Pettiness türkçesi Pettiness nedir

Pettiness ile ilgili cümleler

English: In this country, we rise or fall as one nation, as one people. Let's resist the temptation to fall back on the same partisanship and pettiness and immaturity that has poisoned our politics for so long.
Turkish: Bu ülkede, biz, yükvücut bir millet, yekvücut bir halk olarak yücelir veya düşeriz. Gelin, siyasetimizi uzun zamandır zehirleyen o aynı partizanlık, detaycılık ve hamlık duygularının cazibesine, hep birlikte karşı koyalım.

Pettiness ingilizcede ne demek, Pettiness nerede nasıl kullanılır?

Petting : Cinsel birleşme olmadan gerçekleştirilen seks. Şakacı. Yiyişme. İlişkiye girmeden sevişme. Okşama. Sevişme.

Pipetting : Pipetleme.

Petticoat : İç etekliği. Kadın. Jüpon. İçeteklik. İç eteklik. Kombinezon. İç eteği. İç etek. Eksik etek. Supap kapağı.

Petticoats : Elbise altına giyilen slip. İç eteği. İç etek. Eksik etek. Kombinezon. Jüpon. Kadın. Supap kapağı.

Pettier : Dar kafalı. Aşağılık. Kırtıpil. Ehemmiyetsiz. Ufak. Ivır zıvır. Cüzi. Önemsiz. İkinci planda gelen. Dar görüşlü.

Pettifogger : İş simsarı. Kötü şöhretli avukat. Aşırı titiz kimse. Ufak işlerle uğraşan tip. Aşağılık küçük avukat. Madrabaz avukat. Ayrıntılarla çok uğraşan kimse. Safsatacı.

 

Pettifoggery : Önemsiz bir şey için yapılan tartışma.

Pettifogging : Safsatacı. Eften püften. Hodbin. Herşeyde kusur arayan. Düzenbaz. Kılı kırk yaran. Madrabaz. Hileci.

Pettifoggers : Aşağılık küçük avukat. Ufak işlerle uğraşan tip. Kötü şöhretli avukat. Safsatacı. Ayrıntılarla çok uğraşan kimse.

Pettifogs : Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Teferruata boğulmak. Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak.

İngilizce Pettiness Türkçe anlamı, Pettiness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pettiness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Contemptibleness : Alçaklık. Horluk. Rezillik. Aşağılıklık.

Childhoods : Çocukluk çağı. Çocukluk dönemi. Çocukluk.

Corniness : Basma kalıp olma. Basmakalıplık. Klişelik. Bayağılık. İncelik eksikliği. Aşırı duygusallık. Aşırı romantiklık.

Campiness : Komiklik. Yapaylık. Sunilik.

Pupillage : Öğrencilik dönemi. Öğrencilik. Vesayet altında bulunma. Küçük olma durumu.

Derisible : Rezil. Kötü. Alçak. Hor. Aşağılanma ve dalga geçilmeyi hak eden.

Parsimoniousness : Cimrilik. Pintilik.

Classless : Sınıflara ayrılmamış. Sınıfsız (toplum). Soysuz. Belirli bir tabakadan olmayan (kimse). Bayağı. Sınıfsız. Sınıf farkı olmayan. Kalitesiz.

Dinginess : Tek düzelik. Kir. Donukluk. Pas. Paslı olarak. Rengi soluk oluş. Kirlilik. Pislik. Solukluk.

Caitiff : Aşağılık kimse. Bayağı. Alçak adam. Alçak kimse. Korkak. Alçak.

Pettiness synonyms : minginess, tightfistedness, abjectness, pupilage, shortness, beggarliness, indignities, commonness, dirtiness, trivialness, despicable, parsimony, abject, commonplaceness, smallness, childhood, littleness, compactness, meanness, baseness, nonages, dirtiest, indignity, dirtier, tightness, dirty trick, bugger all, exility, banality, narrowness, closeness, niggardness, atrocious.

 

Pettiness zıt anlamlı kelimeler, Pettiness kelime anlamı

Broad mindedness : Geniş fikirlilik. Ürkütücü veya karşıt görüş ve davranışları tolore etme ve tahammül gösterme eğilimi.

Importance : Etki. Saygınlık. Önem derecesi. Ehemmiyet. Büyüklük. İtibar. Kibir. Önem. Nüfuz. Tesir.

Pettiness ingilizce tanımı, definition of Pettiness

Pettiness kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The quality or state of being petty or paltry. Littleness. Meanness.