." - A. Ş. Hisar
  • "Müftüye karşı adamakıllı dolgundu." - R. N. Güntekin
  • "Dolgun yastık."
  • "Sigaradan sararmış dişleriyle dolgun dudaklarını kemiriyor." - A. Ümit

Bilgisayar Terimi olarak kelime anlamı:

[Bakınız: kalın]

Fransızca'da Dolgun ne demek?:

pleine, plérotique, engorgé, étoffé, ée

Dolgun anlamı, kısaca tanımı:

Dolgun maaş : Dolgun ücret.

Dolgun ücret : Yüksek ve tatmin edici ücret, dolgun maaş.

Etine dolgun : Şişman sayılmayan, balıketinde.

Dolgu : Toprak doldurma işlemi. Cevher alınmasından sonra oluşan boşlukların doldurulma işleminde kullanılan taş, toprak vb. malzeme. Bu işlemin sonucu. Bir oyuğun, bir kovuğun içine doldurulan madde.

Dolgunca : Biraz şişman. Fazlaca, çokça, bol.

Dolgunlaşma : Dolgunlaşmak işi.

Dolgunlaşmak : Dolgun duruma gelmek.

Dolgunluk : Dolgun olma durumu.

Kulak dolgunluğu : İşiterek elde edilen (bilgi).

 

Dolar : Amerika Birleşik Devletleri, Kanada vb. devletlerin para birimi.

Biçim : Yakışık alan şekil, uygun şekil. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Tarz. Biçme işi. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Herhangi bir şeyin benzeri. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl.

Yuvarlak : Top veya küre biçiminde toparlak şey. Homoseksüel erkek. Kesin ve açık olmayan (söz, laf vb.). Top veya küre biçiminde olan, müdevver.

Balıketinde : Kilosu ortalamanın biraz üstünde olan (kadın), balıketi, dolgun.

Para : Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit. Kazanç. Kuruşun kırkta biri.

Şişkin : Şişmiş, şişirilmiş.

Öfke : Engelleme, incinme veya gözdağı karşısında gösterilen saldırganlık tepkisi, kızgınlık, hışım, hiddet, gazap.

Dolgun ton : Bas frekansları baskın, yumuşak hatlı ve dolgun gitar tonu.

Dolgundurmak : Tehevvüre kaptırmak, öfkelendirip köpürtmek

Dolgunlaştırma : Dolgunlaştırmak işi.

Dolgunlaştırmak : Dolgunlaşma işini yaptırmak.

Dolgun ile ilgili Cümleler

  • Ali dolgun.
  • Kaç dolgun var?
  • Senin dolgun kaç tane?
  • Bu ay dolgun bir ikramiye aldım.

Diğer dillerde Dolgun anlamı nedir?

İngilizce'de Dolgun ne demek? : adj. fat, well-rounded, chubby, plump, goodly, buxom, succulent, lined

Fransızca'da Dolgun : plein/e, boulot/te, étoffé/e, nourri/e

Almanca'da Dolgun : adj. voll, gefüllt

Rusça'da Dolgun : adj. полный, дородный, тучный, содержательный