Phagocyte türkçesi Phagocyte nedir

  • Yutargöze.
  • Hücresel ve partiküler maddeleri içine almak üzere özelleşmiş, monosit, makrofaj ve nötrofilleri kapsayan hücreler.
  • Yutar göze.
  • Fagosit.
  • Yutar hücre.
  • Mikroorganizma veya partikülleri hücre içine alma veya yutma yeteneğine sahip nötrofil, makrofaj gibi hücreler.
  • Zararlı maddeleri ya da boşaltım maddelerini yutan herhangi bir hücre; fagositoz yapan herhangi bir akkan hücresi. fagosit.
  • Bakterileri yiyen lökosit.
  • Yutağan göze.
  • Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Phagocyte ingilizcede ne demek, Phagocyte nerede nasıl kullanılır?

Mononuclear phagocytes : Mononükleer fagositler. Makrofajlar.

Phagocytic : Fagositoz veya fagositlerle ilgili olan. Yutağan. Fagositik. Yutar. Fagositin.

Phagocytic activity : Fagositik indeks. Fagositik aktivite.

Phagocytic cell : Fagositik hücre. Yutağan göze. Fagositoz yeteneğine sahip nötrofil, monosit, makrofaj, eozinofil gibi hücreler.

Phagocytic index : Genellikle in vitro şartlarda incelenen fagositik hücreler tarafından alınan bakterilerin ya da partiküllerin ortalama sayısı. fagositik hücreler tarafından kanda bulunan partiküllerin alınması oranı. Fagositik hücrelerin fagosite ettiği mikroorganizma veya partiküllerin ortalama sayısı, fagositik aktivite. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Fagositik indeks.

 

Mononuclear phagocytic system : Tek çekirdekli gözeyutumu dizgesi. Mononükleer fagositik sistem. Kemik iliğinden köken alan, yüksek fagositoz yeteneğine sahip, kandaki monositlerle onların organ ve dokulara göçü sonucu oluşan makrofajlardan oluşan hücre birliği veya düzeni.

Autoerytrophagocytosis : Otoeritrofagositoz. Organizmanın kendi nötrofilleri ve monositleri tarafından alyuvarların fagositozu.

Macrophagocytus stabilis : Histiyosit. Bağ dokusunda yer alan, aktive olmuş, dayanıklı makrofaj. kan yapan dokuların bağ dokusunun fagositik hücreleri.

Phagocytinc : Fagositin. Nötrofil granüllerinden salınan bakteri öldürücü bir protein.

Esophagocele : Özofagosel.

İngilizce Phagocyte Türkçe anlamı, Phagocyte eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Phagocyte ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Macrophage : Kan dokusundaki monositlerden farklılaşarak oluşan, bağ dokusunda makrofaj, akciğerlerde alveolar makrofaj, merkezi sinir sisteminde mikroglia, kemik dokusunda osteoklastlarla aynı olduğu düşünülen, zarında mannozil glikozu reseptörü ile mikroorganizmaların yakalanıp fagosite edilmesini sağlayan, ayrıca zarında gram negatif bakteriler için cd 14 reseptörü, immünoglobulin g antikoru reseptörleri, kompleman reseptörleri olan, faaliyete geçen makrofajlarda lökosit fonksiyon antijeni, doku uyuşurluk antijeni vb. reseptörleri olan, sabit (histiyosit) ve hareketli tipleri bulunan bağ dokusu hücresi. Organizmanın hücresel savunmasında başlıca rolü üstlenen, yangı bölgesindeki bağ doku hücreleri ve monositlerin farklılaşmasıyla oluşan bir çeşit akyuvar, büyük fagositik hücre, mononükleer fagositler. kornea ve kalp kapakları gibi damarsız dokuların yangısında, fagositoz yapan hücreler sadece makrofajlardır. Büyük fagositik hücre. Makrofaj. İri yutan. Makrofag. Kan dokusundaki monositlerden farklılaşarak oluşan, bağ dokusunda makrofaj, akciğerlerde alveolar makrofaj, merkezi sinir sisteminde mikroglia ve kemik dokusundaki osteoklastlarla aynı olduğu düşünülen, mikroorganizmaları fagosite edip yok eden bağ dokusu hücresi. İri yutargöze. Büyük mononükleer fagosit.

 

Phagocytic cell : Fagositik hücre. Fagositoz yeteneğine sahip nötrofil, monosit, makrofaj, eozinofil gibi hücreler.

Somatic cell : Vücudu oluşturan tüm hücrelerden herhangi biri (kendini yenileyen hücreler hariç olmak üzere). Somatik hücre. Vücut hücresi. Canlılarda eşey hücreleri haricindeki diğer hücreler, somatik hücre, soma hücresi. Spor yaratmayan bakteri.

Phagocyte synonyms : free phagocyte, vegetative cell, scavenger cell, fixed phagocyte.

Phagocyte ingilizce tanımı, definition of Phagocyte

Phagocyte kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A leucocyte which plays a part in retrogressive processes by taking up (eating), in the form of fine granules, the parts to be removed.